{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/153 <br>KARAR NO: 2024/142<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2020<br>NUMARASI: 2017/26 E. -  2020/559 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta rücu talebinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince ticari paket sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan dava dışı ...'a ait servis kutu ve borularının davalılarca hasara uğratıldığını, müvekkilince 23.09.2016 tarihinde 15.285,18 USD hasar bedelinin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalılardan ...Ltd.Şti. tarafından 471 USD karşılığı 1.639,30 TL'ni ödenmesi nedeniyle bakiye 14.814,18 USD alacak kaldığını, 19.12.2016 tarihinde gönderilen ihtara olumsuz verilerek sadece 471 USD karşılığı 1.639,30 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, 14.814,18 USD' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin çalışanlarınca hasarın oluştuğu yerde herhangi bir çalışma yapılmadığını, bu yerde davalı ...Ltd.Şti  ile ... ortak girişimi tarafından atık su kanal inşaatı yapıldığını, oluşan zararlardan yüklenicilerin sorumlu olduğunu, davanın ...'a ihbarı gerektiğini, yapılan iş nedeniyle oluşan sigorta kapsamında olan veya olmayan tüm zararlardan yüklenicilerin sorumlu olduğunu, müvekkili idarenin davanın tarafı olmadığını, hasarın oluştuğu yerdeki işin yapılan ihale ile ...Ltd.Şti  ile ... ortak girişimine verildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25.maddesine göre hasarlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu, TBK'ya göre bir kişinin tazminattan sorumlu tutulması için aranması gereken kasıt, kusur veya ihmal unsurunun müvekkili yönünden gerçekleşmediğini, müvekkilinin yüklenici şirket veya çalışanları üzerinde denetim veya gözetim yükümlülüğü bulunmadığını, ihale şartlarına göre denetim ve gözetim yükümlüğünün yükleniciye ait olduğunu, davacının veya sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle; müvekkilince, dava dışı ... tarafından tanzim edilen hasar onarım belgesinde malzeme giderleri ve gaz giderleri başlığı altında belirtilen toplam 1.659,30 TL'nin tazminat ihbarı üzerine ödendiğini, artan kısmın gerçek zararı yansıtmaması ve hukuki dayanağı bulunmaması nedeniyle ödenmediğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, müvekkilinin gerçek zarar nedeniyle sigortalıya karşı sorumlu olduğunu, sigortacının da halefiyet kapsamında bu miktarı talep edebileceğini, davacının halefi ...'ın çalıştırdığı personelin, idare bünyesinde maaşlı çalışan personel olduğunu ve maaşları ile araç giderlerinin genel idare gideri olduğunu, haksız fiil oluşması dahi bu kişilere maaş ödendiğini, bu giderlerin tazminat olarak talep edilemeyeceğini, kaldı ki çalışanların saatlik çalışma ücretinin dahi yapılan gerçek ödemenin çok üstünde talep edildiğini, talep edilen gaz açma kapama bedelinin ilgili Yönetmelik gereğince abone ile imzalanan sözleşme kapsamında yükümlülüklerini ihlal eden aboneden talep edilebileceğini, ancak aboneden kaynaklı bir durum bulunmadığından bu miktarın aboneden de istenemeyeceğini, müvekkilinin gaz açma kapama bedelinden sorumlu tutulması için bu işlemin davacıya ek bir maliyet yüklemesi gerektiğini, oysa sigortalının kurduğu sistemin gazı otomatik olarak merkezden açıp kapattığını ve gaz açma işleminin tek bir merkezden yapılabildiğini, benzer hasarlar için başka sigorta şirketlerince açılan davaların reddedilerek kesinleştiğini, yapılan lütuf ödemesinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İhbar olunan ... Sigorta AŞ vekili, beyanında özetle; dava konusu olay ile ilgili inşaat bütün riskler sigorta poliçesinin mevcut olduğunu, poliçe teminatının, poliçe vadesinde, sigorta poliçesinde yazılı riziko adresinde meydana gelen rizikolar için geçerli olduğunu, poliçede teminat limitinin gösterilmesinin bu rakamın mutlak ve otomatikman ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, sigortacının sigortalısının kusuru oranında mali mesuliyeti nispetinde sorumlu olduğunu beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davalı ... Ltd Şti yetkilisinin kusurlu davranışının sonuç üzerine %00 oranında etken olduğunu, davalı ... yetkililerinin kusurlu davranışını bulunmadığını, davlı ... temiz su inşaatı çalışması yapan ... Müh.Şti tarafından davacı tarafa sigortalı ...ın doğal gaz boru hattına hasar verilmesi ile 780 nolu vananın kapatılarak gaz akışının kesildiği dava konusu olay ile ilgili toplam zarar tutarının 3.523,26TL olabileceğini, takdir edilen bu zarar tutarının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olabileceğini, hasar gören hatlar ile ilgili sayaç açma-kapama bedellerinin niteliği ve miktar tespiti hususunda uzmanlıkları bulunmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyan ve itirazlar dosyaya ibraz edilmiştir. Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların beyanları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davanın, davacı sigortanın dava dışı sigortalısı ...'a ait servis kutu ve boru hatalrına davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında verilen zarardan kaynaklı yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, davacının  sigortakısı ...'a ödeme yaptığı zarar kalemlerinin zarardan kaynaklı gelir kaybı,  hasarın tamiri için yapılan personel ve araç giderleri, hasar gören boruların bedeli ve sayaç açma kapama bedellerine ilişkin olduğu, sayaç açma kapama bedelinin 'Doğalgaz piyasası Dağıtım ve Müşteri hizmetleri Yönetmeliğinin' 45. Maddesine göre ödenmesi gereken ve aboneden alınan bedel olduğu, bunun davalılardan talep edilemeyeceği, hasarın tamiri için yapılan personel ve araç giderlerinin ise genel itibarı ile dava dışı sigortalının (dosyada başka bir bilgi belge bulunmadığından) personel ve araçları olduğu kabul edilerek, zarar gören kuruluşun kendi işçilerine ve araçlarına ödediği giderlerin genel idare giderleri olup haksız fiil meydana gelmese dahi ödenecek giderler olduğundan zarar kapsamına dahil edilemeyceği, günlük bakım ve onarım işlemleri için istihdam edilen personel ve araçlara bu hasar nedeniyle ek hizmet yaptırıldığı ve bu nedenle fazla ödeme yapıldığına ilişkin de dosyada bir delil bulunmadığı, gelir kaybı ve malzeme giderinden kaynaklı zararın da dava açılmadan 05/01/2017 tarihinde önce ödenmiş olduğu...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe poliçe teminatı kapsamında ödenen ve rücuen tahsili talep edilen sayaç bedelleri bakımından, hiçbir inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, hükme esas alınan 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, hasar onarım giderleri belgesinde görülen ''Sayaç Açma Kapama Bedeli'' konusunun uzmanlık alanı dışında olduğunun belirtilerek bu istek kalemi yönünden bilirkişilerce hiç bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu işlemin hakimlik bilgisi ile çözülecek nitelikte olmadığını, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin Hizmetin Durdurulmasına ilişkin 44. maddesinin (e) bendinde \"63. maddedeki hallerde dağıtım şirketince doğal gaz kesilerek hizmetin durdurulur ve bu hususlar müşteri sözleşmesinde belirtilir\" düzenlemesi bulunduğunu, 45. maddesinin son cümlesinde ise  \"Doğal gazı 44. maddenin 1. fıkrasının (a), (e), (h) ve (ı) bentleri hariç diğer hükümlerine göre kesilen müşteriden, ilgili yıl için Kurul tarafından belirlenen sayaç açma kapama bedeli alınır.\" düzenlemesi bulunduğunu, Yönetmeliğin Acil Durumda Doğalgaz Kesintisine ilişkin 63. maddesinde ise \"Dağıtım şirketi; sadece, doğal gaz kaçağı, güvenliğin ciddi bir risk altında olması ile doğal gazın kalitesi, basıncı ve diğer özelliklerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğal gazı kesebilir.\" maddesi bulunduğunu, tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, gaz kaçağı nedeniyle gazın kesilmesi halinde müşteriden açma kapama bedelinin alınamayacağını, olaydan sonra güvenlik nedeniyle doğal gazın bir süreliğine kesildiğini ve bu kesintide abonelerin kusuru bulunmadığını, davalıların eylemi ile kesinti arasında illiyet bağı bulunduğunu, haksız eylem ile 2858 abonenin gazının kesilmesine sebebiyet veren davalılardan sayaç bedelinin tahsil edilmesi gerektiğini, poliçede bu miktarın da teminat altına alındığını, açma kapama bedelinin poliçe teminatı içinde olup olmadığı ile ödenmesi gerekip gerekmediği konusunda uzman bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı İSKİ'nin benzer olaylarda hasardan sorumlu tutulduğunu, sayaç giderlerine ilişkin açıklamaların yanı sıra hasarın onarılabilmesi amacı ile fazla çalışmalar yapan sigortalı çalışanlarına fazla çalışmaları karşılığında ödenen personel ücretlerinin rücuen tazmini gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin kazı çalışması sırasında davacının sigortalısına ait doğal gaz boru hattının hasara uğratılması sonucunda sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili istemiyle açılmış bir rücuen tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından dava dışı ...'a ait tesisler 01.02.2016 başlangıç tarihli bir yıl süreli Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. 14.04.2016 tarihinde davalı ... Müh.İnş.Ltd.Şti. tarafından Bayrampaşa ilçesinde yapılan temiz su çalışması  sırasında sigortalıya ait hatta hasar verildiği belirlenerek tutanak düzenlenmiştir. Hasar bedelinin ödenmesi üzerine, işveren ..., ihale ile işi alan yüklenici ...İnş.Ltd.Şti ve makinenin kullanıcısı ... aleyhine tazminat davası açılmıştır. Dava dilekçesinde talep edilen kalemler tamir için yapılan işçilik giderleri ile kesilen doğal gazın açma kapama bedellerine ilişkin olduğu, bunun dışındaki zarar kalemlerinin davadan önce ödenmesi nedeniyle dava konusu edilmediği anlaşılmaktadır. Dava haksız fiil nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkin olup, davacının zararının gerçekleştiğini kanıtlaması gerekir. Bu tür bir davada ancak gerçek zararın tazmini talep edilebilir. Gerçek zarar kapsamında olmayan bir istemin, poliçe teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle ödenmesi halinde, bu kalemin zarar sorumlusundan rücuan tahsili mümkün değildir. Zira bu tür bir ödeme sigortacının lütuf ödemesi olarak kabul edilmelidir. Eldeki davada, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış ve açma kapama bedeli konusunda bilirkişinin uzmanlığının bulunmadığı belirtilerek hesaplama yapılmamıştır. Açma kapama bedelinin hesaplanması hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgi ile çözülmeyecek nitelikte olmasına rağmen, ilgili Yönetmelikte düzenlenen açma kapama bedelinden davalıların sorumlu olup olmadığı hukuki değerlendirme olup, bu husus hakimlik bilgisi ile çözülebileceğinden, bu hususta rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilgili yönetmeliğin değerlendirilerek mahkemece sorumluluğun tespit edilmesi ve ek rapor alınmamasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 44.Maddesinde hizmetin durdurulması düzenlenmiştir. Anılan maddede, müşterinin kusuru ile yapılacak durdurma işlemlerinin yanı sıra, müşterinin kusuru olmaksızın mücbir sebep oluşturan nedenler de düzenlenmiştir. Anılan yönetmeliğin 45.maddesinde ise, \"Doğal gazı kesilen müşterinin, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve dağıtım şirketine başvurusu üzerine, 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri hariç müşteriye 24 (yirmi dört) saati geçmeyecek şekilde en kısa sürede yeniden doğal gaz verilir. 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentlerinde tanımlanan durumlarda ise, bu süre söz konusu durumun ortadan kalkmasından itibaren başlar. Ancak, gerekiyorsa iç tesisatın kontrol ve testlerine ilişkin işlemler bu süre içinde yeniden yapılır. Doğal gazı 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (e), (f), (h), (ı) ve (k) bentleri hariç diğer hükümlerine göre kesilen müşteriden, ilgili yıl için Kurul tarafından belirlenen sayaç açma kapama bedeli alınır.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı vekili, haksız fiil nedeniyle bir çok abonenin gazının kesildiğini ve Yönetmelik gereği abonelerden açma kapama bedeli alınamayacağını, bu miktarlardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Ancak, davalı taraf açma kapama işleminin bir merkezden yapılması nedeniyle ekstra bir gider yapılmadığını savunmuştur. Davacı da her bir abone yönünden açma kapama için işlem yapıldığını ve bu nedenle gider yapıldığını kanıtlayamamıştır. Gazın bir merkezden açılıp kesilmesi ile açma kapama ücretine hak kazanılamayacağı, bu tür bir alacağın bulunmamasına rağmen ödenmesinin sigortacı açısından lütuf ödemesi olduğu, Yargıtay 11. HD'nin 2013/17225 Esas, 2014/5697 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, az açma ve kapama işlemi için fazladan personel çalıştırılmadığı ve fazladan araç kullanılmadığı, bu işlem için fazladan emek ve mesai harcanmadığı, bu istek kaleminin gerçek zarar olmaması ve bu talebin sigortalıyı kaza öncesi duruma getirme ile ilgili olmaması nedeniyle talep edilemeyeceği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin gaz açma kapama giderine ilişkin gerekçesi yerindedir. Diğer yandan, davacı, kaza sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması için davalı sigortalının genel yönetim giderlerini aşan bir harcama yaptığını usulüne uygun delillerle kanıtlamamıştır. Dosya kapsamımdaki belgelere göre, ortaya çıkan arızanın sigortalı kurumun olağan personel çalışması ile giderildiği, kaza için ayrıca bir personel veya araç gideri yapıldığının  kanıtlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen bu yönlere ilişkin  istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Mahkemenin gerekçesi ile Dairemizin değerlendirmesine göre, ortada tazmini gereken gerçek bir zarar bulunmaması nedeniyle, her bir davalının ve özellikle davalı İSKİ'nin sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Gaz açma kapama hizmeti için sigortalı tarafından masraf yapılması ve bunun kanıtlanması halinde, bu miktarın poliçe teminatı altında tazminin talep edilebileceği, ancak gerçek zararı yansıtmayan bir ödemenin sigortacı tarafından, sigortalıya ödenmesi halinde bu zararın talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c2aa5e60eb8f2c8","SID":"5e8d4a97aeebd6a6"}}