{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/714 <br>KARAR NO: 2024/261 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI: 2019/154 2021/1032<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat  <br>KARAR TARİHİ: 20/2/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 5.846,33 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemin reddine; 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; trafik kuralına ya da hız sınırını ihlal etmeyen müvekkili davalının karıştığı trafik kazasına direksiyon hakimiyetinin kaybetmesinin neden olduğunu, alkollü olduğunu bildiği sürücünün  yönetimindeki araca rızasıyla binen davacının pek aşırı tazminat talep ettiğini, asfalt yolun ıslak olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybeden müvekkili davalının kusur oranının %85 oranı üzerinden kabul edilerek tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki ... kazaya bağlı tüm vücut engellilik oranının %0 olarak belirlendiğini, davacının talep ettiği miktarın elem ve üzüntüyü giderme amacından çok müvekkiline yüklenmeye çalışılan ceza ve müvekkili üzerinden elde edilmeye gayret edilen gelir niteliğinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın kusur oranı ve tazminat yönleriyle hukuka aykırı olduğunu, kazanın davalı sürücü ..., yönetimindeki aracın direksiyon hakimiyetini  asfalt yol yüzeyinin kaygan olması nedeniyle kaybetmesinden kaynaklandığını, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına rızasıyla binen davacının pek aşırı tazminat talep ettiğini, iş gücü kaybı bulunmayan ve engellilik oranı %0 olarak belirlenen davacı lehine pek aşırı tazminata hükmedildiğini, davacının haksız kazanç sağladığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davalılar ... ve ...  vekillerinin, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat hükmüne göre istinaf dilekçelerinin incelenmesine: Davacı ... lehine hükmolunan 5.846,33 TL geçici iş göremezlik tazminatının, ilk derece mahkemesinin hükmünü verdiği 2021 yılı için HMK'nin 341'inci maddesinin, 2'nci fıkrasında öngörülen ve aynı Kanunun ek 1/1-2'nci maddesi uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplanan istinaf başvuru sınırı olan 5.880 TL'den az olduğunun anlaşılması karşısında,  davalılar ... ve ... vekillerinin, davacı ... lehine hükmolunan geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hükme yönelik istinaf dilekçelerinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası  uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalılar ... ve  ... vekillerinin, ilk derece mahkemesinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede: Adli Tıp Kurumu (ATK) 2'nci İhtisas Kurulunun 27/3/2021 gün ve 4905 sayılı raporunda davacı ...'nin 25/9/2015 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 ay kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda ise yönetimindeki otomobille seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermeyen, direksiyon hakimiyetine özen göstermeyip yol içinde kalacak biçimde seyrini sürdürmeyen davalı sürücü ... %85 oranında kusurlu olduğu, alkollü olduğunu bildiği davalı sürücünün yönetimindeki araca binen davacının ise %15 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamından, davalı sürücü ...  yönetimindeki, davalı işleten ... ait ... plakalı otomobille seyir halinde iken yol kenarında park halinde bulunan ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin sol arka kesimine çarpması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Alkollü olduğunu bildiği sürücünün yönetimindeki otomobile binen davacı ...'nin eylemi ile kazanın oluşumu arasında nedensellik bağı bulunmamaktadır.  Diğer bir anlatımla davacının eylemi kazanın oluşumu üzerinde etkili değildir. Bu itibarla davacının %15 oranında kusurlu olduğuna ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu hükme elverişli olmamakla birlikte, istinaf başvurusunda bulunanların sıfatına göre yasal olanak bulunmadığından, kararın kaldırılması nedeni yapılmamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak,  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı  ile davalılar ... ve  ... dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, davalı sürücünün kusurunun yoğunluğuna ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ...  vekillerinin,  yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçelerinin HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, 2-Davalılar  ... ve ...  vekillerinin, yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,1‬0 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılar ... tarafından peşin yatırılan toplam 522,34‬ TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 160,76‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve  ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalılar ...'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/2/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7371e707c50a4c7","SID":"d272e95d3cbf1d16"}}