{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/155 <br>KARAR NO\t\t: 2024/324<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/420 Esas 2023/809 Karar \t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 15.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15.02.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.10.2023 gün ve 2023/420 Esas 2023/809 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davalı borçlunun, davacıya 00712/6298834 nolu hesaba ait çeki ödememesi sebebiyle borçlu olduğunu, İzmir 25. İcra Müdürlüğü nezdinde 2015/17192 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu ödemeyi uzatmak ve davacı alacağını tahsil edememesi için kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacı yanın kendi hesabından kooperatif hesabına 25.000,00TL gönderdiğinden bahisle icra takibine giriştiğini, 2004-2014 yılları arasında davalı kooperatifin başkanlığını yürüttüğünü, usulsüzlükleri ortaya çıkınca istifa ettiğini, usulsüzlüklerine ilişkin hakkında açılmış ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/637 Esas ile kayıtlı sorumluluk davacı ile Çeşme Cumhuriyet Savcılığı 2014/3299 soruşturma numarasında kayıtlı Savcılık soruşturması bulunduğunu, başkanlığı sırasında tek yetkili olup her türlü bankacılık işlemini tek başına yaptığını, yaparken kendi hesabı ile kooperatfi hesabını karıştırdığını, davacı kendi adına bir cari hesap oluşturduğunu, kooperatif hesabı ile bu hesap arasında sürekli giriş çıkış yaptığını, açılan icra takibine ve çek ödemesi için kooperatifin zor durumda kalmaması adına göndermiş  olduğunu iddia ettiği 25.000,00TL yi gönderdiği esnada davacının zaten kooperatife 20.136,26TL borcu bulunduğunu, bedeli gönderdiğinde davacı kooperatife olan borcunu ödemiş olup sonrasında kooperatiften 4.863,74-TL alacaklı hale geldiğini, bedel yıl sonuna kadar parça parça yine kendi hesabına göndermek suretiyle denklendiğini ve davacının davalı kooperatiften herhangi bir alacağının kalmadığını, kooperatifin tüm defter ve kayıtları incelendiğinde durumun ortaya çıkacağını, davacının kötüniyetli olduğunu, ödemenin 2013 yılında yapıldığını, o tarihten bu yana hiçbir talepte buunulmadığını, yeni yönetimin davacının usulsüzlüklerini tespit ettiğini ve yasal yollara başvurduğunu savunarak davanın reddine davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.\t<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDE VERİLEN İZMİR 1. AHM'NİN 2016/67 ESAS 2017/785 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ : Davalı kooperatifin 2013 yılı yasal defterleri TTK ve VUK ilgili maddeleri gereği noter tasdik bilgileri belirtilmiş olup yıl sonu kapanış tasdiki mecburi olan yevmiye defterinin yıl sonu kapanış tasdiki bulunmadığı, ancak Deter i kebir ve envanter defterinin yıl sonu kapanış tasdiki mecburi olmamakla birlikte kooperatif tarafından da kapanış tasdikleri yaptırılmadığı, kooperatifin 2013 yılı yasaldefterlerinin incelenmesi neticesinde 336 diğer çeşitli borçlar hesap kodu altında 336.001 ... alt hesap kodu ile işlem yapıldığı, 31/07/2013 tarih 132 yevmiye maddesi ile 24/07/2013 tarihinde dava konusu 25.000,00TL kooperatif kayıtlarına işlenmiş ve 24/07/2013 tarih itibari ile bakiye olarak 5 326,00TL alacaklı olduğu tespit edildiği, 336.001 ... hesap kodu 31/12/2013 tarihine kadar farklı tutarların muhasebe kayıtlarına işlenmesi sonucu kapatıldığı bakiye 0,00TL olduğu, davalı taraf sadece yasal defterleri biraz ettiği, ancak muhasebe kayıtlarının oluşturulmasına sağlayan belgeler ibraz edilmediği, davacı ve davalı delil olarak ticari defterlere dayanmış olup ticari defterler üzerinde yapılan incelemede dava konusu 25.000,00TL nin 31/07/2013 tarih ve 132 yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu, davacının 24/07/2013 tarihi itibari ile 5.236,11TL alacaklı olduğu, 336.001 ... hesap kodu 31/12/2013 tarihine kadar farklı tutarların muhasebe kayıtlarına işlenmesi sonucu 31/12/2013 tarihi itibari ile davacı borç/alacak kaydının olmadığı, davacıya ait 2013 yılı yevmiye defterinin kapanış kaydının olduğunun belirtildiği, TTK hükümlerine ve Yargıtay kararına göre açılış ve kapanış tasdiki yapmış olan ticari defterler sahibi lehine delil olacağından davalının, davacıya borcunun olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN 2018/128 ESAS 2020/986 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ: İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.09.2017 gün ve 2016/67 E. 2017/785 K. sayılı kararının  resen kaldırılmasına, davanın HMK 114/c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli İzmir Asliye Ticaret  Mahkemesi'ne gönderilmesine, karar verilmiştir. <br>\tİzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/67 Esas 2017/785 Karar sayılı ek kararı ile Dairemizce verilen görevsizlik kararı davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı  vekili 17/02/2021 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin başvurusu HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süreden sonra olduğundan, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>\tEK KARARDAN SONRA DAİREMİZİN 2021/1380 ESAS 2021/1358 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.05.2021 tarih 2016/67E, 2017/785K sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair kararının  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesince görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İZMİR 5.ATM'NİN 2021/901 ESAS 2023/16 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:  Bütün dosya kapsamı ve BAM 11. Hukuk Dairesinin 2018/128 Esas, 2020/986 Karar sayılı ilamına göre davaya bakmaya İzmir Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, gerekçesinde uyuşmazlığın davacı kooperatif yöneticisi / ortağı ile kooperatif arasında kooperatif adına ödeme yapıldığı, iddiasından kaynaklandığını. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99/1 maddesi uyarınca üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde olduğunun belirtmiş olduğu, 1163 sayılı yasanın 98. Maddesine göre bu kanunda bulunmayan hususlarda TTK'nun daki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağının belirtilmiş olduğu, 6102 sayılı yasanın 561 maddesine göre yetkili mahkemenin kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Çeşme ilçesinde bulunduğu ve dava tarihi itibariyle Çeşme Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemeleri) yetkili olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nun 19/3, 116/1-a  ve 138 maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDAİREMİZİN  2023/729 ESAS 2023/712 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ: Somut olayda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99/1 maddesi uyarınca üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde olduğu, aynı yasanın 98. maddesine göre bu kanunda bulunmayan hususlarda TTK'nundaki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağının belirtildiği, 6102 Sayılı Yasanın 561. maddesinde sorumlular aleyhine şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinin yetkili kılındığı, ancak işbu davada sorumlu aleyhine açılmış bir davadan söz edilemeyeceği gibi, HMK'nun 14/2.maddesinde ise ; şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetkinin düzenlendiği, bu bağlamda maddenin ikinci fıkrasında \"Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.\" şeklinde olup, açılan davanın bu kapsamda da değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davada genel yetkili mahkemenin yetkili olduğu, davalı yanca cevap dilekçesinde yetki itirazında da bulunulmadığı gözetildiğinde Mahkemece verilen yetkisizlik kararı yerinde değildir. Bu nedenle davacı tarafın istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.  Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İZMİR 5. ATM'NİN 2023/420 ESAS 2023/809 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı göre;  davalı borçlunun, müvekkiline 00712/6298834 nolu hesaba ait çeki ödememesi sebebiyle borçlu olduğunu, İzmir 25. İcra Müdürlüğü nezdinde 2015/17192 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu ödemeyi uzatmak ve müvekkilinin alacağını tahsil edememesi için kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep edildiği,  İzmir BAM'ın 2021/1380 sayılı kaldırma kararında ve daha sonraki 2023/729 Esas sayılı kaldırma kararında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava yönünden uyuşmazlığın üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlık olduğunu, ticari dava niteliğinde olduğunu belirterek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirtmiş olduğu, yine 2023/729 sayılı kaldırma kararında mahkememizce kesin yetki yönünden verilen karara karşı da davanın  Özel hukuk Tüzel Kişilerin ortaklık ve üyelik işlerinin sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına  veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerin kesin yetkili olduğunu belirterek bu davanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirtmiş olup önceki kaldırma kararı ile sonraki kaldırma kararı arasında çelişkiye düştüğü, BAM' 11. Hukuk dairesi davayı ticari dava olarak ne şekilde görüyor davacının tacir sıfatı yoktur, davacıyı kooperatif üyesi sayıyorsa HMK'nın 14/2 maddesi gereğince  kesin yetki söz konusu devreye girer, davacının dava konusu ettiği alacak davacının ortaklık ve üyelik sıfatı ile oluşan borç ve alacak niteliğinden olmadığı, davacının 3. Kişi olarak kooperatifi diğer kişilere olan borcunu ödemesi sebebiyle 3. Kişi olarak kooperatiften alacaklı olduğu iddiası ile dava açmış olduğundan  üyelik sıfatı ile açılmış bir  davanın olmadığı, üyelik sıfatı yoksa ve tacir de değilse ticaret mahkemeleri davaya bakmaya görevli değildir. Kesin yetki ve görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerin bu hususa uyması gerektiğinden BAM 11. Hukuk dairesinin öncelikle her iki kararı arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde karar vermesi gerektiğinden, mahkemenin eldeki davaya bakmaya dava tarihi itibariyle yetkisizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-ç maddesi ve HMK 14/2 maddesi gereğince, davacının dava dilekçesinin kesin yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Çeşme Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. \t<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, yerel mahkeme tarafından 10.01.2023 tarihli karar ile yetkisizlik kararı verildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu ve İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi 2023/729 E. 2023/712 K sayılı kararı ile yetkisizlik kararının kaldırıldığını, esasa ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderildiğini, yerel mahkemenin BAM kararını uygulamadığını ve yeniden yetkisizlik kararı verdiğini, ilk derece mahkemesinin BAM'ın kararları arasında çelişkiyi gidermesi isteminde bulunarak  hukuka aykırı olarak karar verdiğini, davanın 25.01.2016 yılında açıldığını, 7 yıldır yargılamaya başlanılamadığını, yerel mahkemenin hukuka tamamen aykırı ve keyfi kararı nedeniyle yargılamaya başlanılamadığını, kaldırma kararı doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etme zarureti doğduğunu, davanın ve borcun kaynağının davacı kooperatif adına kooperatif borcunu ödemesi olduğunu, halefiyet ve rücu hükümleri gereği işlem yapılması gerektiğini, yetkisizlik kararında TTK 561'e atıf yapılmış ise de iş bu dava ile TTK 561'in ilgisi olmadığını, kooperatif aleyhine dava açıldığını, bu nedenle davanın, mutlak ticari dava olduğunu, sorumlulara karşı açılmış bir davanın bulunmadığını, kaldı ki TTK madde 561 kesin yetki hali de olmadığını, kooperatifle ilgili kesin yetki hali düzenlenen HMK 14/2 olduğunu, bu maddenin de uygulanmasının mümkün olmadığını, alacağın kaynağının ortaklık ilişkileri ya da üyelik ilişkileri olmadığını, HMK madde 14/2 deki kesin yetki halinin sınırlı olarak sayıldığını, kanunda özellikle ortaklık ve üyelik ilişkisi olarak yazıldığını beyanla dosya kapsamında yetki itirazı olmadığını, kesin yetki hallerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, verilen yetkisizlik kararına itiraz ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüşlerdir. <br>\tGEREKÇE :Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle bir kez daha davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDairemizin evvelki kaldırma kararında da belirtildiği üzere, HMK'nun 14/2.maddesinde; şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetkinin düzenlendiği, bu bağlamda maddenin ikinci fıkrasında \"Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.\" şeklinde olup, açılan davanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği,  6102 Sayılı Yasanın 561. maddesinde sorumlular aleyhine şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinin yetkili kılındığı, ancak bu yetkinin kesin yetki hallerinden olmayıp, davalı yanca cevap dilekçesinde yetki itirazında da bulunulmadığı gözetildiğinde Mahkemece verilen yetkisizlik kararı yerinde değildir. Bu nedenle davacı tarafın istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.   <br>\tKabule göre; davanın açılış tarihi 25/01/2016 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında 06/12/2021 olarak gösterilmesi de yerinde değildir.<br>\tBu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2- İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.10.2023 gün ve 2023/420 Esas 2023/809 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma kararına uygun bir şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15.02.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0c68de8a4df295b","SID":"3a97a205625cde96"}}