{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1839 - 2024/167<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1839 <br>KARAR NO\t: 2024/167<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/14 Esas - 2022/352 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 17/08/2019 tarihinde davacının eşi-sürücü ...'nun idaresindeki araçla, Afyonkarahisar istikametine doğru seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kusursuz yolcu konumunda olup, kaza ile ilgili olarak Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada 20/098/2019 gün ve 2019/10872 Sor. 2019/6660 K. sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, kaza neticesinde ağır yaralanan davacının vücudunda birden fazla kırık tespit edildiğini, uzun süre tedavi görüp, cerrahi operasyon geçirdiğini, aracın davalı şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, dava açılmadan önce davalı şirkete 16/10/2019 tarihinde başvuruda bulunduklarını, ancak zararlarının karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlayamadıklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 32.656,60-TL geçici iş göremezlik, 300.657,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, ayrıca davalı şirketin adresinin İstanbul ili olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, hem yetkisizlik nedeniyle hem de davacının belirsiz alacak davacı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddini, davacı tarafın deli! listesinde yazılı delillerini taraflarına tebliğ etmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, davalı şirketin sigortalının kusuru oranında ve poliçede yazılı limit oranında sorumlu olduğunu, davacıya SGK tarafından rücuya tabi daimi iş göremezlik ödeneğinden bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, hesaplamanın aktüerler siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılmasını, davalı şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, tazminat belirlenirken asgari ücretin baz alınmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının 17/08/2019 tarihli trafik kazası nedeni yaralanması neticesinde %8 oranında engel oranının bulunduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, kazada davacının kusurunun bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının 300.657,27 TL sürekli iş göremezlik, 32.656,60-TL geçici iş göremezlik talep edebileceği, bu miktarlara bedel artırım dilekçesi verildiği, aracın cinsine göre yasal faiz verilebileceği, her ne kadar kısa kararda sehven 30.657,24-TL sürekli iş göremezlik yazılmış ise de bu miktarın 300.657,24-TL olduğu hataen yazıldığı anlaşıldığından miktar gerekçeli kararda düzeltilerek; “Davanın kabulü ile, 32.656,60-TL geçici iş göremezlik, 300.657,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 333.313,87-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; hesap raporunda işlemiş ve işleyecek dönem hesabının eksik yapıldığını, pasif dönem hesabında 2022 yılında AGİ‘nin kaldırılması nedeniyle bu kez asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek bulunan miktar üzerinden hesap yapılmasının doğru olmadığını, asgari ücretin gelir vergisinden muaf olduğunu, kararın kaldırılması halinde hesabın güncel verilere göre yeniden yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, ikametgahları İstanbul olup, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, hatır indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet oranının fahiş olup illiyet bağının yeterince değerlendirilmediğini, ATK 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, hesap raporunda 1,8 teknik faizin esas alınması gerekirken Prograsif Rant Yöntemine göre hesap yapılmasının doğru olmadığını, davacının bakiye ömrünün hesap tarihine göre belirlenmesi gerekirken olay tarihine göre belirlenmesinin doğru olmadığını, kısa kararda “30.657,24TL sürekli işgöremezlik tazminatı” denmişken gerekçeli kararda “300.657,24TL” denilerek, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasının da doğru olmadığını belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDairemizce yapılan araştırmada davalı sigorta şirketinin Ankara’da Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu anlaşılmış olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihat değişikliği de gözetilerek davanın yetkili mahkemede açıldığı anlaşıldığından davalının bu yöne ilişkin istinafına itibar edilmemiştir. <br>\t25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan; “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde, yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, asgari ücret idare tarafından açıklanan bu miktar kadardır. Dolayısı ile açıklanan miktardan gelir vergisi ve damga vergisinin alınıp alınmayacağı idari bir tasarruf olduğundan  varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülemez. Buna göre 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan işgöremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, mahkemece alınan raporda davacının kaza tarihinde emekli olması gözetilerek ve pasif döneme isabet eden zararı belirlenirken asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi alınmaması çalışma karşılığı bir hak olduğu, pasif dönem için ise, çalışma olmaması nedeniyle asgari ücretten bu miktarların mahsubu gerektiği kabul edilerek,  asgari ücretten gelir ve damga vergisi indirilerek belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaba göre tazminata karar verilmesi doğru değildir. Davacının da bilirkişi raporuna itirazları nazara alındığında mahkemece itirazların değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacının tazminat alacaklarının, 7349 sayılı Kanun'la asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesilemeyeceği yönündeki düzenleme nazara alınmak suretiyle belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/05/2022 tarihli, 2021/14 Esas - 2022/532 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekili ile davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan \"istinaf kararı harcının\" talep halinde yatırana iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"964e6b4a003c2c61","SID":"978738f4fa01163f"}}