{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/645 Esas<br>KARAR NO: 2024/336<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2021<br>NUMARASI: 2021/78E, 2021/421K.<br>DAVANIN KONUSU: Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, markanın hükümsüzlüğü<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 1986 yılında yayıncılık hayatında başlayan “...” grubunun sınavlara hazırlık amaçlı kitaplar çıkartmaya başladığını, daha sonra “...” ve “...” markaları adında Türkiye'nin en çok satan ve tercih edilen dergilerini yayınlamaya başladığını, bugün müvekkilinin 2014 şube ve 6000'in üzerinde öğretmenle hizmet vermekte olduğunu, müvekkili ... markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin 4 yayınevi, yüzbinleri aşan öğrencisi ve onbine yakın öğretmeni bulunmakta olduğunu, müvekkiline ait ... yayınları şekil, ... dershanesi şekil, ... koleji anaokulu, ... koleji, ... koleji Anadolu ve fen lisesi, ... koleji Anadolu Lisesi, ... koleji fen lisesi, ... koleji ilkokulu, ... koleji ortaokulu, ... akademi, ... okulları, ... akademi ortaokulu, ... adedemi Anaokulu lisesi, ... akademi Anadolu ve fen lisesi, ... özel öğretim kursları marka tescillerinin bulunduğunu, davalı tarafça tescil başvurusu yapılan markanın müvekkilinin tescilden doğan haklarına zarar verdiğini, iltibas ve iktibas tehlikesi doğurduğunu, davalı markası ile müvekkili markalarının benzer olduğunu ve aynı sınıfta tescilli olduğunu, davalının daha önce 2 defa yapmış oldukları marka başvurularının reddedilmiş olmasına rağmen 4. Kez yaptıkları başvurunun kabul edilmiş olduğunu, davalının markasını tescilli olan hali ile kullanmadığını, fili kullanımda “...” ibaresinin ana unsur olarak kullanıldığını, davalı markansın müvekkili seri markası olarak algılandığını, davalı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini tüm bu nedenlerle markanın hükümsüzlüğü ve terkinini,,davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, tedbire hükmedilmesine, verilecek  hükmün  ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının Türkiye de \"...\" markası ile tanındığını, davacının da ... olarak tanınırlığından ziyade ... olarak tanınırlığından bahsetmiş olduğunu, davacının detaylı şekilde anlatımları dikkate alındığında, davacı şirketin ... olarak ülke çapında tam anlamıyla tanınmışlığından söz edilmesinin  mümkün olmadığını, davacının sunmuş olduğu tescilli markaları başlı başına sadece ... olduğunu, müvekkiline ait markanın ise bir bütün olarak \"...\" şeklinde olduğunu, müvekkili markasının içerindeki tek bir kelimenin davacı nezdinde iltibas ve iktibas tehlikesi yaratmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin başlı başına \"...\" ibaresini ön plana atma düşüncesi ve gayesi içerisinde olmadığını, İnternet sitelerine bakıldığında, okul tabelası kullanım şekli, marka logosu \"... \" ibaresinden yarar sağlanmadığının tespit edileceğini, müvekkilinin markasını tescile aykırı bir şekilde kullanımı ve tüketiciyi yanıltma girişimi olmadığını, müvekkil şirkete ait okulların merkez sınırları dahilinde olduğunu, merkez sınırları içerisinde davacıya ait \"...\" markası ile bir bir okul da mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-Karar kesinleştiğinde tecavüzün tespit ve önlenmesine karar verildiğinden hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,3-Davalıya ait ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicile işlenmek üzere TPMK’ya gönderilmesine,4-HMK 389 vd. maddeleri de gözetilerek davalının ... ibaresi altında hür türlü tanıtım, reklam, tabela vb tanıtım vasıtası olarak kullandığı evrakın kullanımının tedbiren önlenmesine, üçüncü kişilerin haklarının korunması yönünden ve ispat vasıtası olması nedeniyle ticari evrak ve faturaların kapsam dışında tutulmasına,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece “...” isimlerinin gerek davacı tarafça gerekse de müvekkil tarafla tescil edilen markalarla karışma ihtimalini belirtmiş ise de müvekkilinin Antalya ilinde “ ...” markası ile hizmet verdiğini, davacının Antalya ilinde herhangi bir “...” adı altında eğitim faaliyeti olmadığı gibi Türkiye'de ... okulları olarak da okullarının olmadığını, kullanılan marka TPE’nün onaylamış olduğu marka olduğunu, gerek logo gerek “...” ibaresi gerekse de davacı firmaya ait olan isimlerinin Antalya ilinde faaliyette olmaması nedeniyle markaların benzerliğinden söz edilemediğini,markada sadece ... değil ... ibaresinin de aynı boyutta ve formatta yazılmakta ve kullanıldığını, bu nedenle hükme esas bilirkişi raporundaki aleyhe hususları reddederek iş bu kararın kaldırılmasını, haksızlık var ise bu hatanın TPE’nin hatasından kaynaklandığını, bu nedenle davanın açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinden de müvekkilin sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME Dava konusu hükümsüzlüğe konu davalı markası; ... nolu \"...\" ibareli marka olup  41. Sınıfda  18.7.2017 tarihli başvuruya istinaden 27.12.2017 tarihinde tesci.dilmiş  olduğu anlaşılmıştır. Dava tarihi; 10.03.2021'dir.Davacıya ait ... ana unsurlu ve  16 ve 41. sınıflarda tescilli markalar bulunmaktadır. ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) Davacı markalarından .. numaralı ... ibareli marka 16. sınıfta \"üniversiteye hazırlık dergisi, broşür, kitap, mecmua gazete\" emtiasında 23.09.1992' den beri tescilli, ... numaralı ... ibareli marka ise 39 ve 41 sınıflarda \"eğitim hizmetlerini\" kapsar şekilde 03.06.1999'dan beri davacı adına tescillidir.-Antalya 3AS.HM'nin değişik iş dosyasında marka vekili ve bilgisayar müh bilirkişi müşterek raporunda; işletmenin ... Şti tarafından işletildiğini, kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.-Bilirkişiler marka vekili ... ve eğitimci  ...'nin 17/05/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle: Davacıya ait  marka şekilleri ile davalının  marka şekli görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşımakta olduğunu, ,Davacı markaları ile davalı markasının  aynı sınıfta tescilli olduğunu  ve davalının şekilli ve “...” okunuşlu markası “...” ibaresinin her iki tarafa ait markalarda da ortak ve ana unsur olması dikkate alındığında, taraf markaları için ortalama tüketicinin mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin oluştuğunu, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin bulunduğunu bildirmişlerdir.-İkinci Bilirkişi heyeti marka vekili ..., yayıncı ve eğitimci ... ve eğitim sektörü bilirkişisi ...'ün 13/08/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle : Davalı ...TİC, LTD. ŞTİ. adına tescilli ... numaralı, “...” ibareli, görseline haiz dava konusu markanın SMK 6/1 hükmü çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalı yanın dava konusu marka tescil başvurusunu gerçekleştirir iken kötü niyetli olarak değerlendirilebileceği, bu halde dava konusu ... numaralı, “...” ibareli, görseline haiz dava konusu markanın SMK 6/9 hükmü çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, ancak konu hakkında nihai takdirin yalnızca Mahkemeye ait olduğu, davalı yanın gerçekleştirdiği tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunu  bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti meni refi istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ... esas unsurlu pek çok markası mevcut olup, dosyadaki belgelere göre en eskisi ... numaralı olan \"...\" ibareli markanın 41.sınıfta 03.06.1999 Tarihinden itibaren tescilli olduğu, davalının  hükümsüzlüğe konu ... numaralı \"...\" ibareli markasının ise 41.sınıfta 08.07.2017 tarihli başvuruya istinaden tescil edildiği, davalının markasının esas unsurunun ... ibaresi olup dosyadaki bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere; asli unsurları aynı olan markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, delil tespit dosyasına yansıyan görsellere göre ise davalının kullanımda ... ibaresini öne çıkardığı, kullanımın aynı hizmet sınıfına ilişkin olduğu da dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Davalı, davacının Antalya ilinde ... okulları adı altında herhangi bir faaliyeti olmadığını, yargılama giderlerinde de müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüş ise de; markanın ülkeselliği ilkesinin geçerli olduğu, davalının daha önce yaptığı marka başvurularının davacının itiraz üzerine reddedildiği, davalının fiili kullanımda da ... ibaresini öne çıkardığı, davaya sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alındığında bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 32,50-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a1e495977ffa12b","SID":"31d688c16467d717"}}