{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1019 <br>KARAR NO\t\t: 2024/254<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/805 E.  2021/114 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 08.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.02.2024<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.01.2021 tarih 2019/805 E. 2021/114 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, aracın değer kaybına uğradığını, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunu, başvuru üzerine yapılan ödemenin zararı karışılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası şeklinde 100,00-TL değer kaybı tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava değerini 12.500,00-TL olacak şekilde artırmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasar ve piyasa değeri arasındaki fark esas alındığında 12.500,00-TL değer kaybı zararı bulunduğu, belirtilerek;  davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davalı şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe teminatımızı aşacak şekilde karar verildiğini, davacı tarafa ait mezkur aracın, kaza sonrası araç - hasar maddi tazminatı kasko sigortacısı olan ... sigorta a.ş. tarafından ödenmiş olup davalı şirkete işbu tazminatın rücu edildiğini,  şirket tarafından hasar dosyasından 31.108,81-TL ödeme yapıldığını, değer kaybı için davacı tarafından yapılan başvuru üzerine bu kez davacı tarafa 4.687,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye poliçe limitinin  204,19-TL kaldığını, davalı şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, davacının almış olduğu tazminata ilişkin beyanda bulunmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf cevap dilekçesinde davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan değer kaybının ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne,  karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )<br>\t3. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur.  Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K.) <br>\t4.\tDavalı süresinde davaya cevap vermemiş, herhangi bir delil de bildirmemiş ise de esasen davalının davaya cevap vermemiş olması inkar savunmasıdır. Yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. Davalı tarafından, karardan sonra istinaf aşamasında poliçe kapsamında kaza nedeniyle davacının aracında oluşan zararını gidermek için davacıya ve davacının kasko sigorta şirketine ödeme yaptığını bu nedenle poliçe limitinin tüketildiği savunulmuş ancak ödemeye ilişkin her hangi bir belge sunmamıştır. Hasar dosyası kapsamında verilen cevapta davacı tarafında değer kaybına ilişkin yapılan başvuru sonucunda davacıya maluliyet bedeli olarak 4.687,00-TL ödeme yaptığı belirtilmiş ise de hasar dosyası içeriğinden bu açıklamanın maluliyete ilişkin değil değer kaybına ilişkin olduğu yazı cevabında maddi hata yapıldığı anlaşılmakla birlikte davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığını gösterir, her hangi bir havale, dekont veya tediye makbuzu bulunmamaktadır.<br>\t5. 6100 sayılı HMK'nın 357. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağı hükmü amir. Ancak, hukuki yarar dava şartlarından olup resen dikkate alınması gerekir. Bu çerçevede, ödenmiş alacak hakkında dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından, davalının inkar savunması çerçevesinde belgeye dayalı ödeme savunması kanun yolu incelemesi aşması ileri sürmesi  ilke olarak mümkündür. Bir başka ifade ile kanun yolu incelemesi aşamasında dahi olsa borcu itfa eden belge varsa bu belge değerlendirmeye alınmalıdır. ( Yargıtay HGK'nun 24.02.2016 tarih 2014/22-735 E. -  2016/166 K. ) Davalı tarafından sonra istinaf dilekçesinde poliçe kapsamında kaza nedeniyle  zararı gidermek için davacı ve davacının kasko sigorta şirketine ödeme yapıldığı ve bu nedenle poliçe limitinin tüketildiği savunulmuş ise de ödemeye ilişkin her hangi bir belge sunmamıştır. Az yukarıda ifade edildiği üzere, davalının kanun yolu incelemesi sırasındaki ödeme savunmasının dinlenilmesi için bu hususta bir belge sunmuş olması gerekli olup belgeye dayanmayan ödeme savunmasının dikkate alınması mümkün değildir.<br>\t6.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar dolayısıyla değer kaybı bedeli tazminatına hak kazanmasınına,  değer kaybı bedelinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine,  kabul edilen dava değerinin poliçe limitininin altına kalması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden oran yapılmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalının istinaf itirazları yerinde değildir..<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 853,87-TL'den peşin alınan 214,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 639,87-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b51be4e1306b86c","SID":"817d29bb47c93bac"}}