{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2221 <br>KARAR NO\t: 2024/161<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/48 E.  -  2023/249 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI<br>DAVANIN KONUSU\t: Faydalı Model Hakkına Tecavüzün Durdurulması,Önlenmesi  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2023 tarih ve 2022/48 Esas - 2023/249 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli TR 2012 02459  sayılı \"...\" adlı faydalı model belgesinin bulunduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, müvekkilinin faydalı model hakkına tecavüz etmesi nedeniyle Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/102 esas sayılı dosyasında görülen davanın açıldığını, bu davada 12.05.2014 tarihinde \"davalı şirketin davacıya ait faydalı modeliyle benzerlik teşkil eden ve saklama ve taşıma kaplarında kullanılan ... üretiminin durdurulmasına\" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararından sonra artık kurumlara satış yapamayan davalı Şirketin, bu defa da işbu davaya konu silindir buz akülü taşıma kabını ürettiğini ve TR 2014 06927 nolu faydalı model başvurusunu yaptığını, bu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü için dava açtıklarını, bu davada da, faydalı model belgesi ücreti ödenmediğinden faydalı model belgesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, hükümsüzlük davası bu şekilde sonuçlandıktan sonra davalının silindir buz akülü taşıma kabını yeniden kullanmaya başladığını, söz konusu silindir buz akülü taşıma kabının, müvekkili adına tescilli TR 2012 02459 sayılı faydalı model belgesine tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, faydalı model belgesine tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili, müvekkilinin babası tarafından kurulan ... adlı <br>şahıs şirketinin 1980 yılından beri medikal alet üretim ve satışı alanında <br>faaliyet gösterdiğini,  davacı ile müvekkilinin arasında önceden ortaklık ilişkisi olduğunu, anlaşmazlık nedeniyle <br>ortaklık ilişkisinin sonlandırıldığını, <br>davacı ile müvekkili arasında görülen davaya konu olan davacı <br>adına tescilli 2012/02459 numaralı faydalı modelin, taşıma kaplarında eskiden beri kullanılan kaset tipi buz aküleri yerine köşe buz <br>akülerini kapsadığını, müvekkiline ait <br>2014/06927 numaralı faydalı model belgesine konu ürünün,  silindirik sarmal iki <br>adet akü içeren taşıma kabı olduğunu, dolayısıyla müvekkili ile davacı <br>ürünleri arasında en ufak benzerlik bulunmadığını, ürünler  arasında benzer olarak kabul edilebilecek unsurların da ilgili yönetmelik gereği yapılması zorunlu olan standartlardan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ürünündeki silindirik akülerin, taşıma kabının desteklenmesi ve daha fazla hacimli soğutma sıvısı sayesinde soğutma veriminin artırılması işlevlerini, davacının faydalı modelinin istemindeki köşe aküleri ile  aynı şekilde gerçekleştiremediği, dış kabın iç yüzeyinin köşeli yapıda olduğu, fakat bu köşelerin açılı forma sahip bulunduğu, buz akülerinin silindirik yapıda ve  dış kabın iç yüzeyinin köşesi ise açılı formda olduğundan, buz aküsü ile dış kap köşesi arasında boşluklar doğduğu, bu nedenle, davanın ürününde kullanılan silindirik akünün, eşdeğer tecavüz için aranan koşullardan “aynı şekilde gerçekleştirme” koşulunu içermediği, sonuç olarak, davalının ürünlerinin davacının faydalı modeline eşdeğer tecavüz oluşturduğunun söylenemeyeceği, davalının ürettiği ileri sürülen ürünlerin, davacının TR 2012 02459 Y nolu faydalı modelinin istemleri kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla birebir veya eşdeğer tecavüzden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.         <br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin verdiği görevlendirmeyi dahi anlamayan ve görevlerini gereği gibi yerine getirmeyen, açık bilgi eksikliği olan bilirkişilerin, genel olarak düzenledikleri rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun neredeyse tamamında, Sinai Mülkiyet Hukuku'na ilişkin bir takım kitabi bilgiler verildiğini, ancak davaya konu ürünler yönünden hukuka uygun ve gerekçeli bir değerlendirme yapılmadığını, belirtildiği gibi bilirkişi heyetinin, davayı anlamadığını ve ürünlere ilişkin incelemeleri  düzgün yerine getiremediğini, davalının kendisine ait olduğunu savunduğu silindir buz akülü taşıma kabını piyasaya sürdüğünü, İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/50 E. sayılı dava dosyasına sunulan ürün ile bu dava dosyasına sunulan ürünün aynı ürün olduğunu, esasen davalının da bu konuda bir itirazının bulunmadığını, yine daha önce taraflar arasında görülen Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/102 E. sayılı dava dosyasına sunulan ürünün, müvekkiline ait ürünün birebir aynısı olup, huzurdaki davaya sunduğu ürünün ise eşdeğer nitelikteki ürün olduğunu, bilirkişi heyetinin, bu ürünleri karşılaştırmak yerine diğer dosyalardaki bilirkişi raporlarını tartıştığını, bilirkişi raporunda eşdeğer tecavüzden bahsedildiğini, dava dosyasındaki ürünlerin bu kapsamda müvekkili faydalı modeline tecavüz teşkil etmesine rağmen hiç bir gerekçe de gösterilmeden, tecavüz olmadığı yönünde kanaat bildirildiğini, verilen bu kararın, yalnızca müvekkilini değil kamuyu da zarara uğratacağını, mahkemece, farklı bir heyetten yeniden rapor alınması taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, faydalı model hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu ürünün, davacı adına tescilli faydalı model kapsamında kalmadığı, buna göre davacı faydalı modeline birebir ya da eşdeğer tecavüzden söz edilemeyeceği, dosya kapsamında alınan ve hükme esas tutulan ek raporun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli açıklamalar içerdiği, bu itibarla söz konusu rapora yönelik istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 157,75 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0d9d25498e61bdb","SID":"72f2512a80d5c1ed"}}