{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1983 <br>KARAR NO: 2024/84<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/2/2023<br>NUMARASI: 2022/605 (E) - 2023/114 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 23/1/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; arabulucuya başvurulmadan davanın açılması nedeniyle dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın, vekâlet ücretine hükmedilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanarak ve dilekçe teatisinin ardından duruşma açılıp davanın usulden reddine ve davalı lehine vekâlet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun  (HUAK) 18/A maddesinin, 2'nci fıkrasına göre, Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bu nedenle, yasanın açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nin 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir. Dava dosyasının incelenmesinde, davacılar vekili tarafından 8/8/2022 günü açılan ve ilk derece mahkemesince yargılamanın basit usulde görülmesine karar verilen davanın 14/2/2023 günü yapılan ilk duruşmasında arabuluculuk dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.  HMK'nin 118'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Davanın açılmasının usul hukuku bakımından sonuçlarından biri de davacının, davalının rızası olmaksızın davasını geri alamaması diğer bir anlatımla davayı geri alma yasağıdır. Anılan Kanun'un 326'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Aynı Kanun'un 323'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının \"ğ\" bendi gereğince, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama gideri kapsamındadır.  Öte yandan ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca  maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Anılan tarifenin 7'nci maddesinin 2'nci fıkrasına göre de davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.  Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığının, mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması zorunlu olduğu gibi davalı lehine hükmolunacak vekâlet ücreti bakımından, AAÜT'nin  7'nci maddesinin 2'nci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde yer verilen dava değerine göre vekâlet ücretinin miktarı yönünden, davanın usulden reddi kararının duruşmada verilmesi ile dosya üzerinden verilmesi arasında fark bulunmadığından, davacılar vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar ..., ..., ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 247,7‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılar ..., ..., ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacıların  istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/1/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38407779a4afb6be","SID":"7c4fe08d138102d6"}}