{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1428 - 2024/127<br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1428 <br>KARAR NO\t: 2024/127<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ..........<br>ÜYE\t\t:.............<br>ÜYE\t\t: .........<br>KATİP\t\t: .........<br><br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/104 E., 2022/440 K.<br><br>DAVACI\t: ...........<br>VEKİLİ\t: Av. .............<br>DAVALILAR\t: 1 -............<br>VEKİLİ\t: Av. ...........<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada .......... Karar sayılı dosyasında verilen 27/04/2022 tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>- K A R A R -<br><br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ............. Şti. ve ......... Şti. aleyhine .............. esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının bu borca haksız yere itiraz ederek takibin durduğunu, dava dışı ........... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, müvekkili şirket sigortalısı .......... Tarafından ............. isimli firmaya ................ numaralı fatura kapsamında muhtelif modellerde ............ adet bulaşık makinesi satışının yapıldığını, satım sözleşmesi emtianın .......... firmasının müşterisi olan ....... olan  taşıma işi için davalı ...............  ile anlaştığını, bu şirketin ise fiili taşıma görevini davalı ............. yapmasına karar verdiğini, sözleşmeye konu emtianın 07/08/2019 tarihinde taşınma esnasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde hasarlanmasından dolayı tekrar müvekkili şirketin sigortalısına getirildiğini, taraflarınca arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, bu süreçte herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalıların yerleşim yerlerinin Gaziantep  olduğundan dolayı yetkili mahkemenin Gaziantep Mahkemeleri olduğunu, sigortalı şirketçe müvekkili şirkete yapılan ihbar sonrasında hasar dosyasının oluşturulduğu ve ................. İle anlaşılıp ekspertiz incelemelerine başlandığını, ............. tarafından gerçekleştirilen taşıma esnasında, şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesinden dolayı ............. tarihinde yaşanan tek taraflı trafik kazasının gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, yerinde yapılan ekspertiz çalışmasında 25 adet ürünün tamamen ezildiği, büküldüğü, parçalandığı ve ağır şekilde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bununla beraber kenarları strafor, karton ve PE ile sargı ambalajlı olan ............ adet ürünün tamamının ambalaj yapılarının bozulmuş olduğu ve diğer ürünler üzerinde yapılan incelemelerde ise makinelerin genel olarak üst kapak, dış kasa ve muhtelif aksamlarının ezilmiş / kırılmış olduğunun ve tamamının muhtelif bölge ve aksamlarında ezik, göçük, kırık vb. hasarların mevcut olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporunda ayrıntılarıyla hesaplanmış olan hasar tazminatının  poliçe kapsamında değerlendirildiği ve dava-dışı sigortalıya ödenerek zararın tazmin edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen .............. TL'nin halefiyet prensibi gereği rücuen talep edildiğini, davalılar tarafından bu miktarın ........... TL'sinin kısmi olarak ödendiğini, kalan miktar için ise herhangi bir ödeme durumunun söz konusu olmadığını, ........... Konvansiyonu madde 17 hükmü gereği taşıyıcıların emtia teslim alma ve teslim etme arasındaki periyotta meydana gelen hasarlardan sorumlu olacağını, trafik kazasının gerçekleşmesinde davalı şirketin çalışanı olan şoförün kusurunun bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen tazminat meblağının fahiş olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun .......... hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiğini, yurtdışında meydana gelen trafik kazası sonucu araçlarının ve araçtaki mallar için taraflarınca eksper görevlendirildiğini, ekspertiz raporuna göre kaza sonrası araçtaki malların incelendiği ve hasar tespit çalışmasının yapıldığını, bulaşık makineleri içerisinde hasarsız olan makinelerin mevcut olduğu gibi, sadece ambalajı hasarlı mallar da olup, basit ezik ve kirlenme olan malların da olduğunu, bu sebeple malların tam hasarlı olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini,  trafik kazası sonrası Türkiye'ye geri getirilen taşımaya konu malların en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için potansiyel alıcı ve fiyat tekliflerinin araştırıldığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, taşıma hukuku açısından taşıyıcının sorumlu kabul edilebileceği hasar borcunun icra dosyasına ödendiğini, taşıyıcıdan %10'luk ilave bedel adı altında bir tazminat talep edilemeyeceğini, müvekkilinin hasar sebebi ile sorumlu olduğu düşünülse dahi hasarda taşıyıcıya rücu meblağı ........... hükümlerine göre hesaplanmadığını, ........... içtihatlarına göre faizin başlangıç tarihi davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih değil takip tarihi olduğunu, ayrıca .......... madde 27'ye göre faiz oranının %5 olduğunu, davacının icra inkar tazminat talebinin istikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre alacağın likit olmaması sebebiyle kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece, \"...Davacının yapmış olduğu ödemenin ise ödemenin yapıldığı tarihteki kura göre ............ EU olarak hükme esas alınmıştır. Buna göre tablo;<br> <br> Fatura Bedeli<br>Sovtaj Bedeli<br>Ödeme<br>İlave Bedel<br>  Toplam <br> Davacının Talebi<br>...........<br> Mahkemece Esas Alınan<br>.........<br>-<br><br><br>şeklinde oluşmuştur. Tablodan da anlaşılacağı üzere davacının rücuya tabi alacak olarak talep edebileceği bir miktar kalmadığı anlaşılmıştır. Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirme; AAÜT tarifesi'nin 13/4 hükmü \"Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın rücuya tabi bir maddi tazminat olduğu nazara alındığında davalılar lehine tarifenin 2. Kısmı 2. Bölümüne göre vekalet ücreti belirlenmiştir. Davanın ret sebebinin davalılar için aynı olması ve tek bir vekille temsil edildikleri de nazara alındığında tek bir vekalet ücreti yönünde hüküm kurulmuştur. Tüm dosya kapsamı denetime elverişli olarak alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sürücü ...'ın trafik kazasının meydana gelmesinde ağır kusurlu olup davalıların trafik kazası sonucu emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduklarını, yapılan ekspertiz incelemesinde, ............ plakalı aracın yoldan çıktığı ve ağaçlık alanda sağ yan tarafına doğru devrilmiş olduğunu, dağılan ürünlerin yeniden istiflenmesi sırasında dik konumda olması gerekirken ters yada yatay yükleme yapıldığı, ...... adet ürünün tamamen ezildiği, büküldüğü, parçalandığı ve ağır şekilde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, eksper raporu ve ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere davalı taşıyıcının şoförünün araç direksiyon hakimiyetini kaybederek %......... asli kusuru ile emtianın hasarlanmasına sebebiyet vererek trafik kazasına neden olduğunu, kaza akabinde etrafa saçılan ve dağılan ürünlerin yeniden istiflenmesi sırasında dik konumda olması gerekirken ters yada yatay yükleme yapıldığını, gerekli özenin gösterilmeyerek araca yükleme yapan taşıyanın adamlarının basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özeni göstermediğinin açık olduğunu, Yargıtay emsal kararında şoförün kusursuz olmasının taşıyıcıyı sözleşmesel sorumluluktan kurtarmayacağına vurgu yaptığını, ilk derece mahkemesi tarafından dava konusu olayda tır sürücüsünün %100 kusurlu bulunmasının ağır kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceği ağır kusur kanıtlanamadığından taşıyıcının sorumluluğu bakımından sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanması gerektiği ifade edilmişse de bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, ağır kusurun bütün şartlar altında trafikte gerekli olan özenin mutat olmayan aşırı ölçüde ihlal edilmesi ve ortaya çıkan olayda açıkça belli olan şeylerin hesaba katılmaması hallerinde mevcut olduğunu, marka klozuna göre ürünlerin sovtajının mümkün olmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından tazminatın belirlenmesinde tüm mal zayi olmuş gibi değerlendirme yapılamayacağı şeklinde kanaate varıldığı ve yük alıcısının yükü imha etmediği, ticari olarak kullanmaya devam ettiği varsayımında ......... Euro sovtaj bedelinin somut olaya uygulanacağının belirtildiğini, ancak bu hususta poliçede marka klozunun gözden kaçırılarak hataya düşüldüğünü, söz konusu taşımaya konu ürünlerin tescilli bir markanın ürünü olduğunu, ekspertiz raporunda ifade edildiği üzere marka klozu mucibinde hasarlı olan emtia ile ilgili sovtaj değerlendirmesinin yapılamadığını, çünkü sovtaj yapılması halinde marka değerinin zarar görmesi ile ticari hayatta büyük kayıplara yol açabileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş halefiyet ilkesine göre sigorta şirketinin hasarın tazmin edilmesi ve hasarlı malların tasarruf hakkına sigortalının hukuku çerçevesinde sahip olabilmesinin sağlandığını, sovtaja ilişkin değerlendirmelerde bulunurken dikkate alınması gereken temel unsurların sigortalının onayı, hasarlı malların tasarruf hakkına sigortalının hukuku kapsamında sahip olunması ve sovtaj işleminin gerçekleşmesi durumunda hasar azaltıcı etkisinin olduğunu, müvekkili sigorta şirketi ve sigortalı ......... arasındaki sigorta sözleşmesinde marka klozu ile taşımaya konu ürünlerin sigortalı firma tarafından güvence altına aldığı, sovtaj hususunda tüm insiyatifin sigortalıya bırakıldığını, ekspertiz raporu ile çelişen ve marka klozu göz ardı edilerek hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları ile ekspertiz raporları arasında fark olmasının ve raporun eksik tanzim edilmesi halinde yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında olduğunu, %10 ilave hasar bedelinin hesaplamaya dahil edilmesinin gerektiğini, sigorta sözleşmelerinde düzenlenen %10 ilave bedel düzenlemesinin sigortalanan menfaatin rakamsal değeri üzerinde tarih ve coğrafi bölge değişikliği sebebiyle oluşabilecek rayiç fiyat değişikliğinin teminat altına alınabilmesi amacıyla getirildiği ve emtianın ihracatçısının alışveriş sonundaki kar beklentisini ve diğer görünmeyen masraflarını kapsadığını, bu masraflar içerisinde uluslararası taşımacılık söz konusu olduğunda emtianın satışının döviz kuru üzerinden gerçekleştirilmesi dolayısıyla kur farkından doğması muhtemel zararlar ile emtiaların hasarlanması veya zayi olması neticesinde sigortalının emtianın eksik tesliminden kaynaklanan muhtemel zararları gibi masraf kalemlerinin bulunduğunu, satıcı firma tarafından yabancı para cinsinden düzenlenen faturaların, alıcı firmaya ulaşana dek geçen süre içerisindeki kur değişikliği sebebiyle emtia fiyatlarında değişikliğe sebep olabileceğinden, bu değişikliğe istinaden sigortalının mağduriyet yaşamaması adına  %10 ilave bedel sigorta poliçelerine dahil edildiğini, dolayısıyla tazmin edildiğini, heyet tarafından hazırlanan raporda sigorta poliçesinde ilave edilen hasar bedelinin klozunun rücu edilemeyeceği görüşüne katılmadıklarını, Yargıtay kararında da açıkça %10 ilave bedelin eklenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığının ifade edildiğini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin taleplerinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, ispat haklarının hiçe sayılarak eksik tahkikat sonucu hüküm kurulduğunu, hak arama özgürlüğü kapsamında iddia, savunma haklarının ihlal edilerek iddialarının ve savunmalarının dikkate alınmadan, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiğini, itirazlarının gerekçeli olarak cevaplanacağı bir bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin reddedilmiş olmasının ispat haklarının açık ihlali olduğunu, her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından poliçede yer alan marka klozu dikkate alınmadan hatalı değerlendirme yapıldığı ve yine hatalı olarak %10 ilave bedelin hesaplamaya dahil edilemeyeceğinin değerlendirildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık, sigorta riskinin gerçekleşmesi sonucu sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama  onucunda, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Dava dışı sigortalı ........... gönderilen bulaşık makinesi emtiasının, davalı .............Şti.'nin Taşımacılık firması olduğu ve temin edilen ......... plakalı çekici ve dorse taşındığı, emtia davacı tarafından  nakliyat emtea sigorta poliçesiyle sigorta rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı yanca yapılan ekspertiz incelemesinde, davalılardan ......... alt taşıyıcı olduğu, akdi taşıyıcının ........... Şti. olduğu, ............ tarihinde tek taraflı kaza sonucu hasarın oluştuğu, emtianın ağır hasarlı ve sovtaj değeri bulunmayan halde olduğu değerlendirilerek sovtaj bedeli hesaplanmamış, dava dışı sigortalı ............. tarafından malın imha edildiği, hurda bedeli olarak .......... Euro hasar bedelinden tenzil edilerek hasar toplamının ........ Euro olduğu, davacı sigorta şirketince tenzili muafiyet uygulanmayarak hasarın tam olarak ödendiği, ........... Euro hasar için ödenen tazminat nedeniyle ibraname alındığı ve sigortalının alacaklarını davacıya temlik ettiği anlaşılmıştır. Hasar sonucu sigortalıya ödeme yapılan ve ......... gerçekleşen taşımaya CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır.<br>CMR Konvansiyonu 17/1 maddesi gereği kural olarak taşıyıcı yükü teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasar ile yükün teslimindeki gecikmeden sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esaslarına dayanmakta olup, somut olayda tek taraflı meydana gelen trafik kazası sonucu emtianın hasarlandığı, taşıyıcının %100 sorumlu olduğu tüm dosya kapsamında sabittir. Uyuşmazlık hasarlı emtianın sovtaj bedelinin olup olmadığı, malın niteliği itibariyle hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından davacının dosyaya sunduğu ekspertiz raporunda emtia bedeli ile ilgili olarak davalı taşıyıcı firma sigortacısı tarafından yapılan araştırma sonucu hasarlı 192 adet makine için ........ TL teklif alındığının bilgisi bulunduğu, bu açıklamadan hasarlı emtianın sovtaj bedelinin .......... TL olduğunun kabulü ile davacının rücu edebileceği hasar bedelinden teklif verilen sovtaj bedeli düşülerek bakiye alacak bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından hasarlı emtianın sıfır makine üretiminde kullanılabileceği, çıkma yedek parça bakım servis hizmetlerinde değerlendirilebileceği, bütün ya da parçalırının kullanılmasında hiçbir sakınca olmadığı kanaatiyle teklif edilen ......... TL sovtaj bedelinin tamamının hasar bedelinden düşüldüğü görülmüştür.<br>Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen emtia blok abonman sigorta poliçesinin .......... Klozunda; \"Sigortalının markasını taşıyan ürünlerde, hasar durumunda ilgili ürünün sovtajı değer kaybı düşülmeden sigortalıya bırakılacaktır. Ağır hasarlı ve sovtaj değeri bulunmayan emtia için ise ilgili ürün sigortacı ve sigortalının mutabakatı ile ........... tarafından imha edilecektir.\" maddesi bulunmaktadır. Hasarlı emtianın imha edilip edilmediği dosya kapsamında araştırılmamış olup, davacının hasar bedelinin tümünü dava dışı sigortalıya ödediği sabittir. Poliçedeki marka klozu nedeniyle; bazı hallerde marka değerinin malın değerinden fazla olması, dava dışı sigortalı firmanın marka değerinin yüksek olması, bu haliyle makinelerin ve/veya makine parçalarının bakım, servis, yedek parça olarak dolaşıma çıkmasının marka değerini düşürüp düşürmeyeceği hususlarında değerlendirme yapılmamıştır. Bununla birlikte mal yedinde iken hasarlanmasına neden olan taşıyıcı firma gerçek zararı ödemekle yükümlüdür. Gerçek zarardan mahsup edilen .......... TL ise yapılan bir tekliften ibarettir. Yapılacak yargılamada varılacak sonuca göre; malın sovtaj bedeli hasar bedelinden mahsup edilecek olsa dahi tüm dosya kapsamında hasarlı emtianın sovtaj değerinin hesaplamasına dair bilirkişi raporu alınmamış, yapılan teklif sovtaj bedeli olarak kabul edilmiştir. Gerçek zararın tespiti yapılmamıştır.<br>Bununla birlikte; ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında her ne kadar tır şoförünün ağır kusurlu ya da kasıtlı olduğunun kabul edilemeyeceği, ağır kusurun davacı tarafından kanıtlanamadığı kabul edilse dahi; konuyla ilgili Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma sözleşmesine ilişkin  875. maddesinde;<br>\"Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur\" denilmiş, aynı kanunun 876. Maddesinde; \"Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur\" denilmiştir. Bu madde hükmüne göre taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kendisinden beklenen en yüksek özeni göstermesine rağmen yükün zarara uğramış olması gerekmektedir. En yüksek özenin gösterilmiş sayılabilmesi için, somut taşıma işine özgü olarak taşıyıcının basiretli bir taşıyıcıdan beklenenden ziyade uzmanlaşmış tecrübeli bir taşıyıcıdan beklenebilecek özenin gösterilmiş olması gerekir. En yüksek özenin tespitinde; kayıp, hasar ve gecikmenin oluşma ihtimalinin öngörülmesi ve buna ilişkin tedbirlerin alınıp alınmadığı hususu önemli bir yer tutmaktadır. Zira yük türüne, tercih edilecek rotaya, taşıma türüne, teslim edilecek yere ve yükün istif şekline özgü olarak zarara yol açması muhtemel birçok faktör bulunmaktadır. Taşıyıcının bu riskleri öngörmek suretiyle somut taşıma faaliyetinde uzman ve deneyimli bir taşıyıcıdan beklenen önlemleri almak mecburiyetindedir.<br>Bu sebeple sorumluluktan kurtulabilmesi için kayıp, hasar ya da teslimde gecikmeye neden olabilecek nitelikteki ortam ve şartları öngörebilmeli, buna paralel olarak hukuken alması mümkün olan tedbirleri almayı ve taşımacılık sahasına ilişkin bilgi ve tecrübeyi haiz olmalıdır. Taşıyıcının önleyemeyeceği ve sonuçlarından kaçınamayacağı durumlar her somut olayın özelliğine göre ayrı ayrı tespit edilmelidir. Taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği hal sebebiyle sorumluluktan kurtulması için yalnızca olayın vuku bulmasında kusurunun olmadığını ispat etmesi yeterli olmayıp  yükün zarar görmemesi adına o taşımaya özgü bütün önlemleri almış olduğunu da ispat etmelidir. Dosyada bulunan .......... kaza tarihinde ............ tarafından düzenlenen ve tercüme edilerek dosyaya sunulan İhlal Tespit Tutanağında aracın sürücüsünün aracı sürerken araç hızını ayarlayamadığı ve özellikle dönüş kavşağında görüş imkanı sınırlı olduğu halde yoldan çıktığı ve bunun neticesinde araç ve içindeki yükün hasar gördüğü tespiti yapılarak araç sürücüsünün .......... para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. O halde ilk derece mahkemesi tarafından yapılan; \"taşıyıcının kastı veya ağır kusuru kanıtlanamadığından sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanması gerektiği\" tespiti yerinde değildir.<br>Yine  Türk Ticaret Kanunu'nun  880. maddesinde;<br>\"(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.<br>(2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.<br>(3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır\" düzenlemesine yer verilerek zararın ne şekilde hesaplanacağı belirtilmiş, aynı kanunun 882. maddesinde; \"Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır\" denilmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğunun sınırları belirtilmiş, yine aynı kanunun 886. maddesinde; \"Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz\" denilmek suretiyle taşıyıcının hangi hallerde sorumluluğu sınırlama hakkını kaybedeceği belirlenmiştir.<br> Türk Ticaret Kanunu'nun 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecburdur. Buna göre poliçe teminatı kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle sigortalı mallarda meydana gelen gerçek zarar miktarı, alınacak bilirkişi raporuyla belirlenmelidir. Mahkemece hükme esas alınan  bilirkişi raporunda gerçek zararın tespiti hususunda herhangi bir inceleme yapılmamış, ekspertiz raporuna atıf yapılmakla yetinilmiştir. Mahkemece taşıma konusunda uzman bir bilirkişi, bir makine mühendisi ve bir sigorta bilirkişisinden oluşacak heyetten, davalının TTK 875. maddesi gereğince göstermesi gereken en yüksek özeni gösterip göstermediği, yine davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanıp yararlanamayacağı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle taşıyıcının zarardan sorumlu olup olmadığının duraksayamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının anlaşılması halinde taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olduğu gözetilerek, dava dışı sigortalının marka değeri gözetilerek sovtaj uygulanmasının yerinde olup olmadığı, sovtaj uygulanacak ise gerçek sovtaj bedelinin tespiti ile mahsubuna karar verilmesi, davacının talep ettiği  ilave bedelin talep edilip edilemeyeceğinin tespiti gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna ayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Kabule göre de; ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar kararın gerekçe kısmında davanın ret sebebinin davalılar için aynı olması ve tek bir vekille temsil edildikleri nazara alınarak tek vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmiş ise de; hükmün beş ve altıncı maddelerinde davalılar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür. Gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki olup, bu hal infazda da tereddüt yaratacağından ve usulüne uygun bir hüküm olmadığından bu hususa da değinmek gerekmiştir.<br>6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.<br>Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan işlemlerin yapılmamış olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-........... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin karar harcı olarak alınan harcın isteği halinde davacıya İADESİNE,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br><br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br><br>e-imzalıdır <br><br>Katip<br><br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48315c27d15845a7","SID":"0e1684351bddfe39"}}