{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 11/12/2020<br>DAVANIN KONUSU: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 15/02/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, davacıların ortağı olduğu davalı kooperatifin 29.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında davacının genel kurula katılması için noterden vekaletname verdikleri Avukat .... ’a toplantıda oy kullandırılmadığını, Avukat .... ’ın toplantıda bulunması dahi oylanarak reddedildiğini ve genel kuruldan çıkartıldığını, davacılar tarafından avukat .... ’a verilen vekaletnamede; toplantıya katılması, oy kullanması, söz alması, temsil etmesi, şerh düşmesi gibi konularda tam yetki veren özel yetkili bir vekaletname olduğunu, buna rağmen bakanlık temsilcileri ve yönetim kurulunun herhangi bir açıklama yapmadan avukat .... ’ı kanunsuz bir şekilde toplantıya almadıklarını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu temsil başlıklı 49. maddede tanımlandığını, kooperatif ana sözleşmesinin \"Oy Hakkı ve Temsil\" başlıklı 24. maddesine göre: “…yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir ortağın oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebilir” hükmünün açık olduğunu, başkası için temsilci tayin edebilen ortağın, kendisi için hayli hayli temsilci atayabileceğinin aşikar olduğunu, toplantıya katılamayan Avukat ... ın toplantıda alınan kararlara şerh düşemediğini, açıklamada bulunamadığını, bu nedenle genel kurul toplantısının iptal edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, genel kurul kararları 1163 sayılı kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına uygun olmadığını belirterek genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun \"Temsil\" başlıklı  49. Maddesi'ne göre, bir ortak Genel Kurul toplantısında oyunu sadece başka bir ortağa kullandırabileceğinin düzenlendiğini, ana sözleşmenin oy hakkı ve temsil ile ilgili 24. maddesinde de; \"Bütün ortaklar genel kurula katılma hakkına sahiptir. Her ortak yalnız bir oya sahip olup, yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir ortağın oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebilir\" hükmünü içerdiği, bu sebeple bir ortağı yalnızca diğer ortağın temsil edebileceğini, ortaklık şartı aranmayacak haller eş ve birinci derece akraba olmak ile sınırlandırıldığını, kanun koyucu ortaklık şartı taşımayan avukatların da bu konuda bir temsil yetkisi olduğunu değerlendirmiş olsa idi böyle bir sınırlama yoluna gitmeyeceğini, buna ilişkin yargıtay kararlarının bulunduğunu, Genel Kurul, usul ve yasaya uygun olarak toplandığını, davacı tarafın iddiaları hukuki mesnetten yoksun olduğunu, genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Davacı ortaklar tarafından genel kurulda yetki verdikleri avukatın toplantıya alınmadığı, alınan kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile iptali talep edilmiş ise de; gerek Kooperatifler Kanunu gerek kooperatif ana sözleşmesinin 24. maddesine göre genel kurulda bir ortağı yetki veya vekalet ile bir kişinin temsil edebileceği, bunun da ortak veya eş ve birinci dereceden akraba olması gerektiği, bu nedenle davacılar tarafından yetki verilen avukatın genel kurula alınmamasında yasaya aykırılık bulunmadığı, başkaca iptal nedeni ileri sürülmediği gibi alınan kararlarda toplantı ve karar nisaplarına uyulduğu, yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durumun söz konusu olmadığı bu nedenle de iptalinin gerekmediği anlaşılmakla davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 29 Eylül 2019 tarihli genel kurul toplantısında, müvekkillerinin genel kurula katılması için noter aracılığı ile özel vekaletname ile yetkilendirdikleri Avukat ... ın toplantıya kabul edilmediğini, müvekkillerini temsil etmesinin engellenerek oy haklarının engellendiğini, müvekkilleri tarafından Avukat ....a verilen vekaletnamede toplantıya katılması, oy kullanması, söz alması, temsil etmesi, şerh düşmesi gibi konularda tam yetki veren özel yetki tanıyan bir vekaletname olduğunu, buna rağmen bakanlık temsilcileri ve yönetim kurulunun herhangi bir açıklama yapmadan kanunsuz bir şekilde toplantıya almadıklarını, bu nedenle genel kurul toplantısının iptal edilmesi istemiyle dava açıldığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun temsil başlıklı 49. maddesi uyarınca avukatın temsile yetkili olmadığı şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığını, aynı kanunun 50. maddesinde oy kullanamayacak olan kişiler sınırlı olarak sayılmış olup bu maddeden yola çıkarak özel vekaletnamesi olan avukatın madde hükmünde sayılanlardan biri olmadığını, bilirkişi raporunda açık bir nedene dayandırılmadan kabul edilen avukatın temsile yetkili olmaması hususunun, müvekkilinin temsil yetkisinin kısıtlanmasına sebep olduğu gibi başta Avukatlık Kanunu hükümleri olmak üzere hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin raporunun karar kurmaya elverişli olmadığını, görevlendirilen bilirkişinin mali müşavir olması, inceleme yapılması öngörülen konular bakımından uygun olmadığını, raporda bilirkişinin incelediği dürüstlük kuralına aykırılık hususu da hakimin genel bilgi ve tecrübesiyle değerlendirebileceği bir husus olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinde avukatın, ortağı temsil edemeyeceğine dair bir madde bulunmadığını,  eksik olarak  hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükmü kabul etmediklerini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. ve .... K. sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Dava, davalı kooperatifin 29.09.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali davasıdır.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 49. maddesi ile ana sözleşmenin 24. maddesinin kooperatif ortağı olmayan bir avukatın özel yetki veren bir vekaletnameye haiz olsa bile temsilci sıfatıyla genel kurul toplantılarına katılmasına imkan vermemesine, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/2024\t\t<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab24030f9f938a9c","SID":"911a9479d3bb3fb3"}}