{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1891 - 2024/157<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1891 <br>KARAR NO\t: 2024/157<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/288 E.  -  2020/237 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/11/2020 tarih ve 2019/288 Esas - 2020/237 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2018/32849 sayılı \"... AŞ+şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin 2015/90518 sayılı \"...\" ibareli markasına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca bu itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, öncelikle taraf markalarının aynı veya benzer mal ya da hizmetleri kapsamadığını, davalı Şirketin elektrik, elektronik konusunda faaliyet yürüttüğünü ve kötü niyetli olarak 36. sınıf hizmetlerde markasını tescil ettirildiğini, davalı Şirketin İstanbul 1. FSHHM’nin 2017/603 E. sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde, markasının yedekleme amaçlı olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilinin ticaret unvanına dayalı olarak \"... ... A.Ş.\" ibaresi üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, İstanbul 1. FSHHM’nin 2017/603 E. sayılı dosyasında verilen kararda, taraflar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığının kabul edildiğini, müvekkilinin başvurusunun reddine ilişkin Kurum kararında, markaların bütünsel olarak değerlendirilmediğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-4585 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkiline ait \"...\" ibaresinin müvekkilinin faaliyet gösterdiği elektrik sektöründe elektrik yalıtımına ilişkin bir terim olduğunu, başvuru markası olan \"...\" kelimesinin ise bir müzik terimini ifade ettiğini, davacının gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak bir müzik terimini tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin elektrik – elektronik konusunda faaliyet yürütmesine karşın markasına etkili bir koruma istediği için 36. sınıfta da tescil yaptırdığını, davacının müvekkili aleyhine açtığı İstanbul 1. FSHHM’nin 2017/603 E. sayılı dosyasında görülen davanın reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı adına tescilli \"...+şekil\" esas ibareli marka ile davacının \"... A.Ş.+şekil\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacının kendi kabulünde de bulunduğu üzere önceye dayalı üstün hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.         <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin HMK'nın 266. maddesine aykırı biçimde, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi mümkün olan bir konu hakkında bilirkişi incelemesine başvurduğunu, taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkilinin 14 yıldır gayrimenkul alanında aktif olarak kullandığı \"...\" ibareli ticaret unvanı söz konusu iken davalı tarafın, \"...\" markasını 21.09.2016 tarihinde tescil ettirdiğini, tescil tarihinden bu yana 36. sınıf hizmetlerde markasını kullanmadığını, davalı Şirketin iştigal konuları arasında da 36. sınıf hizmetlerin yer almadığını, müvekkilinin ise iştigal konusunun tamamen 36. sınıf hizmetlere ilişkin olduğunu, bu hususlar dikkate alındığında, müvekkilinin başvurusunun tescil edilmemesinin büyük hak kaybına yol açacağı gibi davalı Şirketin kötü niyetinin de korunması manasına geleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... AŞ\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asıl unsurları olan \"...\" ve \"...\" kelimeleri arasında sadece bir harften kaynaklanan farklılık olduğu, bu farklılığın da kelimenin son harfinde olması nedeniyle görsel ve işitsel olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, başvuru kapsamındaki hizmetlerin de redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı, davanın niteliği itibariyle redde mesnet markanın kötü niyetli tescil edilip edilmediğinin tartışılmasına imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c344408b88562779","SID":"112bf6cedf7e9427"}}