{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1514 <br>KARAR NO\t: 2024/188<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/446 Esas, 2022/698 Karar <br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 15/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada ....... Karar  sayılı kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>                                                  -K A R A R-<br><br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine ....... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari alış verişinin bulunmadığını, müvekkilinin kefil durumunun da söz konusu olmadığını, dava konusu senette asıl borçlunun .......'nın olduğunu, dava konusu senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, yapılacak imza incelemesi ile bunun ortaya çıkacağını, dava konusu senedin müvekkili ile ilgisi olmadığını, senedin zorunlu unsurlarının olmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine İİK Md. 72 uyarınca % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, davacının imza itirazında bulunduğunu, davacının imza asıllarının bulunduğu resmi kurum ve kuruluşlardan imza asıllarının celbini talep ettiklerini, bu nedenle ve dilekçesinde belirttiği nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>Mahkemece; \".... Tüm bu açıklamalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, mahkememizce aldırılan .......... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu bonodaki imzaların davacının elinin ürünü olduğunun tespit edilmiş olması, raporun usulüne uygun ve denetime elverişli  olduğu, davacının iddialarını ispatlayamadığı, iddialarını ispata yarar yazılı delil de sunmadığı, davaya konu bononun zorunlu unsurlarının da tam olduğu anlaşıldığından, açılan işbu menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiş, davalı tarafça her ne kadar tazminat talebinde bulunulmuşsa da takibin durmadığı, mahkememizce verilen bir tedbir kararının da bulunmadığı ve koşulların oluşmadığı anlaşıldığından bu talebin reddine....\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın ticari satımdan kaynaklı menfi tespit davasına konu bono altındaki imzanın davacı müvekkile ait olup olmadığına ilişkin olduğunu, Adli tıp uzmanı tarafından tanzim edilen raporun bulgular ve sonuç kısmındaki maddeler incelendiğinde varılan sonuçlar arasında çelişki olduğunu, ilgili raporun bulgular ve sonuç kısmının, ''İnceleme konusu senette alt sırada atılı kefil imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu, Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu belgedeki üst sırada atılı imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur.'' şeklinde olduğunu, raporun sonuç kısmındaki iki maddenin birbiriyle çelişkili olduğunu, nitekim ilk maddede ilgili kefil imzalarının müvekkile ait olduğu belirtilmiş ise de,  2. maddede inceleme konusu belgedeki üst sırada atılı imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin vurgulandığını, bu hali ile, adli tıp uzmanı tarafından tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor niteliğine haiz olmadığına, yerel mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumundan tekrar ek rapor alınmasını şayet bu mümkün değil ise ilgili kuruma tekrar müzekkere yazılarak sonuç kısmındaki çelişkilerin sebebinin sorularak işbu çelişkilerin giderilmesini talep etmiş iseler de, işbu taleplerinin reddedildiğini, netice itibariyle, dava dosyası bir kül halinde incelendiğinde yerel mahkemece HMK m. 297'de zikredilen gerekçeli kararda dikkat edilmesi gereken hususların göz ardı edilerek eksik inceleme ile yanılgılı bir şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkilinin gerekçeli karar hakkı ihlal edilerek adil yargılanma hakkının yeknesak edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin  kararının tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br> İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, davacının davalıya ........ esas sayılı dosyası ve bu takibe dayanak yapılan bono nedeniyle borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.<br>Mahkemece; davacının iddialarını ispatlayamadığı, iddialarını ispata yarar yazılı delil de sunmadığı, davaya konu bononun zorunlu unsurlarının da tam olduğu, imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığından, açılan işbu menfi tespit davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken ......... TL harçtan, peşin alınan ........ TL'nin mahsubu ile bakiye ....... TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,<br>5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>15.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>  e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"540a14e7fbab70e4","SID":"5d0384f41feaeafa"}}