{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/268 <br>KARAR NO\t\t: 2024/197<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2023/755<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 06/10/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 29/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/01/2024<br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2023 Tarih ve 2023/755 E. sayılı ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br> <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; ... Mah. ... Bulv. ... Blok No:... ... .../ ... adresinde  bulunan arsa nitelikli taşınmazda tarımsal faaliyetlerini yürütmekte olduğunu,  mezkur taşınmazda tarım faaliyetlerinin gerçekleştirilebilmesi adına, davalı elektrik şirketine başvurular elektrik aboneliği yapıldığını; davacı  kooperatifin abonelik numarası ... olup, tesisat numarası .... olduğunu ancak davalı elektrik şirketi tarafından, nedeni davacı tarafça bilinmeyen bir nedenle herhangi bir tebligat, ihtarat ve uyarı yapılmaksızın elektrik enerji verimi kesildiğini,  ancak davacı   kooperatif tarafından mezkur taşınmazda tarımsal faaliyet gösterilmekte olup taşınmazın sulanması ve diğer tüm ekim biçim işlemlerinin yapılması davalı elektrik şirketi tarafından verilen elektrik enerjisiyle yapıldığını, davacı  tarafından, elektrik kullanım bedelinin düzenli bir şekilde ödenmekte olmasına rağmen, davalı elektrik şirketi kendi edimi olan elektrik enerjisi sağlama edimini yerine getirmediğini belirterek davacı kooperatif, elektrik enerjisinin verilmemekte olması nedeniyle telafisi güç zararlarla karşı karşıya kalmış bulunmakta olup; davacı müvekkil kooperatifin daha büyük zararlarla karşı karşıya kalmaması adına tedbiren  yargılama neticelendirilene dek  davalı elektrik şirketi tarafından elektrik enerjisinin verilmesine akabinde; davanın kabulüyle, davacı kooperatife ait olan ... abonelik numaralı ve ... tesisat numaralı elektrik sayacına / elektrik aboneliğine davalı elektrik şirketi tarafından elektrik enerjisinin verilmesine / elektrik enerjisinin kesilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 05/10/2023 Tarih ve 2023/755 Esas sayılı ara kararında özetle;\"...asıl davada beklenen amacın elde edilmesini sağlayan ve asıl uyuşmazlığı çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı  göz önünde bulundurularak...\" ifadelerini içeren gerekçelerle ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin  reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı avukatı tarafından verilen 30/10/2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilmiş olan haksız kararın kaldırılmasına tedbir kararının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, davalı şirket tarafından elektrik enerjisinin verilmesine ilişkin muarazanın giderilmesi davasıdır. İhtilaf konusu ara karar 06/10/2023 Tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir.<br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.<br>İlk derece mahkemesi davada beklenen amacın elde edilmesini sağlayan ve asıl uyuşmazlığı çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir.<br>Karara karşı davacı vekili kararın haksız olduğu taraflarınca Bergama Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından tanzim edilen idari işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle İzmir 6.İdare Mahkemesinin 2023/1525 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını ve işlemi yürütmesinin  durdurulmasına karar verildiğini, belediyece hiçbir encümen kararı yıkım kararı ve tebligat işlemi yapılmaksızın yalnızca İzmir Valililiği İl Tarım Orman Müdürlüğü'nün yazısı dayanak gösterilmek suretiyle Bergama Belediyesince iptale konu yıkımın yapılması ve alanın tarıma uygun hale getirilmesi kararının alınmış olmasının hukuka aykırı olduğunun açık olduğunu, iptale konu Bergama Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 11/10/2023 Tarihli yazısında bahsedilen  İzmir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün E-67970180-230.99-11027251 sayılı yazıda 28/07/2023 Tarihinde Toprak Koruma Kurulunda alınan karar gereği Bergama Belediyesine yazı yazılarak ... Mahallesi ... ada ... nolu parsel üzerinde kanuna aykırı yapı ve faaliyetlerin yıkım işlemlerine ivedilikle başlanması ve konuyla ilgili bilgi verilmesi hususunun rica edildiğinin görüldüğünü yıkım kararına ilişkin sürecin hukuka ve usule uygun olmadığını taraflar arasında Özel Hukuk Sözleşmesi bulunduğunu, dava dışı idarenin hukuka aykırı talimatlarının denetiminin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava konusu ile ihtiyati tedbir talebi aynı niteliktedir. Davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi HMK 389.maddeye aykırı düşer. Bu nedenle dava konusu ihtilaf yargılamayı gerektirdiği ve davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir karar verilmeyeceği için , davacı vekilinin istinaf isteminin 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  Tarih ve 2023/755  E. Sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 157,75‬ TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 29/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a4d0c3d2afe4927","SID":"8e171cbdc5ef3d37"}}