{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1036 <br>KARAR NO\t\t: 2024/305<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/323 Esas 2021/142 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14.02.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.02.2021 tarih 2020/323 Esas 2021/142 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş'nin trafik sigortasını düzenlediği ...  plakalı aracın  tam kusurlu olarak davacıya ait ...  plakalı araca çarpması sonucu davacı aracının maddi hasara uğradığını, ... Sigorta A.Ş den teminat altına alınan kusur konusunda anlaşmazlık bulunmayan ... plakalı araç poliçesinden  66940917190001 nolu dosya açıldığını, davalarının daha önce fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 10,00-TL den sigorta tahkimde açılmış olup sayın hakem devlet memuru olduğundan devlet personel dairesi görüşü doğrultusunda reddi hakem edildiğini, ayrıca bilirkişi ataması yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilerek gerçek zararın tespit edilmediğini, hakemin verdiği kararın 10,00-TL için olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı olan diğer kısım için bu kez mahkemeye başvurduklarını, davalının 13/02/2020 tarihinde 12.000,00-TL olarak hesaplarına ödeme yapmış yaptığını, bunun yetersiz olduğunu, fazlaya ilişkin  hakları saklı kalmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş'nin trafik sigortasını düzenlediği   ...  plakalı aracın  tam kusurlu olarak davacıya ait ...  plakalı araca çarpması sonucu davacının aracında kaza sonrası eksik ödenen hasar tazminatı farkının Yargıtay  kararlarına göre iskontosuz gerçek zarar fiyatları ile  rakama KDV dahil hesabı ile şimdilik 10,00-TL nin  12/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, tarafları ve konusu aynı olan Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020/18911 Esas ve 2019/45772 Karar numaralı dosyasında davalı şirketin yaptığı ödemenin eksik olduğu iddiasıyla tazminat talep edilmişse de, davacının iddialarını kanıtlayamadığından kesin olarak esastan ret kararı verildiğini, davacının bu davada öne sürdüğü hususların yargı kararıyla kesinleştiğini, bu sebeple HMK'de yer alan dava şartları uyarınca işbu davanın bu yönden esasa dahi girilmeksizin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için trafik sigortası genel şartları doğrultusunda toplam 12.000,00-TL ödenmiş olup, fazlaya ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, kaldı ki kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince davalı şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava öncesi Sigorta Tahkim Komisyonu'na aynı konu ile ilgili başvuruda bulunulmuş olup, talebin reddi kararı verildiği ve kararın kesin nitelikte olduğu, tahkim kararına yönelik bir iptal davası açılmadığı, bu haliyle dava konusu uyuşmazlık hakkında verilen tahkim komisyonu kararının kesin hüküm teşkil ettiği, davacı tarafça sigorta tahkim komisyonuna başvuru anında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, kararın içeriği ve hakkın tamamını ilgilendirir şekilde zararın kanıtlanmaması nedeniyle ret kararı verildiği gözetildiğinde görülmekte olan davanın konusunu da içerdiği değerlendirilmekle davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, önceki sigorta tahkim yargılaması kararının usule uygun olmadığına karar verilerek esasa geçilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesinin uygun olmadığını, tahkim kararı gerekçesinin açık ve net olmadığı gibi delillerin toplanmadığını, bilirkişi atanmadığını ve adil yargılanma yapılmadığını, 6100 Sayılı HMK'nın 266.maddesi gereğince de belirsizliğin giderilmesi için bilirkişi atanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracındaki hasar bedeline yönelik tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>\tDava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.<br>\tDava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, kesin hüküm olumsuz dava şartları arasında yer alır. Kesin hüküm 6100 sayılı HMK’da dava şartı olarak kabul edilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve kesin hükme bağlanmış olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında HMK'nın 114/1-i maddesiyle kesin hüküm dava şartı kabul edilmiştir.<br>\tSomut olayda; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı'na dair 27.05.2020 tarih 2020/18911 Esas ve 2019/45772 Karar sayılı kararı ve eklerinin dosya içerisine kazandırıldığı, işbu başvurunun ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedeline yönelik olarak kısmi dava şeklinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 10,00 TL bedelle açıldığı, 27.05.2020 tarihinde talebin reddine dair kesin olarak karar verildiği, karara karşı herhangi bir kanun yoluna müracaatın bulunmadığı, davalı sigorta tarafından meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafa 13.02.2020 tarihinde 12.000,00 TL hasar bedeline yönelik ve 04.03.2020 tarihinde 4.702,98 TL değer kaybına yönelik tazminat ödemesinde bulunulduğu anlaşılmış, ilk derece mahkemesince dava öncesi Sigorta Tahkim Komisyonu'na aynı konu ile ilgili başvuruda bulunulup talebin reddine dair verilen kararın kesin nitelikte olduğu, tahkim kararına yönelik bir iptal davası açılmadığı, bu haliyle dava konusu uyuşmazlık hakkında verilen tahkim komisyonu kararının kesin hüküm teşkil ettiği, davacı tarafça sigorta tahkim komisyonuna başvuru anında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, kararın içeriği ve hakkın tamamını ilgilendirir şekilde zararın kanıtlanmaması nedeniyle ret kararı verildiği gözetildiğinde görülmekte olan davanın konusunu da içerdiği değerlendirilerek davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0 TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2e7a9f8c846df04","SID":"c032737abc9a69df"}}