{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2416 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2436<br>KARAR TARİHİ\t: 29/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2023/197<br>DAVA TARİHİ\t: 06/03/2023<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 14/09/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:29/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:29/12/2023<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 Tarih ve 2023/197 Esas kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>       <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 24/07/2023 tarihli ara karar ile \"dosyaya sunulu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup kural olarak senet alacaklısı senet içeriğini oluşturan para veya malı senet borçlusu/keşideciye verdiği karine olarak kabul edilmektedir. Ancak senet alacaklısının senetin üzerinde yer alan düzenleme sebebini değiştirmesi halinde ispat külfetini üzerine almakta olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu bononun üzerinde düzenleme sebebi gösterilmediği, davalı senet alacaklısının ceza soruşturması aşamasında alınan beyanları ile Kemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün  yürüttüğü idari tahkikat sırasında alınan beyanlarının çelişkiler içerdiği, bu çelişkilerin senedin ihdas nedeninin talili olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yargılamayı gerektirmekle birlikte beyanlar birlikte incelendiğinde ihtiyati tedbir uygulanmasına yeterli ölçüde ispatın sağlandığı değerlendirilmekle davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini \" ancak söz konusu kararın kabulü mümkün olmadığından itiraz etme gereğinin doğduğunu, 18/07/2023 tarihli beyan dilekçemizde belirtiğimiz üzere söz konusu beyanlar ikrar niteliği taşımadığından bağlayıcılığı bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, ancak dosyaya sebepten mücerret olan bononun bedelsiz olduğuna ilişkin yazılı senet sunmadığını, salt mahkeme dışı ikrar kabul edilmeyecek beyanlar da sunduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile tedbir kaldırılmasına, davanın reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br> İlk derece mahkemesince, \"...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davacının keşideci, davalılardan ...' ın lehtar olduğu bono dayanak yapılarak başlatılan takip dosyasında davalılardan ... alacağını diğer davalı ...' e takip devam ederken devrettiği, lehtar soruşturma aşamasında takip konusu yapılan bononun hayvan satımına ilişkin olarak keşide edildiğini akabinde Kemalpaşa İlçe Tarım Müdürlüğü' ne vermiş olduğu dilekçede hayvan satımına yönelik ticari ilişkinin bulunmadığını davacıya borç para verdiğini beyan etmiş olup, bu hali ile davacı yaklaşık ispata yönelik delilleri mahkememize ibraz ettiğinden tedbir talebinin kabulüne, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu ispat kuralı hüküm kurulurken dikkate alınması gerekeceğinden bu aşamada yaklaşık ispatın yeterli olacağı nazara alınarak itirazın reddine...\" şeklinde gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı ve vekili  yasal süresi  içinde istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmakta olduğu, senet alacaklısının senedin üzerinde yer alan düzenleme sebebini değiştirmesi ispat külfetini üzerine almakta olup dava bonosu üzerinde düzenleme sebebi gösterilmediği taraflar arasında iki farklı borç ilişkisinin olduğunu, davacı tarafından kötü niyetli yapılan bonodaki imzaya itirazlar da yerinde görülmeyerek imzaların davacıya ait olduğu ispatlandığını, borçlu ancak %115 oranında teminat yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesine engel olabileceğini, davacı  haksız olarak ikame edilen davada verilen ihtiyati tedbir kararının istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırılarak takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava: menfi tespit davasıdır. <br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br><br>6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.<br>24/07/2023 tarihli ara karar ile \"dosyaya sunulu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup kural olarak senet alacaklısı senet içeriğini oluşturan para veya malı senet borçlusu/keşideciye verdiği karine olarak kabul edilmektedir. Ancak senet alacaklısının senetin üzerinde yer alan düzenleme sebebini değiştirmesi halinde ispat külfetini üzerine almakta olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu bononun üzerinde düzenleme sebebi gösterilmediği, davalı senet alacaklısının ceza soruşturması aşamasında alınan beyanları ile Kemalpaşa İlçe Tarım  ve Orman Müdürlüğü'nün  yürüttüğü idari tahkikat sırasında alınan beyanlarının çelişkiler içerdiği, bu çelişkilerin senedin ihdas nedeninin talili olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yargılamayı gerektirmekle birlikte beyanlar birlikte incelendiğinde ihtiyati tedbir uygulanmasına yeterli ölçüde ispatın sağlandığı değerlendirilmekle davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini \" ancak söz konusu kararın kabulü mümkün olmadığından itiraz etme gereğinin doğduğunu, 18/07/2023 tarihli beyan dilekçemizde belirtiğimiz üzere söz konusu beyanlar ikrar niteliği taşımadığından bağlayıcılığı bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, ancak dosyaya sebepten mücerret olan bononun bedelsiz olduğuna ilişkin yazılı senet sunmadığını, salt mahkeme dışı ikrar kabul edilmeyecek beyanlar da sunduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile tedbir kaldırılmasına, davanın reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 14/09/2023 tarihli ara kararında ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine karar vermiştir bu karardan önce 24/07/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin teminat karşılığında kabulüne ve icra iflas kanunu 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatacak paranın dava sonucuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesine bu yönde tedbir uygulanmasına dair ara  karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur istinaf gerekçesinde kararın haksız olduğu ve itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>Görev hususunun davanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerekir. Davacının iddiası davaya konu bonoların borç alınan para karşılığında verildiğine yöneliktir. Davalı tarafından ise bu bonoların hayvan ticareti ilişkisine dayalı olarak alındığı belirtilmiştir. Her halükarda dava doğrudan kambiyo senedine açılmış değildir temelde dayalı olan hukuki ilişki kambiyo senedine dayalı olmadığından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerekir zira taraflar gerçek kişi olup tacir olduklarına dair dosyada belge ve iddia mevcut değildir ilk derece mahkemesinin dosya kapsamındaki iddia ve belgelere göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermesi ve dosyayı HMK 114  ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddetmesi kararın kesinleşmesi halinde talep halinde dosyanın nöbetçi İzmir Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine dair karar vermesi gerekirken ve ihtiyati tedbir isteminin de görevli mahkeme  tarafından değerlendirilmesi gerekirken ihtiyati tedbir istemi ve buna karşı yapılan itirazın incelemesi kanuna aykırı görülmekle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz ve ihtiyatı tedbir kararların HMK 353 1-a-3 maddesi gereğince kaldırılması ve davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin, HMK'nın 353/(1)-a-3 maddesi gereğince İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarihli ara kararı ve 24/07/2023 tarih, 2023/197 Esas,  sayılı ara kararlarının ayrı ayrı  KALDIRILMASINA,<br>-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2- İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından istinaf karar harcı yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3- İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 29/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92b9dce226b6fc1b","SID":"8974d80cda6f4770"}}