{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1458 <br>KARAR NO: 2024/170 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/1/2022<br>NUMARASI: 2014/960 (E) - 2022/24 (K)\t  <br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ 6/2/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, plakası saptanamayan araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak neden olduğu davaya konu trafik kazasında, davalıların kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı içeriğine göre davalı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı aracın, müvekkili davacıya ait aracın sağ ön kısmına kusuruyla çarptığının sabit olduğunu, bu seyir esnasında davalı ... Limited Şirketine ait, davalı ...    Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'in yönetimindeki, ... plakalı aracın da sürücüsünün kusuruyla müvekkili davacıya ait ... plakalı araca sağ tarafından çarptığını, kaza tespit tutanağını düzenleyen iki trafik polis memurunun Düzce 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesinde, olayın tutanakta belirtildiği gibi gerçekleştiğini beyan ettiklerini, kazaya karışan tırın müvekkili şirkete ait araca çarparak kaçtığı ve zararın bu nedenle meydana geldiği iddiasının doğru olduğunun kabul edilse dahi bu hususun tek başına müvekkili şirketin aracında meydana gelen hasardan dolayı diğer araç sürücülerin kusursuz olduğunu çıkarmayacağını, ayrıca ... Şirketi tarafından, dosyaya sunulan ekspertiz raporunda müvekkili şirkete ait araç sürücüsüne kusur atfedilmediğini ve adı geçen sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığını, ikrar niteliğindeki ödeme ve kabulün ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadan usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, resmi belge niteliğini taşıyan ve aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olan trafik kazası tespit tutanağı ile ... Şirketinin hazırladığı ekspertiz raporuna dayanılarak müvekkili şirkete kısmi ödeme yapılması birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi tarafından usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dosyaya getirtilen Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/8228 sayılı soruşturma belgeleri içinde yer alan ifade tutanaklarının incelenmesinde, davalı işleten ... Limited Şirketine ait ... plakalı ... marka otomobil sürücüsü davalı ... kollukta TEM Otoyolu Gümüşova mevkiinde yoğun sisli havada seyir halinde iken önce bir kişinin el salladığını gördüğünü, bu sırada önünde gördüğü tıra çarpmamak için frenle birlikte orta şeride geçtiğini, kayarak önce ... marka bir araca çarptığını, bunun etkisiyle dönen aracın yem yüklü bir tıra çarptığını söylemiş; davalı sürücü ... de kollukta yönetimindeki ... plakalı ... marka otomobil ile seyir halinde iken kaza yaptığını tahmin ettiği yolda çapraz biçimde duran tırı görünce sol şeride geçtiği esnada yönetimindeki aracın sağ yan tarafını tırın sol arka tarafına sürterek geçip tırın önünde durarak beklediğini, başka bir araca da çarpmadığını söylemiş; davacıya ait ... plakalı ... marka aracın aracın dava dışı sürücüsü ... ise kollukta, yönetimindeki araçla seyir halinde iken yavaş biçimde sol şeride giren tırı aniden görünce frene bastığını, bu tırın önünde çapraz biçimde duran başka bir tırın daha olduğunu, o tırın önündeki bir otobüsün de kazaya karıştığını, kaza yapan otobüs ile tırın sabit biçimde durduklarını, ancak aniden sol şeride geçmek isteyen tırın dorsesinin kendisinin yönetimindeki ... plakalı aracı sağ tarafından ezerek sıkıştırdığını, bu şekilde aracın sol tarafının bariyerle tır arasında kaldığını, kendisini sıkıştıran tırın hızla olay yerinde uzaklaşıp kaçtığını, tırın plaka, marka ve modelini hatırlamadığını söylemiş; kolluk tarafından olay yerine ilişkin düzenlenen krokide ise davalı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı otomobilin emniyet şeridinde olduğu, davalı sürücü ...nin yönetimindeki ... plakalı otomobilin emniyet şeridine bitişik sağ şeritte çapraz vaziyette bulunduğu, en sol şeritte demir bariyere bitişik durumda bulunan davacıya ait otomobil ile davalı sürücüler ... ve ...'in yönetimindeki otomobillerin arasında başka araçların bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler kurulu tarafından trafik kazası tespit tutanağı ile dosyaya sunulan fotoğraflar, tanık anlatımları, bilirkişiler Prof. Dr. ... ve Av. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu değerlendirilerek düzenlenen 27/1/2019 tarihli raporda, davaya konu kazadan sonra çekilen fotoğrafların kazanın oluşumu konusunda herhangi bir katkısının bulunmadığı, gerek trafik kazası tespit tutanağında trafik polisleri tarafından yapılan olayın anlatım ve açıklamaları, gerekse fotoğraflardaki görüntülerin davacının aracında meydana gelen hasara, hangi aracın veya araçların çarpmasının neden olduğu konusunda görüş ve kanaat belirtilmesine yeterli bilgi edinilmesi olanağının bulunmadığı belirtilmiş; bilirkişiler kurulu tarafından Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma belgeleri de incelenerek düzenlenen 30/9/2021 tarihli raporda ise, sürücülerin ifadeleri incelendiğinde zincirleme kazaya karışan araçlardan hiçbirinin davacıya ait araç ile çarpışmadığı, davacının aracının sürücüsünün ifadesinde, yönetimindeki araca sağ yandan çarpan tır sürücüsünün olay yerinde durmayıp uzaklaştığını belirttiği, bu çarpışmanın etkisiyle sola savrulan davacıya ait aracın bariyerlere çarptığı, aracın sağ ve sol yanındaki hasarlarında açıklanan biçimde oluştuğu sonucuna varıldığı, trafik kaza raporunda olaya karışan ve daha sonra olay yerinde duran araçlardan söz edilmesine karşın olay yerinden uzaklaşan bir başka araçtan bahsedilmediği, buna göre Karayolları Trafik Kanunu'nun araç manevralarını düzenleyen 67'nci maddesine aykırı hareket ederek sisli hava şartlarında görüşün kısıtlı olmasına karşın hızını yol ve hava koşulları ile aracın teknik özelliklerine göre ayarlamadan süratle seyrederek hatalı doğrultu değiştiren, ancak plakası saptanamayan tır aracı sürücüsünün %100 oranında kusurlu, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin davacının aracının hasar görmesinde kusursuz olduğu bildirilmiş, böylece davacıya ait araç sürücüsünün yönetimindeki araç ile davalılar ... ve ...'in yönetimindeki araçların kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının,  yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, özellikle davacıya ait otomobil sürücüsü dava dışı ... ile davalı sürücüler ... ve ...'in olaydan hemen sonra kollukta alınan beyanları ile bu beyanlarını doğrulayan trafik polis memurları tarafından düzenlenen olay yeri krokisi karşısında, davalı sürücüler ... ve ...'nin kusursuz olarak kabul edilip adları geçen davalı sürücüler ile davalı işletenler ve ZMSS poliçelerini düzenleyen davalı ... şirketlerine karşı açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 346,9‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 6/2/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ebd601405e31d87","SID":"2bacf5d218cfccb1"}}