{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2154 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/437 <br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/647 Esas, 2021/416 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Yönetim Kurulu Kararının İptali<br><br>Taraflar arasındaki ... yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Dava, davalı ... yönetim kurulunun davacının taşınmaz kiralamasına ilişkin talebi hakkında verdiği kararın iptali istemine ilişkindir.\t <br>Mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Davalı vekili, davacının hukuki yararı sona ermiş olması sebebiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerekirken, Mahkemece bu durumun değerlendirilmediğini, esastan karar verecekmiş gibi gerekçe oluşturulduğunu ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, Yargıtay’ın dava şartı olan hukuki yarar ortadan kalkarsa bu durumda, dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiği görüşünde olduğunu, yargılama safhasında, itirazlarının değerlendirilmediğini, usul kurallarının ihlal edildiğini ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, mahkemece yeni bilirkişi heyeti tayini ve yeniden bilirkişi incelmesi yapılması talepleriyle ilgili 02/10/2019 tarihli ve 06/11/2019 tarihli celselerde değerlendirme yapılacağına karar verilmiş olmasına rağmen, yeniden bilirkişi incelenmesi yaptırılıp yaptırılmayacağı hususunda bir karar verilmediğini, itirazlarını karşılayan bilirkişi raporu alınmadığını, her ne kadar davanın konusuz kalması gerekçesiyle \"Karar Verilmesine Yer Olmadığına\" karar verilmiş olsa da, bu karar gerekçesi ve aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporları ve bu raporların esas alınması suretiyle mahkemece kurulan hükmün ... Mevzuatına uyarlık göstermediğini, davaya sebebiyet verenin müvekkili değil ... Uygulama Yönetmeliğine aykırı işlem yapan davacı olduğunu, davacı şirketin, ilk kiralama başvurusundan yaklaşık 6 ay önce, çevreye duman ve zehirli gaz yayan \"elastomerik kauçuk köpüğünden yalıtım malzemesi\" üretimi yapan fabrikada/tesiste bulunan makine, teçhizat ve malzemeleri devir ve satın aldığını, yaklaşık 3 ay önce de ...’nin bilgisi ve onayı dışında kira sözleşmesi yaptığını, bu şekilde bir kiralamanın ...'lerde hukuken mümkün bulunmadığını, davacı şirketin, üretim faaliyeti sonucunda oluşan tesis baca salınımı zehirli gaz ve koku yayılımının teorik olarak değil, fiilen gözlemlendiğini, görülüp tespit edildiğini, dolayısıyla davacı şirketin \"Elastomerik Kauçuk Köpüğünden Mamul Yalıtım Malzemesi\"  üretiminin \"diğer tesisler\" kavramı içine girmediği şeklindeki Mahkeme değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil ...'de faaliyette bulunan tek bir bacalı tesis bulunmadığını ve davacının faaliyetinin müvekkili ...'nin sektörel yapısına uygun olmadığını, uyuşmazlığın maddi ve teknik boyutunun bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmasına ilişkin dava dosyasına sunulan ve işlem dosyasında bulunan bilgi, belge ve raporların yeterince incelenmediğini, eksik, hatalı ve tek yanlı yaklaşımla bilirkişi raporları düzenlendiğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamından, davalı ... tarafından davaya konu taşınmazın dava dışı ... Şirketine tahsis edildiği, bu şirket ile davacı şirket arasında akdedilen 08/02/2018 tarihli kira sözleşmesi uyarınca mecurun kauçuktan yalıtım malzemesi üretme fabrikası olarak kullanılmak üzere kiralandığı, kiralama işleminin onaylanması istemiyle davacı şirket ve dava dışı kiralayan şirket tarafından birlikte davalı ...’ye başvuru yapılması üzerine davalı ... tarafından 11/07/2018 tarihli kararla davacı isteminin “yaşanan çevre kirliliği ve vaki şikâyetler nedeniyle bir önceki kiracının prosesine (elastomerik kauçuk köpüğünden yalıtım malzemesi üretimi) Bölgemizde izin verilmemesi gereğince” gerekçesiyle reddedildiği, davacı şirket tarafından anılan kararın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, yargılama sırasında dava dışı kiralayan (katılımcı) ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı şirket aleyhine Ankara Batı 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/534 esasına kayden açılan tahliye davası neticesinde davacı şirketin davaya konu taşınmazdan tahliyesine karar verilerek, kanun yolu denetiminden geçmek suretiyle hükmün 12/11/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece, “dava konusu taşınmazın dava dışı ... Şirketi tarafından davacı şirkete kiralandığından b hisle ... tarafından taşınmazın kiralanmasına ilişkin başvurunun reddi kararının iptaline karar verilmesi talebiyle dava açılmış ise de;  dava dışı ... Şirketi tarafından davacı şirket aleyhine açılan dava konusu taşınmazın tahliye davasında davacı şirketin tahliyesine karar verildiği, kararın kesinleştiği dikkate alınarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş, dava açılmasına davalının neden olduğu gerekçesiyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmiştir. <br>Davanın açılmasından sonra davanın konusu ortadan kalkarsa veya davacının dava açmaktaki hukuki yararı ortadan kalkarsa dava konusuz kalır. Örnek vermek gerekirse dava konusu alacak davasında alacağın ödenmesi, taşınmazın tahliye edilmesi için açılan davada taşınmazın boşaltılması halinde dava konusuz kalmaktadır. Davanın konusuz kalması halinde nasıl bir karar verileceği usul kanunumuzda düzenlenmemiştir. Ancak davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığından Mahkemece dava (esas) hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli ve yargılama sona erdirilmelidir. (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s. 432; Kuru/Arslan/Yılmaz, s.470-471; Akkaya, Tolga, Medeni Usul Hukukunda İstinaf, 1. Baskı, Ankara 2009, s.341;)<br>Hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki bir yarar yeterli değildir. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan durumlar nedeniyle artık davaya devam edilerek dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz (esastan) bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmaması halinde, diğer bir deyişle esastan hüküm kurulmasında artık davacının bir hukuki yararı bulunmaması durumunda, davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2006 Tarih, E. 2005/10-776 ve K. 2006/16 sayılı kararı, yine aynı yönde YHGK, 24.10.2001 Tarih, E. 2001/1-950 ve K. 2001/748 sayılı kararı) Bu durum aynı zamanda her davanın açıldığı tarihteki şartlara tabi olduğuna dair ilkeye de uygun olacaktır.<br>Somut olayda davacı şirket, ... Yönetim Kurulu Kararının iptali ile faaliyete başlayabilmesi için uygunluk görüşü almayı amaçladığına ve yargılama sırasında faaliyet alanı olan taşınmazdan tahliyesine karar verildiğine göre konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni reddedilmiştir.<br>22/02/2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin, 11/05/2018 tarih ve 30418 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 75'inci maddesiyle değişik ve davaya konu Yönetim Kurulu Kararı tarihinde yürürlükte bulunan 173. maddesinde kiralamaya ilişkin hükümlere yer verilmiştir.<br>Somut olayda davalı ... tarafından davacının istemi “yaşanan çevre kirliliği ve vaki şikâyetler nedeniyle bir önceki kiracının prosesine (elastomerik kauçuk köpüğünden yalıtım malzemesi üretimi) Bölgemizde izin verilmemesi gereğince” gerekçesine dayalı olarak reddedilmiş olup, Yönetmeliğin 173. maddesine aykırılıktan bahsedilmemiştir. <br>Öte yandan anılan Yönetmeliğin 101/1. maddesinde ...’lerde kurulamayacak tesisler sayılmış, 101/2. maddesinde birinci fıkra hükmünden müstesna olan tesisler düzenlenmiş, 101/3. maddesinde ise; “...; karma ...’lerde, ...'nin kuruluş protokolü çerçevesinde kurulması planlanan sektörlerini veya mevcut sektör yapısını, tesisin faaliyetinden kaynaklanan çevresel etkilerini, altyapı ve atık su artıma tesislerine etkilerini, herhangi bir olumsuzluk anında tetikleyici etkisini, insanların çalışma ve yaşam koşullarına etkisini dikkate alarak kurulmasında sakınca gördüğü diğer tesislerin kurulmasına ilişkin olarak üniversite ve konu ile ilgili kurumlardan alınacak raporlar çerçevesinde karar verir\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Davaya konu elastomerik kauçuk köpüğünden yalıtım malzemesi üretimi 101/1. madde kapsamında yer almamaktadır. Öte yandan maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulmasında sakınca gördüğü diğer tesisler yönünden ...’ye karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak bu yetki sınırsız olmayıp keyfiliğin önlenmesi amacıyla ...’ye bazı yükümlülükler yüklendiğinde kuşku bulunmamaktadır. Somut olayda davalı ... tarafından, davacı şirketçe kiralama yoluyla üretimi yapılacak prosesin, aynı tesiste daha önce üretimi yapılmış olan proses olduğu, bu nedenle \"Elastomerik Kauçuk Köpüğünden Mamul Yalıtım Malzemesi\" üretiminin yol açtığı çevresel sorunların daha önceki kiracının faaliyetinden dolayı bilindiği sebebine dayanılmış ise de, anılan tesisin kurulmasına ilişkin olarak üniversite ve konu ile ilgili kurumlardan alınan raporlar çerçevesinde karar verildiği yönünde bir savunmada bulunulmamıştır. Bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, yalnızca önceki kiracının faaliyetleri nedeniyle ortaya çıktığı belirtilen olumsuz çevresel etkilere dayanılarak davacının isteminin reddedilmiş olması yerinde değildir. Şu halde dava tarihi itibariyle davacının davasında haklı olması ve davanın açılmasına davalının sebebiyet vermiş bulunması nedeniyle HMK’nın 331/1. maddesinde yer alan “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesine uygun olarak davalı ...’nin yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmasında da isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL’nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına<br>3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4) Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 21/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br> <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71d4103e0d4dfbe7","SID":"e736bd830ac02d20"}}