{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2579 Esas<br>KARAR NO: 2024/153<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2020<br>NUMARASI: 2014/930 E. - 2020/446 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasıyla müvekkili aleyhine 23/05/2012 tarihinde Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... dosyasıyla ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, müvekkil ile dava dışı ... arasında 04/11/2010 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında yapılacak işlerde davalı alacaklı taşeron olarak bu işi 43.500,00 EUR bedelle yapmayı kabul ederek işi üstlendiğini, ancak davalının işi yarım bıraktığını, davalıya toplamda 19.760,00 EUR ödendiğini, işlerin eksik kalması üzerine tamamlanacak işler için TKF'nin ... Firması- ... ile anlaştığını, müvekkilinin de bunu kabul etmek zorunda kaldığını, ... firmasının gönderdiği 29/12/2011 tarihli maillerle anlaşma sağlandığını, davalının yapmadığı işleri ... sonrasında ...  tarafından tamamlandığını, faturaların ödendiğini ve ödenmekte olduğunu, davalının yarım bıraktığı işi sanki kendisi tamamlamış gibi toplam bedelin 43.500,00 EUR dan kendisine ödenen  19.760,00 EUR düşülmesinden sonra kalan  23.740,00 EUR için icra takibinde bulunduğunu, tahsil ettiği 19.760,00 EUR için hiçbir fatura kesmediği gibi haksız talep ettiği meblağın da şüphesiz faturasız olduğunu beyan ederek haksız hukuksuz açılan takibin öncelikle durdurulması yönünde tedbir konulmasını, takip dosyasında borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.Davacı 05/11/2012 tarihli dilekçesi ile icra dosyasına 22/10/2012 tarihinde ödeme yapmaları sebebiyle İİK 72/6 mad. gereği davanın istirdat davasına dönüştüğünü belirtmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticarete dayalı alacağın 43.500,00 EUR + KDV olduğunu, toplamda 51.300,00 EUR ödenmesi gerektiğini, davacının bugüne kadar 19.760,00 EUR ödediğini, bakiyenin 31.570,00 EUR olduğunu, merkezi İzmir'de olan ... Kaplama ile davacı arasında sözleşme yapıldığını, işin bir kısmını da müvekkil firmaya verdiğini, ödemelerin işin başından beri düzensiz olduğunu, işe başlanması için %20 civarındaki avanstan 19.760,00 EUR  ödendiğini, bu aşamada işin en az %80'lik bölümünü ve taahhüdünde olmayan bazı işleri iyi niyet göstererek kendi öz kaynakları ile tamamladığını, TKF'nin davalıya ödemelerini devam ettirdiğini, bir tarihten sonra ödemelerin durduğunu, müvekkil firmanın üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, dava dilekçesinde işin tamamlanmadığı belirtilmiş ise de neden bırakıldığından bahsedilmediğini, Vertanın işin yazılım kısmını Solvent ve TKF nin isteği üzerine başka bir firmay 5.000 EUR ile devredilmesine ve söz konusu bakiyenin alacak bakiyeden düşülmesini kabul ettiğini, ancak bunun dışındaki işlerin devam ettiğini, davacı hesabına çıkarılan hakedişlerin tüm yazışma ve görüşmelere rağmen verilmemesi üzerine müvekkilinin işi tamamen bırakmak zorunda kaldığını, işin %90'ının bitirildiğini, uygulama sahasında 15.000,00 TL'lik malzeme bırakıldığını, müvekkilin iş bu davadan ayrı olarak davacının cari hesabında 5.766,23 TL alacağının görüldüğünü, davacı firmanın TKF firmasına halen düzenlenmiş bir faturası mevcut olmadığını, bu durumun Solvent ve TKF'nin banka ve cari hesap ve KDV beyannamelerinde mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Her iki tarafın incelenen kayıtlarından; davacının davalıdan 37.385,71 TL alacaklı olduğu; davacının  aleyhine başlatılan Kadıkay .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinde başlatılan takipte davacının 22.10.2012 tarihinde 68.283,81 TL nin ödendiği, takibin 23.740,00 Euro olarak başlatıldığı, harca esas değerinin 54.977,09 TL olduğu, denetime elverişli, denetlenebilir ve hükme esas alınan 29/01/2020 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 37.385,71 TL alacaklı olduğunun, kur farkı takibin 23.740,00 euro olarak başlatıldığı, orana göre yapılan hesapta davacının davalıdan alacağı miktarın 7.596,25 euroya denk geldiği, 23.740.00 Euro takip miktarının davacının 68.283,81 TL olarak ödediği, davacının bu miktardan 7.596,25 euroya sorumlu olduğu doğru orantı yapıldığında 21.849, 23 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından, Davacının kötü niyet takip tazminatı talep etmiş ancak taraflar arasında cari ilişki olup bir miktarda alacak haklı olduğundan takibin bir senaryo olmadığından bu talebin reddine, davanın kısmen kabul, kısmen reddine,\" gerekçesi ile DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 21.849,23 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa 23/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının kötü niyetli takip tazminatının reddine, davalı her ne kadar kötü niyetli tazminat istemiş ise de bunun için bir tedbir kararı verilip bu tedbir nedeniyle icra veznesindeki para ödenmemiş olması şart olduğundan bu şart gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davalının istinaf taleplerinin reddine,  müvekkilince 63.056,40 TL davalıya ödendiğini, 29/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin 37.385,71 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, müvekkilin icra dairesine Euro cinsinden ödeme yaptığını,  takip talebi 23/05/2012 tarihli olduğunu, o tarihte Euro 2,31 TL olup ( 37.385,71: 2,31 = 16.184,29 EURO) müvekkilinin alacaklı olması gerektiğini, kur farkından dolayı kararın kaldırılması gerektiğini,% 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapacağı işin toplam tutarı  51.330 Euro olduğunu,  bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık olmadığını,  davacının çeşitli tarihlerdeki ödemeleri düşüldükten sonra müvekkili bakiye alacağı için Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takipte bulunduğunu, davacının kötü niyetli olarak, müvekkilinin yaptığı işi başka bir firmaya yaptırdığı ve borçlu olmadığı iddiasında bulunduğunu bunu ispat edemediğini, davacı tarafından tutulan ticari defter kayıtları usulüne uygun tutulmadığını, kayıtlarında müvekkilini adına tahsil edilmiş çek ve fatura kayıtlarının olmadığını,  dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterine itibar edildiğini, mahkeme kararında bilirkişi raporu esas alındığını, müvekkilinin defterinde bu ödemeler mevcut olduğunu, davanın kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacının İcra dosyasına yaptığı ödemeler, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın, müvekkilinin alacağından mahsup edildiğini, takip dosyasında 4.411,72-TL devlet harcı ve 6.377,39-TL icra avukatlık ücreti bulunduğunu, bu tutarından müvekkilinin alacağına eklenmesi gerektiğini, müvekkilinin işin yapımında eksik bıraktığı %11,49 kısmının tutarı 5.000 Euro olduğunu, bu tutar düşülerek 55.703,54-TL üzerinden takip yapıldığını, davacının fazla ödeme yapmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu,  % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, menfi tespit davası olup, dava aşamasında icra dosya borcunun ödenmesi sebebiyle istirdat davasına dönüşmüştür. İstanbul Anadolu ( eski Kadıköy .... İcra Müd.) ... E. Sayılı dosyasında alacaklı ... Ltd. Şti tarafından borçlu ... Ltd. Şti aleyhine 23/05/2012 tarihinde 43.500,00 EUR tutarındaki  cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden 23.740,00 EUR alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.  Davacı tarafından icra dosyasına ödenen meblağın masraflar düştükten sonra 63.056,40 TL alacaklıya 31/10/2012 tarihinde ödenmiştir.  15/05/2014 tarihli bilirkişi  raporunda özetle; \"Dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 2012 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bilirkişiliğince ... Ltd, Şti.'nden dava konusu dönemlere ilişkin ticari defterler ve dayanağı belgelerin tarafına ibraz edilmesinin istendiğini ancak ibraz edilmediğini, bu nedenle davacı şirket ile ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkinin incelenemediğini, davacı firma ile dava dışı ... arasında 2010 ve 2011 yıllarında davaya konu iş ile ilgili herhangi bir ticari ilişki olmadığı, 2012 yılında ...'ın davacı firma adına 4 adet ve toplam 23-335,49 TL bedelli fatura düzenlediği, davacı vekilinin 21.03.2013 kayıt tarihli dilekçesinde Raporun III nolu bölümünde detayları yer alan toplam 2.448,90 TL bedelli 2 adet faturanın dava konusu iş ile ilgili olduğu belirtilmiş olup, söz konusu faturaların içeriğinin dava konusu işe ait olup olmadığı konusunun uzmanlık alanına girmediğini, davacı firma ile dava dışı ...  Ltd. Şti,arasında 2010 ve 2011 yıllarında davaya konu iş ile ilgili herhangi bir ticari ilişki olmadığı, 2012 yılında ... Ltd. Şti.'in davacı firma adına 6 adet ve toplam 71.798,86 TL bedelli fatura düzenlediği, davacı vekilinin 21.03 2013 kayıt tarihli dilekçesinde Raporun III nolu bölümünde detayları yer alan toplam 46.157,16 TL bedelli 2 adet faturanın dava konusu iş ile ilgili olduğunun belirtildiğini, söz konusu faturaların içeriğinin dava konusu işe ait olup olmadığı konusunun bilirkişiliğin uzmanlık alanına girmediği, belirtilmiştir. 12/06/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Tarafların Tacir ve yapılan işin Ticari iş olması nedenleriyle, davalı şirket ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenmesi ve taraflar arasında ki Ticari ilişkinin hem davaya konu edilen TKF Projesi, hem de taraflar arasında var olduğu tespit edilen diğer Proje yüklenimleri ve sonucunda doğan ticari ilişki tutarlarının davalı şirket ticari defterlerinde de tespit edilmesi gerektiği, varsa mutabakatsızlıkların tespit edilmesi ve sonucunda hangi tarafın ticari defterlerine ve müstenidatlarına itibar edilebileceğinin, teknik olarak işin ne kadarını davalı şirketçe ne kadarının ise daha sonra tamamlayan firmalar tarafından yapıldığının bilinmediği ve bu aşamadan sonra teknik olarak tespitininde mümkün olmadığı belirtilmiştir. 10/10/2018 tarihli mali müşavir bilirkişiye ait  raporda, seçenekli olarak rapor tanzim edildiği, davacı şirketin kayıtları dosya kapsamındaki belgeler bilirkişi raporları incelendiğinde ve davacı şirket tarafından iade edilen fatura tutarı dikkate alındığından davalı şirketin davacı şirketten 11.978,38 TL alacaklı olduğu, 2.seçeneğe göre davalı şirketin kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirketten 28.987,70 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.  29/01/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; \"Dosyada Mübrez Delillerden hareketle, Davacı Şirketin Ticari Defter kayıtlarında yer alan ve Takip tarihinde Davalı Şirketten 37.385,71 TL Alacaklı olduğu yönündeki kayda itibar edilebileceği, davalı Şirketçe Takip ve Dava Tarihi sonrası düzenlenmiş ve Davacı Şirketçe kabul edilmeyerek ve Ticari Defterlere kaydedilmeyerek, Kadıköy ....Noterliği, 07.12.2012 Tarih, ... yn/ lu İhtarname ekinde Davalı Şirkete iade edildiği görülen; 27.11.2012 Düzenleme Tarihli, ... Nolu, \"TKF Metal Kaplama Tesisi Panoları, Kablo, Kanal İşçilikleri ve Malzemeleri\" İçerikli, 43.500 EURO + KDV karşılığı KDV Dâhil 92.169.06 TL Tutarlı Faturanın, Hem Takip, Hem de Dava tarihi sonrası düzenlenmiş olması nedeniyle işbu huzurdaki davanın konusu yapılıp, yapılmayacağı hususlarında takdirin Yüce Mahkemeye ait olacağı, keza Dava Tarihi sonrası Davacı Şirketçe Takip Dosyasına yapılan ödemelerinde işbu davanın konusu olup, olmayacağı hususlarında takdirin Yüce Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatlerine varılmış olup, teknik Hususlarda ise Kök Rapordaki Tespit, görüş ve kanaatlerimizi değiştirmeye yönelik olarak dosyaya yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından Kök Rapordaki görüş ve kanaatlerimizde bir değişiklik bulunmadığı\" belirtilmiştir. Somut olayda, davacı tarafından davacı ile dava dışı ... LTD. ŞTİ arasında sözleşme tanzim edildiği, davacının, davalıyı taşeron olarak tayin ederek işin yapılmasını istediği, davacı tarafından yapılacak işe istinaden 19.760,00 Euronun davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından üstlenilen işin yerine getirilmediği, işi bıraktığı, bunun üzerine başka firmalara işi tamamlattırdığını, borcunun olmadığını ileri sürdüğü davalı tarafından da cevap dilekçesinde davacı tarafından toplam kendisine  19.760,00 Euro ödendiğinin kabul edildiği, 43.500,00 Euro dan ödenen miktar 19.760,00 Euro düştüğünde alacaklı tarafından bakiye alacak 23.740,00 Euro üzerinden takip başlatıldığı, 12/06/2017 tarihli içinde elektronik yüksek mühendisi ve bilgisayar yüksek mühendisininde olduğu bilirkişi heyet raporunda, neticede işin ne kadarının davalı şirketçe ne kadarının daha sonra tamamlayan firmalar tarafından yapıldığının bilinmediği ve bunun bu aşamadan sonra teknik olarak tespitininde mümkün olmadığını belirtildiği, aynı bilirkişilere ait 29/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda dosyadaki mübrez delillerden hareketle davacı şirketin takip tarihinde davalı şirketten 37.385,71 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından takip ve dava tarihinden sonra düzenlenen faturanın davacı tarafından noter vasıtası ile iade edilmesi sebebiyle bu faturaya itibar edilemeyeceği bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalı alacaklıdan 37.385,71 TL alacaklı olmasına rağmen davalının alacağı bulunmamasına rağmen davacı aleyhine takip başlattığı bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Davacı borçlu tarafından icra dosyasına 22/10/2012 tarihinde 68.285,00 TL. ve 01/08/2012 tarihinde 20,00 TL olmak üzere toplam  68.305,00 TL ödendiği davacının borçlu olmadığı icra dosyasına yapmış olduğu bu ödemenin istirdatına karar verilmesi gerekmektedir. Davacı istinafında mahkemenin kur farkı hesabındaki mantık hatasından kaynaklı 8.587,58 Eur fark yarattığında müvekkil lehine 16.184,29 Eur alacağına hüküm kurulmasını talep etmiş ise de istirdat davasında icra dosyasına ödenen bedelin iadesine karar verilebileceği, Euro olarak iadesine karar verilemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının takip tarihi itibariyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına ödenen 68.305,00 TL'nin davalıdan istirdatına, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE  2-Davacının istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih, 2014/930 E., 2020/446 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının takip tarihi itibariyle İstanbul Anadolu .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına ödenen 68.285,00 TL'nin 22.10.2012 tarihinden 20,00 TL'nin 01.08.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDATINA,  4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.665,91 TL karar harcından peşin alınan 822,50 TL . TL'nin mahsubu  ile 3.843,41 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 21,10 TL başvurma harcı, 822,50 peşin harç, 3,30 TL vekalet harcı, 5.150,00 TL bilirkişi ücreti, 402,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.399,40 TL'nin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  4.665,91TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.043,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.622,76 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 88,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 237,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93a3b7851f910e08","SID":"4e879984677b095f"}}