{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1406 <br>KARAR NO\t\t: 2024/267<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/262 Esas 2021/84 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Patent Patentin Gasbı, Haksız Rekabetin Tespiti ve Men-i<br>KARAR TARİHİ\t: 09.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.02.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09.06.2021 gün ve 2018/262 Esas 2021/84 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacılar vekili, davacıların  birlikte üzerinde çalışarak zeytini zedelemeksizin kolaylıkla toplanmasını sağlayan bir ürün tasarladığını, ürün kalıbının yapılması ve fiyatının bildirilmesi için 2016 yılında ... ile yazışmalar yapıldığını, birkaç yıllık bir araştırma ve çalışma döneminden sonra ürüne son şeklinin verilerek aynı kişiye son kalıbının çıkarılması için gönderildiğini, makine kalıp ve plastik firması tarafından talep edilen makinenin kalıbının çıkarılması ile ilgili işlemlerin yapılması sırasında davalı şirketin sahibi olan ...'ın çizimleri gördüğünü, bir süre sonra davacılar tarafından tasarlanan ürünün taklidinin üzerinde 2018/08664 no ile patentli ibaresine yer verilmek suretiyle piyasaya sürüldüğünü, davalının davacının çizimlerinden gördüğü buluşu taklit etmek suretiyle kendisini buluş sahibi şirketini ise başvuru sahibi olarak göstermek suretiyle patent başvurusu yaptığını, davacıların ise kendi adına faydalı model başvurusunda bulunduklarını, belirterek; patent isteme hakkının başvuru sahibi olan davalı şirkete ait olmadığının ve patent isteme hakkının gerçek sahibinin davacılar olduğunun, davalının henüz başvuru aşamasında olmasına rağmen ürün üzerinde patentli olduğuna dair ibareye yer verilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini tespitine, bunun men'ine, piyasadaki mevcut ürünlerin toplatılarak üzerindeki bu ibarenin silinmesine ve ürünler üzerinde kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı şirket vekili, davalının 4 yıl önce tamamen kendi üretimleri olan hasat makinalarını tasarlayıp üretmeye başladığını, ... Grubu içinde yer alan ...la fason sözleşme imzalayarak  kendi tasarladıkları ... adı altında zeytin hasat makinesinin üretimini planladığını, makinenin satış ve kalıp aşamasına geçmeden patent başvurusu anlatımı için taslak çizimlerini hazırlayıp 19.06.2018 tarihinde başvuruda bulunduğunu, 12.12.2018 tarihinde teknolojik ürün deneyim belgesini, 14.09.2018 tarihinde yerli malı belgesini aldığını, makinenin üretiminin deneme aşmasında fason alüminyum döküm yapan ... firmasının çalışanı ...'un aynı zamanda davacı ...'nun babası ...'nun firmalarının zeytin hasat makinası şanzımanını da yaptığını, davalı tarafından tasarlanıp üretilen makineden davacının bu şekilde haberdar olarak kopyaladığını, makine üzerine patent başvuru numarasını basarak 19.08.2018 tarihinde satışına başlandığını,  makinenin kopyası olan davacı üretimi makineyle ilk defa ... Tarım Fuarı'nda karşılaştıklarını, ...'ın kalıpçısı ... firması ile gerçek veya sanal hiçbir ortamda karşılaşmadığını, davacının faydalı model başvurusunun müvekkilinin patent başvurusunundan sonra olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 01/07/2016 tarihinde ... isimli firma sahibinden dava konusu ürün ile ilgili teklif istediği, firma sahibinin davacıya 14/07/2016 tarihinde 18,500,00-TL bedel karşılığı kalıbı yapılacağı şeklinde cevap verdiği, çizimlerin ve ürün görsellerin yer aldığı, yine ürüne ilişkin 17/03/2018 tarihli videoyu dosyaya sunduğu, ilgili firma sahibi ...'nin beyanları ile bu çizimleri doğruladığı görülmüş ise de davacının bu delillerinin somut ve resmi onaylı olmadığı, videonun tarihnin değiştirelebilir olduğu, her ne kadar 29/03/2021 tarihli raporda bahsi geçen e-maildeki çizimler dava konusu ürün ile uyumlu ve tarihinin doğru olduğu ve değiştirme ihtimalinin olmadığı anlaşılmış ise de mahkemiz yargılamasında delillerin taraflarca getirilme ilkesinin asıl olduğu, davacının delil listesinde bu delile dayanmadığı, mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlamaya yeterli somut delil bulunmadığı belirtierek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, karada haksız rekabet talebi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dava dilekçesinde iki ayrı talep bulunduğunu, davalının tescilli patenti olmadığı halde ürünleri üzerinde patenti varmış gibi 2018 08664 patent numarası ile üretildiğine dair kayda yer verildiğini, belirtilen numaranın patent başvuru numarası olduğuna ilişkin açıklamanın ürün üzerinde bulunması gerektiğini, sadece patent başvuru numarasının yazılması, ürünün patentli olduğu izlenimini yaratarak haksız rekabet oluşturduğunu, haksız rekabetle ilgili olumlu olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, süresi içerisinde delillerin bildirildiğini, e-mail ve video görüntülerine delil olarak dayanıldığını, tanık isim ve adresleri ile birlikte hafıza kaydı ve e-mail çıktısı mahkemeye sunulduğunu, kaldı ki bir delilin sonradan ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa, o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceğini, video kayıtları ve çizimlerin dava dilekçesinde belirtilen deliller arasında sayıldığını, e-mail çıktısının ve hafıza kartının da süresinde sunulduğunu  29.05.2019 ve 11.09.2019  tarihli celse ara kararları ile anılan delilin sıhhati ve içeriği bakımından incelenmesi bakımında rapor alınmasına karar verildiğini, delillerin mutlaka resmi onaylı olması gerekmediğini,  sunulan tüm deliller, ürün ile ilgili teklif, buna ilişkin cevap, video, e-mail, sms- somut delil olduğunu, bu delillerin doğru olmadığının davalı tarafından ileri sürülmediğini, sunulan belgelerin hayatın olağan akışına uygun olarak iki firma arasındaki tarihli, imzalı ve kaşeli yazışmalar olduğunu, 17.03.2018 tarihli videonun ibraz edilen belge ve çizimleri doğruladığının görüldüğünü videonun tarihinin değiştirilebilir olmasının değiştirilmiş olması anlamına gelmediğini, kaydın değiştirildiğine dair bir delil bulunmadığını, 11.06.2018 tarihinde oluşturulan e-mailin ...’nin e-posta adresinden ...’nun e-posta adresine gönderildiğini, bilirkişi tarafından bu mailin SPF, DKIM, DMARC doğrulamalarından geçtiği, iki adımlı doğrulama içerdiği, içeriğinde 8 adet e-posta gönderildiği ve USB içerisinde bulunan içeriğe sahip olduğunun belirtildiğini, mahkemece bunun dava konusu ürün ile uyumlu olup, tarihinin de değiştirme ihtimalinin olmadığı değerlendirilmesi yapıldığını, davanın ıspat edildiğini, davacıların faydalı model istemleri ile davalının patent başvurusunda yer alan istemlerdeki teknik çözümlerin hareket iletim sistemi çalışma prensibi olarak birebir aynı olduğunu, Kosgeb’den gelen resmi müzekkere cevabi yazısında davacı tarafından yapılan başvurunun 13.08.2018 tarihinde yapıldığının belirtildiği, patent hakkı gaspının genel ispat kuralları çerçevesinde ispat edilebileceğini, tanık alatımlarının davacının iddlarını doğruladığını, davalının patent başvurusunda önce ortada bir ürün bulunmadığını kabul  ettiğini, belirterek; kararın kaldırlmasını alep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava patent isteme hakkının gasbı ve gerçek hak sahibinin tespiti ile haksız rekabetin tespiti ve men'i, istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda  yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1. \tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tDavacı dava dilekçesinde patent isteme hakkının gasbı ve gerçek hak sahibinin davacılar olduğunun tespiti ile başvuru aşamasında olmasına rağmen ürün üzerinde patentli olduğuna dair ibareye yer verilmesi nedeniyle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i istemini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. 6100 sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.<br>\t3. 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine göre Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı tarafından dava dilekçesi ile patent isteme hakkının gasbı ve gerçek hak sahibinin  tespiti yanında haksız rekabetin tespiti talebinde bulunulmuş ise de davacının bu iddiası yönünden mahkemece bir değerlendirmede bulunulmamış, olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. HMK'nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararlarının iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, bu delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yani mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Aynı şekilde, Anayasa'nın 141/3. maddesi hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Bu suretle haksız rekabet iddiası yönünden mahkeme kararın gerekçesinde her hangi bir değerlendirme yapılmaması ve bu talep yönünden bir karar verilmemesi isabetli değildir.<br>\t4. Yine, somut olayda davacının dava açılırken maktu başvuru ve maktu peşin harç yatırdığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada davacının esasta maktu harca tabi iki davası bulunmaktadır. Nitekim patent isteme hakkının gasbı ve gerçek hak sahibinin tespiti gibi haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i talebi maktu harca tabidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır. Bu çerçevede haksız rekabete ilişkin talep yönünden eksik maktu peşin harcın re'sen tamamlatılması için  önel verilip sonucuna göre işlem yapılmadır. Bir başka ifade ile haksız rekabete ilişkin talep yönünden  eksik harcın Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tamamlattırılmasından sonra haksız rekabetin  tespiti, önlenmesi ve men'i talebi bakımından karar verilmesi gerekir.<br>\t5. Patent isteme hakkının gasbı davası ancak gerçek hak sahibi olduğunu ileri süren kişi tarafından kendisinden önce patent başvurusu yapan kişi aleyhine açılabilir. Davacı taraf faydalı model başvurusuna konu ürünün davalı tarafından kopyalanarak patent başvurusuna konu edildiği ileri sürümüş, davalı ise ürünün davacılar tarafından kopyalandığı savunmuştur. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarından davacıların 27.09.2018 tarihli \" bir hasat toplama cihazı \" buluş başlıklı faydalı model başvurusu, davalının ise 19.06.2018 tarihli  \" Tarak Hareket Serbestliği Sağlayan Şanzımanlı Zeytin Hasat Makinası” buluş başlıklı patent başvurusu olduğu, her iki başvurunun istemler ve tarifname esas alınarak yapılan incelemede hareket iletim sisteminin çalışma prensibi olarak birebir aynı olduğu, davacının öncelik hakkına yönelik tanık beyanları, davacılar ile üretim sürecindeki firmalar arasındaki yazışmalar, video görüntüleri ve elektronik posta içeriklerine delil olarak dayandığı, dayanılan delillerden tanık anlatımlarının soyut olup, her zaman düzenlenmesi mümkün olan oluşturma tarihleri resmi kayıt ve belgeler ile doğrulanmayan yazışma içeriklerine de üstülük tanınmasının mümkün olmadığı, 17.03.2018 tarihli video görüntüleri ile 11.06.2018 tarihli elektronik posta ekindeki çizim ve görüntülerin dava konusu ürünle uyumlu olduğu ancak videonun oluşturma tarihinin müdahaleye açık olup değiştirebilir olduğunun teknik inceleme sonucunda düzenlenen raporda belirtilmiş olması nedeniyle öncelik hakkın varlığı hususunda tek başına delil olamayacağından anılan deliller yönünden İDM tarafından varılan kabul yerinde ise de davacının gerek dava dilekçesi içeriği, gerek deliller kısmında, gerekse ön inceleme duruşmasında delillerin bildirilmesi için verilen kesin süre içerisinde sunulan delil listesinde elektronik posta içeriklerine delil olarak dayanılmış olması karşısında bu delilere dayanılmadığı yönündeki hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. Nitekim, mahkemece 10 nolu celse ara kararı ile söz konusu elektronik postanın hangi tarihte oluşturulduğunun ve içeriğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve anılan teknik inceleme raporu doğrultusunda kök raporu düzenleyen bilirkişilerden hak sahipliğinin tespiti yönünden ek rapor da alınmıştır. Dolayısıyla, dava dilekçesinde belirtilen, delil olarak daynılan ve süresinde sunulan elektronik posta içeriklerin delil olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki kabul usul ve yasaya aykırıdır.<br>\t6.\tMahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Anılan bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.<br>\t7.\tBu çerçevede; öncelik hakkı ve hak sahipliği yönünden, davalı tarafından birikişi kök raporuna yönelik itiraz dilekçelerinde yer verilen ekran görüntüsünde patente konu ürün için KOSGEB yapılan başvuru tarihinin yazı cevabında belirtilen tarihin aksine, davacının dayandığı tüm delillerden önceki tarih olan 11.04.2018 tarihi olduğunun ileri sürülmüş olması karşısında; davalının sunduğu ekran görüntüleri ile dayandığı başvuru belgesi eklenerek ilgili yerlerden yeniden sorulmak suretiyle davaya konu ürün için davalının KOSGEB'e yaptığı başvurunun tarihine ilişkin çelişkinin giderilmesi, bu şekilde davalının başvuru tarihinin netleştirilmesi, yine cevap dilekçesi içeriğinde belirtiği ürünün plastik protipinin üretilmesi için 22.06.2018 tarihli yazışma içeriklerinin dosya kapsamına alınıp bu yazışmanın oluşturma tarihinin tespit edilmesi ve az yukarıda anılan davacının delil olarak dayandığı elektronik posta içeriklerine ilişkin teknik inceleme raporu delil olarak kabul edilip tüm bu deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle tarafların öncelik hakkı ve hak sahipliğine yönelik itirazlarının karşılayacak şekilde bilirkişi ek raporu alınması gerekli olup açıklanan nedenlerle yapılan inceleme ve araştırma  araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.<br>\t8.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından dava konusu ürüne ilişkinin davalının sunduğu kare kodlu belge ile itiraz dilekçelerindeki ekran görüntüleri eklenmek sureti ile davalının KOSGEB'e hangi tarihte başvuru yapıldığını gösterir kayıtlar ile varsa ürüne ilişkin tüm bilgi ve belgeler celp edilerek, davalı tarafa cevap dilekçesi içeriğinde belirtiği ürünün plastik protipinin üretilmesi için 22.06.2018 tarihli yazışma içeriklerinin sunmasının sağlamasını mütekaip gerekiyorsa bu yazışma içerikleri ile oluşturma tarihinin tespit edilmesi, haksız rakebet yönünden yatırlması gereken maktu peşin harcın tamamlatılması için davacı tarafa usulüne uygun şekilde kesin süre verilerek harcın tamamlatılmasını müteakip dosyanın yeniden ek bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi kuruluna tevdi ile davacının dayandığı elektronik posta içeriklerine ilişkin teknik inceleme raporu da gözetilerek tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak biçimde, haksız rekabet ve hak sahipliğinin tespitini yönünden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek rapor alınarak, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, davacının her bir talebini karşılayacak şekilde infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09.06.2021 tarih 2018/262 Esas 2021/84 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1751da57cbaf367d","SID":"89c7c5cd9efbf82c"}}