{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1050 <br>KARAR NO\t\t: 2024/234<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23.03.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/563 Esas 2021/278 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.02.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2021 tarih  2019/563 Esas 2021/278 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından 15.08.2019 kaza tarihinde ZMMS poliçesiyle sigortalı, maliki ve kaza tarihindeki sürücüsü ... olan ... plaka sayılı aracın, maliki ve kaza tarihindeki sürücüsü müvekkili olan ... plaka sayılı araca arkadan çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, hasar tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, hasar dosyası açıldığını, ancak zararın giderilmediğini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL hasar bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  tahsilini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, başvuran tarafın müracaatı üzerine yapılan inceleme sonucunda davacıya 13.12.2019 tarihinde parça ve işçilik bedeli olarak 4.629,27-TL ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını ve konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketine  sigortalı ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın çarpışması nedeniyle meydana gelen kazada kusur ve hasar hususlarında alınan asıl ve ek raporlar dikkate alınarak  davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın  kazanın oluşumunda %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacının aracında yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam  12.367,25-TL  hasar meydana geldiği, davalı sigorta tarafından, davacı vekiline 13.12.2019 tarihinde yapılan 4.629,27 TL hasar ödemesinin tenzili ile davacının bakiye hasar alacağının 7.737,98 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasardan ZMMS kapsamında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu kabul edilerek, davanın ıslah edilen miktar üzerinden kabulü ile; 7.737,98-TL  araç hasar tazminatının 13/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, bilirkişi raporunda hasar ile kaza arasında uyum, parça ve işçilik bedelleri bakımından ayrıntılı rapor tanzim edilmediğini, her halükarda davalı sigorta şirketi ancak ZMMS Genel Şartları B.2.maddesinde öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu olacağını, davalı şirketin KDV'den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kusura ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını,  davacının hasar bedeli karşılandığından davanın reddi gerektiğini, ıslaha konu talepler bakımından ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini,15.08.2019 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araçta oluştuğu iddia edilen hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığı ve çarpma noktaları itibariyle ... plakalı araçta hasara uğrayabilecek parçaların neler olduğu hususunda rapor düzenlemesini talep ettiklerini, hasarın onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, buradan hareketle,  sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye  hasar bedeline ilişkin  maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.<br>\tSigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve  2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. -   2016/6047 K. sayılı ilamı)<br>\tEsasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. HD'nın  30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. Sayılı ilamı)<br>\tAçıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 528,58 TL'den peşin alınan 132,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 396,43‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02.02.2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41d83e12ec14111f","SID":"db5ddbbf0ffaac12"}}