{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av<br><br>İHBAR OLUNAN\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 19/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait iş yerinden; Fiat marka, Doblo  model, .... şase numaralı sıfır aracın 184.873,40 TL bedelle satın  alındığını, hali hazırda bu aracın plakası ... olduğunu, davacı  aldığı aracı kullanmaya başladıktan sonra aracın “hızlanma esnasında sağa tarafa çekme/yönelme” problemi olduğunu tespit ettiğini, trafikte ciddi derecede risk teşkil eden ve sürücüyü trafikte oldukça zor durumda bırakan bu ayıptan dolayı davacı İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 14.04.2021 tarihli 6638 sayılı genelge Uyarınca 17 günlük pandemi nedeniyle tam kapanmanın da araya girmesiyle birlikte 18.05.2021 tarihine kadar aracı kullanamadığını, 18.05.2021 tarihinde davalıya ait servise ayıbın giderilmesi için başvuran davacıya, 31.05.2021 tarihine randevu verildiğini, randevu günü aracını davalının servisine götüren davacıya, problemin çözülemediği, arızanın lastikten kaynaklı olduğu ve aracı.... A.Ş.'ye ait bayiye götürerek lastikleri kontrol ettirmesi gerektiği söylenerek araç aynı gün içerisinde teslim edildiğini, lastiklerde problem olması ihtimaline binaen 01.06.2021 tarihinde davalının beyanı üzerine ...A.Ş.'ye ait bayinin oto lastik servisine davacı tarafından araç götürüldüğü, testlerin yapıldığını, sağ ve soldaki lastikler birbirleri ile yer değiştirilerek denenmiş ve 02.06.2021 tarihinde, yapılan işlemler neticesinde sağa çekme/yönelme probleminin lastikten kaynaklanmadığını belirtir rapor verildiğini, 03.06.2021 tarihinde  davacı tarafından, tekrar ile, davalının araç servisine randevu başvurusu yapıldığını ve 09.06.2021 tarihine randevu verildiğini, randevu günü davacı, hiçbir onarım yapılmaksızın, aracın torkunun yüksek bulunması sebebi ile sürüşü esnasında sağa yöneldiği, bu nedenle araçta bir ayıp/kusur bulunmadığı gerekçesi ile davacıya iade/teslim edildiğini, bunun üzerine  davacı tarafından 29.06.2021 tarihinde Konya ... Noterliği'nin... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aracın ayıplı olduğu davalı tarafa ihbar edildiğini, müteakiben, Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi ... D. İş dosyası ile delil tespiti davacı tarafından talep edildiğini, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporuna göre de aracın ayıplı olduğu, satış esnasında ayıbın bilinemeyeceği tespit edildiğini, davalı tarafça keşide edilen Konya .. Noterliği ... yevmiye numaralı İhtarname ile davalı şirketin ayıptan sorumlu olmadığı, araçta mevcut kusurun kullanım alışkanlığından meydana gelebileceğinin belirtildiğini, satın alman araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu ve satış esnasında mevcut bulunduğu bir gerçek iken davalı satıcının sorumluluğunun olmadığını belirtmesi hukuktan vareste olduğunu, zira davalının ilgili ihtarnamede belirttiği gibi araçtaki problem sağ aksın sol akstan uzun olmasından veya aracın torkunun yüksek olmasından kaynaklanıyor olsa bile aracın satış esnasında ayıplı olduğu gerçeği değişmediğini, ayıbı olmayan, standartlara uygun bir aracın ani hızlanma anıda veya herhangi zaman zarfında kendiliğinden sağa yönelme probleminin olmayacağının açık olduğunu, davalı tarafa araçtaki ayıp ihbar edilmesine rağmen  eksiklik giderilmediği için aracın ayıpsız bir misli ile değişimini mahkemenizden talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, gizli ayıplı ve trafik güvenliği yönünden tehlike arz eden aracın, bu nedenler ışığında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulünü, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 227/4 uyarınca davacının satım aldığı aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığından dolayı davacının davalı şirket nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, dava konusu araç, 20/04/2021 tarihinde Fiat marka Doblo model  ... şase numarası ile davalı şirketin yetkilisi olduğu bayiiden 184.873,40 TL bedel ile satın alındığını, davacı, 09/06/2021 tarihinde ‘’araç gaza basınca sağ tarafa çekiyor/yöneliyor’’ şikâyeti ile davalıya başvurduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmeksizin, davacının bu şikâyeti üzerine iddia edilen sorunun çözümü için öncelikle aracın lastikleri ile ilgili araştırma yapılması gerektiğini, lastikler ile ilgili gerekli incelemelerin yapılması için Fiat teknik destek birimi TESEO ile görüşüldüğünü ve teknik birimin de yönlendirmesi ile yeni lastik siparişi verildiğini, dava  dilekçesinde iddia edilenin aksine aracın sağ ve soldaki lastiği birbiri ile yer değiştirilmemiş, lastik servisi tarafından daha önce kullanılmamış sıfır diye tabir edilen lastikler söz konusu araç üzerinde denendiğini, yapılan bu test sonrasında aracın lastiklerinden kaynaklı herhangi bir sorun olmadığı anlaşılmış ve bunun üzerine araç müşteriye teslim edildiğini, davacının, aynı şikâyet ile tekrar servisimize başvuru yapması üzerine; 09/06/2021 tarihinde parçalardan kaynaklanan bir sorunun olup olmadığının incelenmesi amacı ile, sırası ile aracın amortisör takozları, z- rotları, salıncakları ve son olarak direksiyon kutusunda değişiklik yapılarak denemeler yapıldığını, araçta parçalardan kaynaklı herhangi bir sorun olmadığı anlaşıldıktan sonra aracın kendi orijinal parçaları araca geri takılmış ve FİAT teknik birimi ile yeniden iletişime geçildiğini, davacı, aracının serviste teknik incelemesinin yapıldığı sırada araçtaki sorundan dolayı araç değişim talebinde bulunduğunu, davalı şirket ve TOFAŞ teknik biriminin detaylı incelemesi sonucunda söz konusu araçta ürün/üretim kaynaklı herhangi bir sorun ile karşılaşılmadığı ve şikâyetin ani kalkışlarda olması ve direksiyonu bırakması halinde oluşabilecek bir durum olduğu, kullanım alışkanlığı ile olabileceği davacıya bildirilmiş ve aracını servisten alabileceği davacıya iletildiğini, davacıya aracını servisten alabileceği bildirilmesine rağmen kendi isteği ile aracını servisten almamış ve bunu da çağrı merkezine ilettiğini, gereken tüm parça değişiklikleri yapılmak sureti ile teknik incelemeler ve denemeler sonrasında araçta herhangi bir sorun olmaması sebebi ile davacının araç değişim talebine olumlu yanıt verilemeyeceğinin belirtildiğini, TOFAŞ Satış Sonrası Teknik Müdürlüğü’nün davalıya iletmiş olduğu bilgiler doğrultusunda; araç üzerinde Cargo tip lastikler olmasından ve araç torkunun yüksek olması sebebi ile direksiyon tutulmadan ani kalkış yapılması durumunda aracın daha uzun olan sağ aks yönüne gitme eğiliminde olmasının normal bir durum olduğu, aracın sakin kullanımında böyle bir durumun meydana gelmeyeceğinin belirtildiğini, söz konusu araç satışından dolayı, davacının iddia ettiğinin aksine davalı şirketin konu ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı davacıya  30/07/2021 tarihinde gönderilen ihtarname de de belirtildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeksizin ,davacı aracı teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisindeki inceleme/incelettirme ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafın iddialarını ve Konya.. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı delil tespitini kabul etmediklerini, bu sebeplerle ve sayın mahkemenizce re'sen göz önüne alınacak nedenlerden dolayı huzurdaki davanın öncelikle... Fabrikası A.Ş.'ye ihbar edilmesine, akabinde söz konusu haksız davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere davacı iddia ettiği ivmelenme sırasındaki sağa çekme sorununun üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetinde olduğu anlaşılmış olup, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre davacı satın aldığı ayıplı üründeki seçimlik haklarından aracın misli ile değişimini talep ettiği, her ne kadar bu talep mahkeme hakimi tarafından resen yapılacak değerlendirme ile ayıbın onarımı mümkün olduğu takdirde ekonomik değerlerler de nazara alınarak ücretsiz onarım şeklinde uyuşmazlığa çözüm takdiri tanınmış ise de, yine yargılamaya esas alının teknik bilirkişi raporunda ayıbın onarılamayacağının tespit edilmesi, yine davalının cevap dilekçesinde de kabul ettiği hali ile mevcut arıza nedeniyle yapılan başvuruların arıza bulunmadığı gerekçe gösterilerek davacıya ayıplı aracın teslim edilmesi karşısında dava konusu aracın onarımının da mümkün olmadığı takdir ve kanaatine varılarak üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunan Fiat-Doblo Combi S2 Premio Plus Black 1.6 120 Mjet E6D Marka, ... Şasi No'lu 2021 Model, ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değişimine  karar ...\" davanın kabulü ile dava konusu Fiat-Doblo Combi S2 Premio Plus Black 1.6 120 Mjet E6D Marka, ... Şasi No'lu 2021 Model, ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin aracın sağa çekme şikayeti ile bağlantılı olabilecek tüm parçaların değişimini sağladığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu dosya muhtevasında yer alan itiraz dilekçelerinde mevcut olduğunu, ilgili bilirkişi raporlarıyla davanın kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete atfedilen hizmet kusurunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının ihbar yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmediğini, dava konusu aracın misli ile değişiminin orantılılık ve ölçülülük ilkesine aykırı olacak olup müvekkili şirketi zarara uğratacağını ve aşırı ifa güçlüğü yaratacağını belirterek istinaf talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; ayıp nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\t6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”  düzenlemesi mevcuttur.<br>6098 sayılı TBK. 222. maddesinde; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.<br>6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Aynı kanunun ayıp durumunda ise alıcının seçimlik hakları  227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre  ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:<br>1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.<br>2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.<br>3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.<br>4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.<br>Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.<br>Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''<br>6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde \"Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.\" hükümleri yer almaktadır.<br>\tDavacı tarafından dava açmadan önce 08/10/2018 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulduğu, değişik dosyasına makine mühendisi tarafından bilirkişi raporunun sunulduğu, raporda aracın otomatik şanzımanındaki 1. vitesten 2.vitese geçişlerideki ''küt'' ses arızasının , devre göre vites geçişlerini sağlayan şanzıman beyninden kaynaklanabileceği, kalkışlardaki  titreşim arızasının kavrama grubundan kaynaklandığı, kavrama grubunun arızalı olduğu,   şanzıman ve kavrama grubundaki arızaların kullanımından kaynaklı olmadığı, arızaların yetkili servis tarafından yapılan ayarlarca giderilemediği, araçtaki bu arızaların aracın garanti süresi içerisinde meydana geldiği , belirli bir süre kullanım sonucunda ortaya çıkabilecek mahiyette ve gizli ayıp niteliğinde olduğu bildirilmiştir.<br>\tDava konusu aracın 20/04/2021 tarihinde sıfır araç olarak alındığı, araç kullanılmaya başlandığında, hızlanma esnasında sağ taraf çekme/yönlenme problemi bulunduğu  şikayetiyle davalı satıcının teknik servisine aracın 2 kez götürüldüğü, araçta yaşanan sorunların devam ettiği, davacı tarafından Konya .. ASHM'nin ... D.İş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırıldığı, tespit dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim 14.08.2021 tarihli  raporda araçta bulunan ayıbın sürücü kullanımından kaynaklanmadığı, aracın mevcut haliyle kullanılmaya devam edilmesi halinde kazaya sebebiyet verilebileceği, yönünden kanaat bildirildiği, mahkemece İTÜ Makina Fakültesi Öğretim görevlilerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan 14.09.2021 tarihli  rapor alındığı, bilirkişilerin dava konusu aracı da inceleyerek tanzim ettikleri raporda araçta yaşanan sorunun trafikte güvenli sürüşü zora soktuğu, kullanımdan kaynaklı olmayan üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliği taşıdığı kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporuna karşı davalı vekilinin itirazı üzerine aynı heyetten alınan 27.11.2022 tarihli ek raporda da kök raporla aynı kanaatlerin bildirildiği, servise başvurmanın ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, bilirkişi raporunun açıklayıcı, denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı,  dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, aracın gizli ayıplı olduğu, araçtaki ayıbın niteliği, aracın yaşı, yaptığı  kilometre dikkate alındığında misli ile değişimini talep etmenin hakkaniyete aykırı olmadığı, bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut  delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 12.628,70 TL harçtan peşin alınan 3.157,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.471,52‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2a9b94354adcc4f","SID":"a142daafd4a343d3"}}