{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/289 <br>KARAR NO: 2024/272 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/10/2020<br>NUMARASI: 2018/1189 (E) - 2020/589 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 20/2/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacı ... için 46.427,91 TL, davalı ... için 24.300,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsil edilerek adları geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; davacılar anne ve baba için hesaplanan tazminattan ayrı ayrı %5 oranında bakım ve yetiştirme gideri indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda destek pay oranlarının hatalı dağıtıldığını, müvekkili şirket tarafından ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla davacıların zararının karşılandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Yargıtay 4'üncü ve 17'inci Hukuk Dairelerinin süreklilik kazanan kararlarında açıklanan pay esasında; desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi gereksinimleri, kalan yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak, bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay verilmek suretiyle evlenmeden önceki dönem içinde desteğin tüm gelirinin %25'i oranında anneye, %25'i oranında babaya pay ayrılması, desteğin ileride evlenmesiyle birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, desteğin tüm gelirinin %16'sı oranında anneye, %16'sı oranında babaya pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda desteğe iki pay, eşe iki pay, çocuğa bir pay, anne ve babaya birer pay ayrılmak suretiyle, desteğin tüm gelirinin %14'ü oranında anneye, %14'ü oranında babaya pay ayrılması; daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek,  desteğin tüm gelirinin %12,5'i oranında anneye, %12,5'i oranında babaya pay ayrılması, yaşam tablosuna göre  anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa, kalan kişiye diğerinin payı eklenerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekmektedir.Bu hesap biçimine göre çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir.  Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Diğer yandan her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda ise, yukarıda açıklanan Yargıtayın  süreklilik kazanan kararlarına uygun biçimde, davacıların destekten yoksun kalma zararlarının  ölen desteğin 18 yaşını doldurduğu 26/5/2032 tarihinden itibaren kazanç getirici faaliyette bulunacağı, 20 yaşında askere gideceği, askerden geldikten sonra 2036 yılında evleneceği, 2038 yılında birinci, 2040 yılında ise ikinci çocuğunun olacağı, buna göre kazançtan eş için 2 pay, çocuklar ile anne ve baba için 1 pay ayrılacağı kabul edilerek hesapladığının anlaşılması; davalı ... tarafından 60.868,44 TL tazminatın ödendiği 24/9/2018 tarihi itibarıyla destekten yoksun kalma tazminatının toplam 96.928,62 TL olarak hesaplandığı, böylece ödeme tarihi itibarıyla davacıların zararının karşılanmadığının saptanması; nüfus kaydı içeriğine göre 26/5/2014 doğumlu olup, 18/7/2018 tarihinde ölen, böylece kaza tarihinde 4 yaşında olan desteğin ölümü sebebiyle, ekonomik sosyal durum araştırmasına göre davacı anne ...'ın  çalışmayıp aile ekonomisine katkısının bulunmadığı gözetildiğinde yalnızca davacı baba ... yönünden hesaplanacak tazminattan, asgari ücretin %5'i oranında yetiştirme gideri indirimi yapıldığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.845,13 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.515,26‬ TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye  3.329,87‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/2/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f431a85b620594be","SID":"8f1ce5e0f34e5445"}}