{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1894 <br>KARAR NO\t: 2024/159<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                   MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/05/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/8 E.  -  2019/239 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ <br>DAVALI<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/05/2019 tarih ve 2017/8 Esas - 2019/239 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların tanınmış marka niteliğini kazandığını, davalı Şirketin ise 2015/85042 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa YİDK kararında belirtilenin aksine müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibasın mevcut olduğunu, markaların esas unsurlarının birebir aynı bulunduğunu ve \"...\" ibaresinden oluştuğunu, dava konusu başvuruda \"...\" ibaresinin, \"...\" ibaresinden ayrı yazıldığını, farklı renkler ile yazılmasının da \"...\" ve \"...\" ibarelerinin, tüketici nezdinde farklı kelimeler olarak algılanmasına yol açacağını, başvuruda farklı olarak yer verilen \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığı gibi \"...\" ibaresine de benzerlik teşkil ettiğini, dolayısı ile sanki dava konusu markanın iki adet \"...\" ibaresinden oluşuyormuş gibi göründüğünü, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da somut olayda gerçekleştiğini, tüketicinin \"... ...\" markası altında sunulan hizmetler ile müvekkili markası arasında bağlantı kuracağını, bu durumun dava konusu markanın itibarını haksız yere artıracağını ve davalı yana haksız kazanç sağlayacağını, müvekkili markalarının sulandırılmasına yol açacağını, müvekkilinin ticaret unvanı nedeni ile de başvurunun tescil edilmemesi gerektiğini, müvekkili markasını bilmesine rağmen \"...\" ibareli markayı seçen ve bu kullanımı haklı gösterecek bir gerekçesi olmayan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-11045 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında yalnızca 39. ve 42. sınıflarda yer alan hizmetler bakımından benzerlik olduğunu, başvuru kapsamındaki 37. sınıf hizmetler yönünden davacı markalarının tecilli bulunmadığını, müvekkili başvurusunun esaslu unsurunun \"...\" ibaresi olmadığını, söz konusu markaların bütünsel olarak incelendiklerinde birbirlerinden tamamen farklılaştıklarını ve ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, her ne kadar taraf markalarının emtia listeleri 39 ve 42. sınıflar bakımından aynı/aynı tür hizmetlerden oluşmaktaysa da 2015/85042 sayılı davalı markası ile 2002/21178 ve 174119 sayılı davacı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı tarafın YİDK’na itiraz aşamasında tanınmışlık iddiasında bulunmakla birlikte, tanınmışlığı ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığı, dosya kapsamı uyarınca, davacının \"...\" markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, somut olayda davalının markasının tek başına \"...\" ibaresinden oluşmadığı, dolayısıyla dava konusu marka \"...\" ibaresi dışında başka unsurlar da içerdiğinden, davacının ticaret unvanının somut olayda 556 sayılı KHK’nin 8/5 maddesi anlamında bir tescil engeli oluşturmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.          <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, ayırt ediciliği zayıf bir marka olmadığını, hatta bu markaların ayırt ediciliğinin son derece yüksek olduğunu, güncel bir çok bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere \"...\" ibaresinin somut bir ayırt ediciliğe ulaştığını, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu başvurunun tescilinin, müvekkili markalarının sulandırılmasına yol açacağını, mahkeme kararının aksine davalı Şirket başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"...\" esas ibareli markaları ile davalının \"...\"  ibareli  başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı, nitekim yine bu davanın tarafları arasında görülen davada verilen kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/2628 E., 2020/619 K. sayılı kararında da, davacının \"...\" ibareli markaları ile \"... ...\" ibareli başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığının kabul edildiği, anılan Yargıtay ilamının, işbu dava yönünden güçlü delil niteliğinde olduğu, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında da bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddfa17d762ed6579","SID":"061a5baa0041109d"}}