{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/57 <br>KARAR NO\t\t: 2024/362<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/810 E. <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ\t: 22.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.05.2024<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.12.2023 tarih 2023/810 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 21.07.2023 tarihinde, davalı ...'ya ait, davalı sürücü ...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonetin yokuş aşağı park edilmesi esnasında sürücünün kusurundan kaynaklı vitesin boşta bırakılarak, el freninin çekilmemesi nedeniyle 169 metre sürüklenerek müvekkillerinin annesi ...'a çarparak vefatına sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu,  Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/704 Esas numaralı dosyasında dava açıldığını, müteveffanın müvekkillerinin çocuklarının bakımı için müvekkillere yakın oturduğunu ve onların çalışması sebebiyle torunlarının bakımını üstlendiğini, emekli aylığını müvekkillere ve onların çocuklarına harcadığını, ev işlerine yardım ettiğini, müvekkilinin çocuklarının okul sonra bakım ve gözetimi için ekstra bakıcı gideri vermemek adına müvekkilinin kuaför olan eşinin dükkanını erken kapatmak zorunda kaldığından hane gelirinin azaldığını, müvekkillerden ...'nın 2,5 yaşında ve 7 aylık çocuklarının olduğunu, müvekkilinin eşine ait olan iş yerinde çalıştığını, vefat olmasa idi çalışmaya devam edeceğini, ancak vefat nedeniyle yaşı küçük olan çocuğun bakımı için işe başlayamadığını ve bakıcı hizmeti almak zorunda kaldığını, müvekkillerinin müteveffanın vefatı sonrasında cenazesine yetişmek için Almanya'dan uçakla gelmek zorunda kaldığını, cenazenin defnedileceği Erzincan'a yetişebilmek için araç kiralamak zorunda kaldıklarını iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu tutulmak kaydıyla  kaza itibaren işleyecek avans faiziyle kabul edilmezse yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca her bir davacı için 250.000,00'er TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini; davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç başta olmak üzere araç maliki ve sürücünün taşınır ve taşınmaz maları, şirket hissesi, banka hesabı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine başkalarına satış, devir ve temliki ve cebri icra yoluyla satışının önlenmesi için dava sonuna ve alacağın tahsiline kadar üçüncü kişilere devrinin önlemesi için teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz ve 3. kişilere devri engeller nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.     <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, somut uyuşmazlıkta zararın haksız eylemden kaynaklandığı, tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, davacıların bir miktar maddi ve manevi  zararlarının olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğu davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, haksız fiil  tarihi itibarıyla davacı tarafın manevi tazminat alacaklarının muaccel hale geldiği, alacağın rehinle temin edilmediği, ancak davacı taraflarca ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen taraflardan birinin ... Sigorta A.Ş. olması ve ihtiyati haczin şartlarından olan mal kaçırma şartlarının gerçekleştiğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, İİK'nun 257 v.d maddeleri uyarınca, taleple bağlı kalınarak davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulüne, manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine, 10.000,00 TL (5.000,00 TL ..., 5.000,00 TL ... için) maddi, 80.000,00 TL  (40.000,00 TL ..., 40.000,00 TL ... için) manevi tazminat olmak üzere toplam 90.000,00 TL tutarındaki alacağın %15'ine tekabül eden 13.500,00 TL nakdi teminat yatırılması veya bu miktara denk gelen tutarda kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkeme veznesine depo edilmesi halinde, davalılar ... ve ...'ün mahkemece hüküm altına alınan 90.000,00 TL tutarındaki borca yetecek miktarda  taşınır ve taşınmaz maları, şirket hissesi, banka hesabı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının ihtiyati haciz talebinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, ara karar gerekçesinde dava konusu olayla alakasız başkaca bir olaydan bahsedildiğini, verilen ara kararın değerlendirme ve açıklamalarının kopyala yapıştır yapılarak başkaca bir olay konusunun anlatıldığını, bu durumda dava dilekçesinin sağlıklı okunmadığı ve değerlendirilmediği kanaatinin uyandığını, davalı sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuken bir engel bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkilleri ... ve ...'un her biri için ayrı ayrı 250.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, ilk derece mahkemesince manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL üzeriden ihtiyati haciz kararı verildiğini, kalan 420.000,00 TL'lik kısmı yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte zarar meydana geldiğinden, tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel olduğunu, alacağın kesin olarak kanıtlanmasının gerekmediğini, müteveffanın haksız fiil sonucu vefat ettiği sabit olması sebebiyle çocuklarının maddi ve manevi zarara uğramış olduğunun kabulünün zaruri olduğunu, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerekirken ihtiyati tedbir yönünden verilen red kararı ile ihtiyati haciz yönünden verilen kısmen red kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Talep, trafik kazası nedeniyle davacı mirasçılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tHMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. <br>\t Somut olayda, davacılar vekili, maddi  ve manevi tazminat istemli açtığı davada davalı işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz maları, şirket hisseleri, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Tazminat  istemine ilişkin davada davalıların taşınır ve taşınmaz maları, şirket hisseleri, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları uyuşmazlık konusu olmayıp ihtiyati tedbir talep şartları bulunmamaktadır. <br>\tİİK'nın ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat  asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.<br>\tDava, trafik kazası nedeniyle ile desteklerinin ölümünden kaynaklı  davacılarda oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu olay nedeniyle davalıların sorumlulukları 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile ZMMS poliçesi kapsamında sürücünün kusuru oranındadır. Davacıların ileri sürdüğü zarardan davalıların sorumlu tutulabilmesi için kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu bir davranışı bulunması, davacıların bir zararının oluşması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının varlığı gerekli olup, dava dosyasının bulunduğu aşama itibariyle belirtilen hususlar yargılamayı gerektirmektedir. Dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati haciz isteyen davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 704,50   TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 434,65  TL harcın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77e86f610159f2bf","SID":"6a517dbdb9c41758"}}