{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/25 <br>KARAR NO: 2024/231<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/10/2020<br>NUMARASI: 2017/319 E. - 2020/431 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı aleyhine başlatılan  İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibin  hukuka  aykırı olduğundan davacının borçlu olmadığının tespiti ile birlikte iptalinin gerektiğini, davacı ile davalı arasında akdedilmiş bir sözleşme olmadığını, davacı şirketin davalı şirket ile aynı kurucu ortak tarafından idare edilen farklı sicilde ve farklı ticari unvanda .... AŞ. ile sözleşme imzaladığını, sözleşmenin tarafı ... Tic.Aş. olmasına rağmen icra takibinin ...Tic.Aş. üzerinden başlatıldığını, sözleşmedeki hükümden dolayı ... Aş. 'nin davacıya yöneltebileceği hiçbir alacağı bulunmadığını, davalının  sözleşmeden beklediği tüm yararı diğer şirketleri olan ... Aş. 'ne devrettiğini  davacının borcu olmadığı gibi sözleşmeden doğan alacağının  mevcut olduğunu, 13.02.2016 tarhli protokole göre “13.02.2016 tarihli sözleşme kapsamında sözleşme süresi boyunca verilecek indirimlerin toplam tutarının 120.000 TL+KDV olmasında ve bu indirimlerin 60.000 TL lik kısmının 24.03.2016 tarihinde ödenmesine, kalan 60.000 TL lik kısmının belirtilen kotaların dolmasına müteakip yapılmasına, bu tutarın 12.000 TL lik kısmının nakit 48.000 TL lik kısmının da bedelsiz ürün olacak şekilde gerçekleşmesinde karşılıklı olarak mutabık kaldıklarını, tarafların   anlaşarak sözleşmeyi sona erdirdiğini , 21.06.2016 tarihli ibraname ile davacının  ibra edildiğini,  davacının borcu bulunmadığı halde 44.904,00 TL borç ve ferilerine ilişkin cari hesabın tahsilinin  hukuka aykırı olacağını, davanın  kabulü ile davacının 44.904,00 TL faiz ve ferileri için davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm iddialarının tamamen kötü niyetli, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket ile ... Aş. Arasında davacı şirketin içkileri rafa koyup servis etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin akdedildiğini ve ardından yapılan indirimlere istinaden davacı tarafın 60.000,00 TL 'lik  bir fatura kestiğini, davacı şirketin iflası gündeme gelince sözleşmenin karşılıklı olarak fesih edildiğini, bunun sonucunda da ... Tic. Aş. 'nin davacı şirkete iade faturası kesmesi sonucu 60.000,00 TL 'lik tutarın karşılıklı olarak kapandığını, bu ticari ilişki bu şekilde son bulmuş olsa da davacı şirketin ... Aş. 'ne ait ürünleri satmış olmasına rağmen bu ürünlerin bedelleri davacı şirket tarafından ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, bununla birlikte, davacı şirket ... arasında sözelşme gereği gerçekleşmesi gereken iskontolar kadar faturanın ... Tic.Aş. adına kesilerek, davacı şirketin davalı şirkete olan borcunu ödemesi yönünde mutabakata varılmış başlangıçta bu durum kabul edilmiş olsa da ardından reddedildiğini, huzurdaki menfi tespit davasında bu konulara hiç değinilmediğini, davalı şirkete ait ürünlerin davacı tarafından satışı gerçekleştirilmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, davacının dava dilekçesinde sunduğu iddaların gerçek dışı olduğunu, huzurdaki haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebi ile davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın kabulü ile davacının davalıya 44.904,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ile ... AŞ arasında yapılan 13.02.2016 tarihli sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirilmesinin ardından ... Anonim şirketi davacı şirkete sözleşme kapsamında iade faturası kestiğini ve ticari ilişkinin son bulunduğunu, buna rağmen davacı şirketin  müvekkili şirkete ait ürünleri satmaya devam edip  ürünlerin bedelini ödemediğini  davacı şirket ile ... arasında sözleşme gereği gerçekleşmesi gereken iskontolar kadar faturanın ... AŞ adına kesilerek davacı şirketin müvekkil şirkete olan borcunu ödemesi yönünde bir mutabakata varıldığını, ancak  ödemenin  yapılmadığını,  bilirkişi raporu ile  davacının 44.471,61 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkemenin davacının davasını kabul etmesinin  hukuka, usule ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini beyanla   ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını,  icra dosyasında  borcun sebebi olarak 18.04.2016 tarihli 42.906,07 TL tutarındaki cari hesap bakiyesinin  gösterildğini, takibe konu cari hesap ekstresi incelendiğinde ... fiş nolu \"Toptan Satış Faturası\"na dayanıldığının görüldüğünü, davalı tarafın istinaf dilekçesindeki iddiasının aksine, müvekkil hakkında iskontoya dayalı faturadan dolayı icrai işlem yapılmadığını, davalının alacağın varlığı hususunda söz konusu takibin müstenidi olan belge dışında başkaca bir sebebe dayanamayacağını  söz konusu cari hesap ekstresinde fatura tarihi 18.04.2016 olarak belirtilmiş olup dosya münderecatındaki ibranamenin düzenlenme ve imza tarihinin ise 21.06.2016 olduğunu, hal böyleyken ibranamenin söz konusu faturayı da kapsadığının tartışmasız olduğunu, davalı tarafın müvekkil ile aralarında var olduğu iddia edilen alacağı doğuran hukuki ilişkiyi dahi ortaya koyamadığını, davalı, ... Tic. A.Ş ile akdedilen sözleşmeye dayanmış, tarafların sözleşmeyi sonlandırdıktan sonra birbirlerini ibra ettiklerini, fakat kendilerine ait içkilerin satışının yapıldığını bunların bedellerinin ödenmediğini iddiasına  itibar edilmemesi gerektiğini beyanla  istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... Tic.Aş. tarafından borçlu ... ve ....San.Ltd.Şti. aleyhine 23.08.2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı,  42.906,07 TL asıl alacak, 1.567.54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.473,61 TL'nin tahsilinin talep edildiği, borcun sebebinin  18.04.2016 tarihli 42.906,07 TL tutarında cari hesap bakiyesi olarak gösterildiği görülmektedir. Dosya kapsamına göre, davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş şirketi yöneticisinin ...  olduğu, şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılındığı,  davacı şirket ile dava dışı  ... A.Ş. arasında 16/02/2016 tarihinde  içecek satışına ilişkin sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin davalı şirketinde yöneticisi olan ...  tarafından  imzalandığı, sözleşme süresinin  13/02/2016-13/02/2017 şeklinde olduğu, davalı firmanın ürün tedarik eden, sevk eden ve faturalandıran konumda olduğu ve bu sözleşmeden beklediği tüm yararı ... haricen devrettiği,  ... adlı firmanın akdin tarafı haline geldiği, davacı şirketin  faturalardan kaynaklanan borcunu ... A.Ş 'ye de ödediğinde borcundan kurtulacağının düzenlendiği, yetkilisi tarafından imzalan bu  sözleşmedeki hükümlerin  davalı şirketi bağlayacağı,  taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin uyuşmazlığın tespiti noktasında tarafların delil vasfı bulunan ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı,  davalı kayıtlarına göre,  davacıdan 42.906,07 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarında ise davalının 36.179.75 TL alacaklı olduğunun aradaki  6.726,32 TL farkın ise ,  davalı ...  şirketinin düzenlediği  6.539,09 TL ve  187,23 TL olmak üzere toplam 6.726,32 TL KDV dahil faturaların davacı kayıtlarına alınmamış olmasından kaynaklandığının tespit edildiği, takip konusu borç taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağı olduğu ve  sözleşmenin taraflarınca düzenlenen  21/06/2016  ibraname ile,  sözleşmeye ilişkin birbirlerinden herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını beyan ettikleri İbra, borcun özel bir sona erme sebebi olup, borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşme olduğundan davalının halarını devrettiği dava dışı ... şirketinin düzenlediği  ibraname ile bağlı olduğu bu nedenle sözleşmeden kaynaklanan ve ibraname tarihinden önceye ilişkin  alacak talebinde haklı olmadığı, mahkemece davanın kabulü kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2020 tarih ve 2017/319 E., 2020/431 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  3.067,39 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 766,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.300,55‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç ahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ca208e610914f07","SID":"d1d9a7af6e27e717"}}