{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/994 <br>KARAR NO\t\t: 2024/243<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/1179 Esas 2020/701 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 07.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07.02.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2020 tarih 2017/1179 Esas 2020/701 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 22/10/2009 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden gelip, ... ili istikametine doğru seyir halinde iken km :18+600 e geldiğinden yine ayni istikamete doğru önünde seyretmekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı kargo yüklü kamyonu yakın takip etmesi sonucu aracının sağ ön kısımları ile diğer aracın arka kısmına çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında sürücü olarak bulunan davacının ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda davacının İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, davanın safahatında rapor alındığında davacının maluliyet oranının açığa kavuşacağı, kaza ile ilgili Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağından ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu bulunduğunu, kusur durumunun yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu, poliçe aslının istenmesinin talep olunduğunu, davacının belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti  ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalıdan tazmininin talep olunduğunu, davalı sigorta şirketine 21/09/2017 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ... A.Ş tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta bir takım eksik evrakların bildiriminde bulunduğunu ve bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verildiğini, sigorta şirketi tarafından sağlık kurulu raporunun eksik evrak olarak değerlendirilip talep edilmesi davacının hakkını sürüncemede bırakacağından verilen cevabın taleplerini karşılamadığının kabul edilmesini ve davanın kabulünü karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili 26.11.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, talep edilen 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 47.765,13 TL arttırılmak suretiyle 47.865,13 TL olarak, 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatının 54,71 TL arttırılmak suretiyle 154,71 TL olarak toplam 48.019,84 TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatının, olay tarihi olan 22/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili,  davalı şirkette sigorta teminatı alıntına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde sakat kalan davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını ve davanın usulen reddinin gerektiğini, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, Sigorta kuruluşusunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar görenin dava açabileceği ve 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği, HMK md 121 maddesi gereğince, davaya ilişkin bütün delil örnekleri taraflarına tebliğ edilmediğini, bir kısmının tebliğ edildiğini, tensip zaptındaki davacı ifadeleriyle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanı v.s yönünden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, bu nedenle davaya cevap verme haklarının saklı kalmak kaydı ile söz konusu tensip zaptı kapsamında davaya itiraz etme zaruretlerinin doğduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranı tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi ve maluliyet raporunun Özürlülük, Sınıflandırması Ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik' e uygun hazırlanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçici iş göremezlik tazminatı 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, ayrıca geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinde teminat dışı kaldığını, davalı şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu  savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  22/10/2009 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve bedensel zarara uğradığı iddiası ile kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı şirket aleyhine zararın tazmini istemi ile iş bu davanın açıldığını, davalı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre, %7 oranında kalıcı iş göremezliğinin oluştuğu ve bu iş göremezliği nedeniyle 47.865,13 TL zararının oluştuğunu, kazadan itibaren 4 ay içerisinde iyileşebileceği, SGK tarafından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra davacının 154,71 TL geçici iş göremezlik zararının hesaplandığını, gerek iş göremezlik oran ve iyileşme süresinin tespitine ilişkin düzenlenen ATK raporunun gerekse kusur oranlarına ve aktüeryal hesaplamaya ilişkin düzenlenen raporların dosyadaki verilere uygun hükme esas alınabilir nitelikte olduklarının görüldüğünü, davacının toplam zararının 48.019,81 TL olduğu hesap edilmekle, bu bedelin davalı şirket tarafından düzenlenen ve kaza tarihini de kapsar şekilde geçerli olan ZMMS poliçesinde gösterilen limit içerisinde kaldığını, davalı sigorta şirketinin TTK, KTK hükümleri uyarınca, meydana gelen zarardan işleten gibi sorumlu olduğu tespit edilen bu bedele davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olarak tespit edilen 04/10/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 47.865,13 TL kalıcı iş göremezlik zararı ile 154,71 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 48.019,81 TL tazminatın 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatının hesaplamalarının hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu ,  SGK Başkanlığı tarafından Yerel Mahkemeye hitaben yazılan 15.11.2017 tarihli yazıda davacı tarafa 2.124,95 TL ödendiği belirtilmiş olup, işbu tutar hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından tenzil edildiğini, ancak davalı şirket nezdinde yapılan incelemeler neticesinde, Sağlık Bakanlığı tarafından davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde, 201031103422/2 nolu dosya açılmış olup, davacı için yapılan ambulans gideri vb. tedavi giderlerinin talep edildiğini, bunun üzerine, davalı şirket tarafından Sağlık Bakanlığı'na 30.12.2010 tarihinde 10.470,60 TL, 23.02.2010 tarihinde 1.925,40 TL ödeme yapıldığını,  Trafik Sigortası Genel Şartları’na göre; “...trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında sayılmıştır.” Davacının çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı işgöremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderler, yani geçici iş göremezliğe ilişkin talepler gideri kapsamında bulunmaktadır ve işbu giderlerden davalının sorumluluğunun olmadığını, dosyadan alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında; geçici iş göremezlik zararı da tedavi gideri kapsamında bulunduğundan, hesaplanan ve hükme bağlanan geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığının  açık olduğunu, Hazine Müsteşarlığının 05.01.2010 tarihli Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ödemelerinde Tedavi Giderleri kapsamına ilişkin sektör duyurusunda; “Bilindiği üzere, sakatlık teminatı mağdurun trafik kazası nedeniyle iktisadi hayata eksik katılımına bağlı olarak ileride uğrayacağı kayıplara ilişkin teminat sunmaktadır. Tedavi gideri teminatı ise, mağdurun iyileşmesi veya vücut bütünlüğünün zarar veren olay öncesi duruma dönmesi için tıbben yapılması zorunlu giderleri içermektedir.” şeklinde tanımlama ile tedavi sürecinin bir uzantısı olan geçici iş göremezlik teminatının da tedavi gideri teminatı içerisinde yer aldığının vurgulandığını, bu gerekçelerle de haksız olarak talep edilmiş bulunan “geçici iş göremezlik” tazminatının reddini talep ettiklerini, nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2012/6550 E.,2013/5872 K.26.03.2013 Tarihli Kararında;  “Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının dışında kalan hususların düzenlendiği 92. Maddesinde geçici iş görmezlik ödeneği sigorta kapsamı kapsamı dışına çıkarılmamış olup bu durum karşısında geçici iş görmezlik ödeneği motorlu aracın işletilmesi sırasında kişinin yaralanması sonucu yapılan tedavinin gerektirdiği gider olarak, poliçenin tedavi kapsamındaki limiti ile sınırlı kalmak üzere, poliçe kapsamı içinde kaldığının kabulü gerekir. Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 39. Maddesi “ Kasdi veya suç Sayılır hareketi ile sigortalının hastalanmasına sebep olan kimseye, bu Kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.10.2013 Tarih ve 2010/10-500-490 Sayılı Kararında da açıkça belirtildiği üzere, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sigortalıya yapılan geçici iş görmezlik ödemelerinin de sorumluluk kapsamı içerisinde değerlemdirilerek, zorunlu mali sorumluluk sigortasının tedavi kapsamındaki poliçe limitleri içerisinde kalmak koluşuyla sigorta şirketinden sigota poliçesinin bulunmaması halinde ...ndan tahsilinin mümkün bulunduğu gözetilerek, davalı ...nın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmeis usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. “ şeklinde karar verildiğini, dolayısıyla 6111 sayılı kanun ile bu talepler tedavi gideri kapsamından sayılacağından SGK tarafından karşılanmasın gerektiğini, bu nedenle davacının “Geçici İş Göremezlik” ve tedavi masraflarına ilişkin tazminat bedeline ilişkin talebinin de reddinin gerektiğini, 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. madde ile de; \"Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülükleri sona erer...\" hükmünün  öngörülüğünü, yukarıda anılan, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinin açık lafzından da anlaşıldığı üzere, yapılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak, maddenin devamında ve geçici 1. maddede düzenlenen \"aktarım\"ın gerçekleşmesi koşuluyla da, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ...nın yükümlülükleri sona erecektir. (Yrg. 17. HD. 2011/9399 E., 2012/12504 K. 14.11.2012) Başvuru sahibinin talebine konu geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarından da SGK'nın sorumlu olduğunu, işbu nedenle davanın davalı şirket yönünden reddi gerekirken, kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, 22.10.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının yaralanmasına dayalı olarak kalıcı ve geçici maluliyeti nedeniyle iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya konu kaza sebebiyle davacının maluliyetine ilişkin olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25/09/2019 tarihli raporunda, meydana gelen kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 11.10.2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının mesleği bildirilmemekle birlikte grup 1 olarak kabul edilerek E cetveline göre %7 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar olacağı yönünde heyet raporu tanzim edildiği, bilahare dosyanın kusur ve aktüerya bilirkişilerinden oluşan heyete tevdii ile alınan 01/06/2020 tarihli raporda, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün KTK md 56/1-c hükmünde gösterilen \"sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar\" kurala aykırı davrandığı ve bu maddeyi ihlal ettiğinden %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle PMF yaşam tablosu prograsif rant yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre, %7 maluliyet oranına göre 47.865,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının doğduğu, 2.279,66 TL geçici iş göremezlik zararının doğduğunun rapor edildiği, bu rapordaki bedelin davacıya SGK tarafından kaza nedeniyle bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususununda değerlendirilmesi için dosyanın yeniden aktüer bilirkişisine tevdii ile alınan bilirkişi raporunda SGK tarafından yapıldığı tespit edilen 2.124,95 TL ödemenin geçici iş göremezlik zararından mahsubu sonrası 154,71 TL geçici iş göremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. <br>\t01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.<br>\tAnayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları).<br>\tAçıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.280,23 TL'den peşin alınan 820,10 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.460,13‬ TL'nin davalıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07.02.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f44542b35251cf7c","SID":"8b71bc28b3c308ad"}}