{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/970 <br>KARAR NO\t\t: 2024/233<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/716 Esas 2021/136 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 02.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.02.2024<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2021 tarih 2020/716 Esas 2021/136 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili,  müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, 05/11/2020 tarihli genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde pay miktarına itiraz edip, bu konudaki muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiğini, 12/07/2016 tarihinde yapılan genel kurulda, ortaklardan ...’un hissesinden bir miktarını diğer ortak ...’a devretmesi hususunda açılan davanın derdest olduğunu, ayrıca davalı şirketin 19/04/2018 tarihli genel kurulunda, 1500 adet payın ...’dan ...’a devredildiğini, devredilen payın toplam payın %2’sine karşılık geldiğini, bu genel kurul kararlarına ilişkin davanın da İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/376 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, dava konusu ettikleri devredilen paylarla ilgili henüz verilmiş bir karar bulunmadığını, bu konudaki kararlar kesinleşmedikçe 05/11/2020 tarihli genel kurulun hazirun cetvelini kabul etmediklerini, 05/11/2020 tarihinde  yapılan genel kurulun hazirun cetvelindeki payların gerçeği yansıtmaması nedeniyle butlan veya yoklukla malul olduğunun tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde diğer davaların bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.   <br>\tCEVAP : Davalı vekili, dava dilekçesinde herhangi bir genel kurul kararına dahi atıf yapılmadan, yapılan genel kurulun butlan veya yoklukla malulüne karar verilmesinin talep edildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 445 ve 447. maddelerine atıf yapan 622. maddeleri ile yasa koyucunun, çok açık ve net bir şekilde genel kurulda alınan kararların “batıl” olduğunun tespiti için dava açılabileceğini, davacının bizzat katılarak oy kullandığı 08/11/2018 tarihli olağanüstü genel kurulda da ayni hazirun cetveli ile katılım söz konusu olduğu halde, davacının hazirun cetveline itirazının olmadığını, alınan başka kararlar yönünden muhalefet şerhi koyduğunu, bu durumun HMK'nun 29 maddesi gereğince “çelişkili davranma yasağı\"na aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu 05/11/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurulda bütün kararların oybirliği ile alındığını ve davacının da alınan kararlara muhalefet şerhi koymadığını, muhalefet şerhinin yalnız hazirun cetveline ilişkin olarak konulduğunu, bu şerhin toplantıda alınan kararlardan herhangi birine atıf yapılmadan genel geçer nitelikte bir irade beyanı olup “muhalefet şerhi” niteliği taşımadığını, ret oyu kullanılmaması ve muhalefet şerhi konulmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı tarafın bekletici mesele yapılmasını talep ettiği davaların bu dava ile ilgili bulunmadığını, kararların kaldırılmasının davanın reddi gerekçelerinin bulunmaması nedenine dayandırıldığını bildirmiş, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 05/11/2020 tarihli 2019 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının asaleten ve vekaleten davacı dahil tüm ortakların katılımı ile yapıldığı, bütün kararların oy birliği ile alındığı, alınan kararlar içinde yokluk ve butlan müeyyidesine tabi nitelikte ve TTK'da sayılan nitelikte kararların bulunmadığı, davacının toplantının gündem maddelerine geçilmeden önce hazirun cetveline ilişkin olarak muhalefet şerhi sunduğu, gündem maddeleri için de hazirun cetveli ile ilgili bir gündem maddesinin bulunmadığı, davacının bütün gündem maddelerine olumlu oy kullandığı gibi hiçbir gündem maddesine ilişkin olarak muhalefet şerhi koymadığı birlikte değerlendirildiğinde davaya konu genel kurul kararlarının yokluk ve butlanı gerektirecek niteliklerinin bulunmadığını, bunun yanında yapılan pay devirleri nedeniyle görülen davaların derdest olması nedeniyle hazirun cetvelindeki payların gerçeği yansıtmaması nedeniyle davaya konu genel kurulun butlan veya yoklukla malul olduğu iddiasında bulunmuş ise de şirketin üç ortaklı olup pay devrinin ortaklar arasında yapıldığı, davacı tarafça dava konusu edilen 3/150 hissenin devrinin iptaline karar verilse dahi bu payın devreden ortağa geri dönmesi, devreden ortağın genel kurulda kendisinin vekaletname ile payını devrettiği ... ile temsil edildiğini, pay oranının genel kurulun toplanması ve karar nisabı açısından genel kurulda alınan kararlara hiçbir etkisinin bulunmayacağı gibi kullanılan kabul oyunu da değiştirmeyeceği göz önünde tutulduğunda genel kurulun veya genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulü mümkün olmadığını, T.T.K'nun 446 (1/a) maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına yazdırmış olmaları gerektiğini, davacı tarafça toplantının başında gündem maddelerine geçilmeden önce hazirun cetveli konusunda açıklamalar yapılarak muhalefet şerhi konulmuş ise de bu konunun gündem maddesi olarak genel kurulda görüşülmediği ve oylama yapılmadığı, buna göre dava konusu olmasının mümkün bulunmadığı, bunun yanında genel kurulda alınan kararların  bütününe davacı tarafça olumlu oy kullanıldığı gibi, alınan bütün kararlar için muhalif kalındığına dair bir şerhin yazdırılmadığı, davaya konu kararların hiçbirinin resen gözetilmesi gereken ve yoklukla maluliyet yaptırımına tabi nitelikte kararlar olmadığı gibi kararların iptali istemli olarak iptal davası açılması konusunda TTK'nun 446.maddesinde aranan ret oyu kullanmak ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının gerçekleşmediği göz önünde tutularak dava ön şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece cevap dilekçesi ve eklerinin bir örneğinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bunun HMK'nun 27. Maddesi gereğince Hukuki Dinlenilme Hakkı ilkesine aykırı olduğunu, terditli talepleri konusunda karar verilmediğini, müvekkil ile davalı şirket arasında süregelen davaların payların mevcut durumunu değiştireceğini, dolayısıyla pay cetvelindeki durumun doğru olup olmadığının önemli olduğunu, pay devrine ilişkin  İzmir 2. ATM' de 2018/856 E  ile açılan davanın 2018/1609 K ile reddedildiğini, ancak İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin 2019/1174 E-2019/1136 K  sayılı kararıyla bu kararın bozulduğunu, dosyanın halen İzmir 2. ATM’de 2019/376 sayıyla derdest olup aynı mahkemenin 2020/336 E numaralı dosyanın sonucunun beklendiğini, taraflar arasında bu şekilde birden çok dava olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, davalı şirketin 05/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısının butlan veya yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda; davacı ortağı olduğu davalı limited şirketin 05/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısının gündem maddelerine geçilmeden önce hazirun cetvelindeki pay miktarına itiraz edip, buna ilişkin muhalefet şerhi sunarak, pay devirleri nedeniyle görülen davaların henüz derdest olması nedeniyle hazirun cetvelindeki payların gerçeği yansıtmaması nedeniyle genel kurulun butlan veya yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafça toplantının başında gündem maddelerine geçilmeden önce hazirun cetveli konusunda açıklamalar yapılarak muhalefet şerhi konulmuş ise de bu konunun gündem maddesi olarak genel kurulda görüşülmediği ve oylama yapılmadığı, buna göre dava konusu olmasının mümkün olmadığı, bunun yanında genel kurulda alınan kararların bütününe davacı tarafça olumlu oy kullanıldığı gibi alınan bütün kararlar için muhalif kalındığına dair bir şerhin yazdırılmadığı, buna rağmen davacı tarafın genel kurulda alınan bütün kararların yoklukla malul olduğunun tespitini talep ettiği, davaya konu kararların resen gözetilmesi gereken ve yoklukla maluliyet yaptırımına tabi nitelikte kararlar olmadığı gibi kararların iptali istemli olarak iptal davası açılması konusunda TTK'nun 446.maddesinde aranan ret oyu kullanmak ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava ön şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02.02.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb5958611184e89c","SID":"1266faf896ed3df1"}}