{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t T.C.<br>\tBURSA\t\t\t\t\"Türk Milleti Adına\"<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tKARAR\t\t<br><br>Esas No\t: 2019/7 <br>Karar No\t: 2019/1069<br><br>Hakim \t: ... ...<br>Katip\t: ...  ...<br><br>Davacı\t: ... - <br>Vekili\t: Av. ... - BURSA VALİLİĞİ DEFTERDARLIK MUHAKEMAT MÜDÜRLÜĞÜ- FAHRİ KORUTÜRK CD. VALİLİK  BİNASI K:3  OSMANGAZİ /BURSA <br>Davalı\t: 1- ... - ...<br>Vekili\t: Av. ... - Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. No:37 D:1 Osmangazi/ BURSA<br>Davalılar\t: 2- ... - ...<br>\t  3- ... - ...<br>Dava\t: Tespit<br>Dava Tarihi\t: 25/05/2015<br>Karar Tarihi\t: 01/07/2019<br>Kararın Yazım Tarihi                  : 04/07/2019<br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili  dava dilekçesi ile;  Nilüfer Vergi Dairesi mükelleflerinden ...nın,  2010-2011 ve 2012 hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi incelenmesi sonucunda vergi tekniği raporu düzenlendiğini, düzenlenen raporda;  tarh edilecek vergi ve cezalar için , ihtiyati tahakkuk verilerek firmanın gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda gizli ortakları olduğu,   firmanın gerçekte davalılar ... ve ...'ın kontrolünde olduğu, firmayı gerçekte sevk ve idare eden kişiler olduğunun tespit edildiğini belirterek,  davalılar  ... ve ... 'ın ...nın gizli ortak olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya yazılı bir cevap verilmemiştir.<br>Dava; davalılar  ... ve ... 'ın ...nın gizli ortak olup olmadığının tespitine yönelik açılmıştır.<br>Davacı tarafından gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, vergi dairesince düzenlenen vergi tekniği raporu getirtilerek, davacı iddialarının açıklığa kavuşturulması yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak , konusunda uzman SMM bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan 28/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalıların gizli ortak olduklarını ortaya koyacak belgelerin, düzenlenen vergi tekniği raporunda da mevcut olmadığını, vergi teknik raporunda da davalıların gizli ortak olduklarına dair tespitin, kesin delillerle elde edilen bir tespit olmayıp kanaatten ibaret olduğunu, ... ve ...'nun , ... firmasının gizli ortakları oldukları konusunda kesin bir delil sunulmadığının bildirildiği görülmüştür.<br>Alınan bilirkişi raporunun kapsam ve niteliği itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür. <br>Dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre; davalılar  ... ve ...'nun , ...nın gizli ortağı oldukları kesin delillerle ispatlanamamıştır. <br>Açıklanan   gerekçe ve dosya kapsamına göre mahkememizin 22.11.2016 tarihli 2015/683 esas-2016/1156 karar sayılı kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/1946 E. 2018/7394 K.  Sayılı ilamı ile özetle;''...Şu halde, davacı idarenin anılan idari imkanlar karşısında doğrudan gizli ortaklığın tespiti ile davalıların hak ve alacaklarına yönelik 3.kişilere temlikin önlemesi amacıyla ihtiyati tedbir istemesinde hukuki yararın varlığından bahsedilemeyecektir. Buna göre İlk Derece Mahkemesince davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle esastan reddi kararına karşı davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b-2 bendi uyarınca kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yukarıda açıklanan gerekçelerle yeniden hüküm tesisi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair hüküm tesisi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere dosya mahkememizin 2019/7 esasına kaydedilmiş, 2 nolu celsede usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. <br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Hukuki yarar yokluğundan davanın usulden  reddine, <br>2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar tarafından yapılan gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı ... vekili  yararına ölçümlenen 2.725,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>Dair,  davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay  yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 01/07/2019<br><br><br>Katip ...<br>    ¸e-imzalıdır.        <br> <br> <br>... <br>Hakim ...<br>   ¸e-imzalıdır.         <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e4583c8f03181a5","SID":"13ab17ca138606ea"}}