{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 04/01/2024<br>TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/02/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili ile .... Anonim Şirketi'nin sahibi olan ... arasında döviz bürosu açma hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkili ile ... arasında düzenlenen 23.01.2019 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, sözleşme kapsamında tüm masrafların müvekkili tarafından karşılandığını ve müvekkiline devredilmek üzere, .... Anonim Şirketi adı altında bir şirket kurulması konusunda anlaştıklarını, .... Anonim Şirketi'nin kurulduktan sonra müvekkilinin, 3 hafta içinde şirketin kendisine devredilmesini beklerken, ... tarafından, 1 yıldan önce devir için yasal engel bulunduğunun ifade edildiğini, ...'in kendisine ait olan .... Anonim Şirketi'nin hisselerini müvekkiline devretmeyi teklif ettiğini, müvekkilinin niyetinin bir döviz bürosu açmak olduğundan bu teklifi yadırgamadığını, bu kez, müvekkili ile ... arasında: .... Anonim Şirketi Hisse Devri sözleşmesinin düzenlendiğini, müvekkili tarafından, döviz bürosunun devri için ödenmesi kararlaştırılan, 5.000.000 TL'nin bu sözleşmenin imzası anında, nakten, defaten ve elden olacak şekilde ...'e ödendiğini, sözleşmenin yapılmasından bir süre sonra, Türk hukuku bakımından şirket devralmanın ciddi sakıncalar doğurabileceği; şirketin eskiye dönük borçlarının yaratılabileceği, böylelikle şirketin olmadık borçlar sebebiyle borca batık hale getirilebileceğini öğrenen müvekkilinin, ... ile tekrar iletişime geçerek, ..... Anonim Şirketi almak istemediğini, en başta olduğu gibi, .... Anonim Şirketi devralmak istediğini bildirdiğini, bu teklifin ... tarafından da kabul edildiğini, .... Anonim Şirketi için yapılan ikinci sözleşmenin fotokopisi üzerine, sözleşmenin feshine ilişkin kayıt düşüldüğünü, .... Anonim Şirketi'nin hisselerini konu alan sözleşmenin taraflarca feshedildiğini, ilk anlaşmada olduğu gibi, .... Anonim Şirketi'nin hisselerini konu olan sözleşme üzerinden hukuki ilişkinin devam ettiğini, sözleşme tarihinde yürürlükte olan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (tebliğ No: 2018-32/45) m.18 uyarınca:\"Yetkili müesseselerde, faaliyet izni verildiği tarihten itibaren 1 yıl geçmedikçe hisse devri gerçekleştirilemez.\" hükmü uyarınca ...'i ait hisselerin 1 yıldan önce müvekkiline devrinin mümkün olmadığını, Müvekkilinin  mevzuata konu 1 yıllık sürenin dolmasını ve .... Anonim Şirketi'nin hisselerini ...'den devralmayı beklerken, bu sürenin dolmasından sonra, ...'in, bahse konu şirketi müvekkiline devretmediği gibi, devir için gerekli olan, genel kurul kararı alınması, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na devir izni için başvurulması ve sair hiçbir  işlemi yapmadığını, gelinen aşamada, ... adına kayıtlı görünen, .... Anonim Şirketi hisselerinin tamamının müvekkili veya müvekkilinin göstereceği üçüncü bir kişi adına devri; Mahkemece bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde, müvekkili tarafından ödenen 5.000.000 TL devir bedeli ve .... Anonim Şirketi'nin kuruluşu ve işletilmeye başlanması için yapılan tüm masrafların bilirkişi marifetiyle tespit edilerek müvekkiline ödenmesine karar karar verilmesini, bu davanın davalı tarafından öğrenilmesinden hemen sonra, davaya konu şirket hisselerinin üçüncü kişilere devri suretiyle kaçırılması ihtimali pek yüksek olduğundan, bu girişime engel olmak ve neticede müvekkiline hakkını teslim edebilmek için, davalının tasarruf yetkisini kısıtlanmasına ve bu hususta ilgili ticaret sicil müdürlüğüne bildirimde bulunulmasına karar verilmesini,  eldeki dava süresince, davalının dava konusu paylar üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmaması halinde, davalı tarafından dava konusu paylar, üçüncü kişilere devredilebilecek ve eldeki dava konusuz kalacağını,  bu nedenle davalı ...'e ait, .... Anonim Şirketi'nin hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına ve bu hususta ilgili ticaret sicil müdürlüğüne ve şirket'e bildirimde bulunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece verilen 08/11/2023 tarihli ara karar ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu hisse devri olan 5.000.000,00 TL'nin %20'si 1.000.000,00 TL nakdi teminatın ya da  kesin ve süresiz banka teminat mektubunun 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmesi halinde  davalı ...'e ait .... Anonim Şirketinin hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kaydı konulmasına, teminat yatırıldığında dava dışı şirket ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne  müzekkere yazılmasına\" karar verilmiştir.<br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; Davaya dayanak yapılan \".... A.Ş. Hisse Devir İşlemlerine dair Protokol\" başlıklı protokolün kendiliğinden bir akit - bir sözleşme olmadığını, , protokolün 6 maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere bir ön akit, bir akit yapma taahhüdü olduğunu, hisse devrini hukuken geçerli şekilde tamamlayan hisse devri sözleşmesi olmadığını, döviz işi ile iştigal eden şirketlerin hisse devirlerinin, Hazine'nin onayı ile mümkün olduğunu,  ... ile ...'ın doğrudan hisse devri yapmayıp, hisse devir işlemlerini izah eden bir önakit yapmalarının da, önakdin imzalandığı anda ...'ın hisse devri konusunda onay alıp alamayacağının henüz belli olmaması nedeniyle olduğunu, diğer yandan, yeni kurulmuş bir döviz bürosunun hisselerinin, kuruluş anından itibaren 1 yıl geçmeden devredilemeyeceğini, bu kuralın Hazine tarafından konulmuş bir kural olduğunu,  ... ile ... arasında imza edilen \"Hisse Devir İşlemlerine Dair Protokol\" başlıklı önakdin 5, 8 ve 10. maddelerinde bahsi geçen 1 yıllık sürenin açıkça yazılı olduğunu, diğer bir ifadeyle, önakdin imzalandığı anda ...'in de, ...'ın da, gerçek hisse devrinin resmi onaya muhtaç, ileride gerçekleşecek bir şarta bağlı olduğunu en baştan beri bildiklerini, ... ile ... arasındaki önakitin, her ne kadar ... in hisselerinin devir işlemlerini konu alsa da, daha sonra yaşanan olayların  tarafların bu önakdi fiilen ve sözlü olarak değiştirdiklerini ve farklı (.... değil, .... yönünden) uyguladıklarını ispat ettiğini,  davacı ile ...'in, ... in kurulması ve 1 yıl sonra hisselerinin ...'a devri konusunda önakit yaptıklarını, ancak daha sonra ...'ın 1 yıl beklemek istemediğini, hisse devrinin derhal yapılmasını istediğini, bu talep üzerine, tarafların ... in hisseleri yerine, mevcutta faaliyette bulunan ... in hisselerinin devri için sözlü olarak mutabakat sağladıklarını, bu mutabakatın sonucu olarak da, Hazine'ye yapılan başvurunun ... in hisselerinin devri için değil, .. in hisselerinin devri için yapıldığını, bizzat davacı tarafça sunulan dilekçenin ekinde yer alan üzerine iptal şerhi düşüldüğünü, düzenleme tarihi olmayan - 20 Mayıs 2019 tarihinde iptal edildiğinin şerh olunan hisse devri sözleşmesi başlıklı belge ile ispat edildiğini, bu nedenle, ...'ın döviz bürosu sahibi olabilmesi için Hazine'ye yapılan başvurunun, ... için değil, .... için yapıldığını, bu hususun davacının bilgisi ve onayında olduğunu, ... in hisselerini almaktan vazgeçen ...'ın olmadığını, hisselerin devrinin sağlanması için gerekli olan tüm işlemlerin ... tarafından yapıldığını ve başvuru evrakı olması gerektiği gibi Hazine'ye gönderildiğini, .... hisselerinin ... tarafından ...a devredilememiş olmasının sebebinin, tarafların devir işlemini iradi olarak iptal etmeleri değil, Hazinenin hisselerin ...a devrine onay vermemesi olduğunu, .... hisselerinin ... tarafından ...a devredilememiş olması âkitlerin iradelerinin sonucu değil, devir için yasal şart olan Hazine onayının alınamamış olması yani objektif inkansızlık olduğunu, öncelikle hisse devri sözleşmesi yapılmış yapılan bu sözleşme .... resmi karar defterine yazılarak Antalya 7. Noterliğinin 28 Ekim 2019 tarih ve .... yevmiye numaralı işlemi ile tasdik edilerek Hazinenin onayına sunulduğunu, hazineye yapılan başvurunun ...ın bilgisi ve onayı ile yapıldığını, davacının doğrudan doğruya .... hisselerinin mahkeme kararıyla kendi adına tescil edilmesini istemesinin kabul edilebilir olmadığını, ne ... ne de ... için davacı tarafından ödenmiş 5.000.000 TL sermaye söz konusu olmadığını, .. in hisse devrine dair karar alındığında da ödenmiş 5.000.000 TL lik bir bedel olmadığını, işbu dava öncesinde, davacının aynı vakıa - devir sözleşmesi hakkında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı davayı açtığını ve bu davada mahkeme huzurunda kendisi açısından bir çok bağlayıcı beyanda bulunduğunu, davacının beyanlarının samimi ve doğru olmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece verilen 04/01/2024 tarihli ara karar ile; \"dava dilekçesi içeriği, dava konusunun  dava dışı tek pay sahibi davalı olan Anonim Şirkete ait payların davacı adına veya göstereceği 3. kişi adına devir ve tesciline yönelik olması dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu olabilecek/olan hususların tedbire konu edildiği, kabule göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hali de mevcut olduğundan Mahkememizce verilen  ihtiyati tedbirin usul ve yasaya uygun olduğu, yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler kapsamında bulunduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbire itirazın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartını yerine getiremediğini, davacının,.... hisselerinin devrini konu alan ön akit uyarınca davacının davalıya 5.000.000,00 TL'yi elden ve nakden ödediğini iddia etmiş ise de, bu ödemeyi ispat edecek olan yazılı ve imzalı belge veya banka dekontunu sunamadığını, iş bu davanın dayanağı .... için yapılan ön akit ise buna uygun, iş bu davanın dayanağı .... hisseleri için imzalanan sözleşme ise bu ikinci sözleşmeye uygun delillerinin tartışılması gerektiğini, davacının ayakta kalan sözleşme .... Sözleşmesi dedikten sonra .... için yapıldığı iddia edilen sözleşmede usulen yer alan 5.000.000,00 TL hisse bedelinin ödendiğine dair ifadenin .... aleyhine yaklaşık ispatın delili olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, 2 tarafın da kabulünde olduğu üzere, ... in hisseleri konusunda imzalanan ön akdin uygulanmayıp, işlemlerin .... için değil ... in hisseleri için yürütülmüş olmasının sebebinin yeni kurulmuş bir döviz bürosunun hisselerinin kuruluş anından itibaren 1 yıl geçmeden devredilemeyecek olması nedeniyle, .... in hisselerinin devri için hazineye resmi başvuru yapılmasıyla davalının davacıya karşı edimini yerine getirdiğini, ancak .... hisselerinin davacıya devrinin hazine tarafından uygun görülmemesi üzerine taraflar açısından objektif imkansızlık durumunun ortaya çıktığını, burada davalı müvekkiline izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını, bu nedenle de davacıya karşı herhangi bir tazmin yükümlülüğü altında olmadığını, davacının davalıdan ancak ve ancak .... ile imzalandığı iddia ettiği sözleşme uyarınca nakdi tazminat talep edebileceğini, bu anlamda davanın dayanağı .... hisseleri hakkındaki sözleşme ise, ... adına tescilli olan .... hisselerinin ...'den alınıp, davacı adına mahkeme kararı ile devri ve tescilinin mümkün olmadığını, dava sonunda böyle bir karar verilemeyeceğine göre hisseler üzerine tedbir konulmasının da hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davanın dayanağı .... ile yapıldığı iddia edilen sözleşme değil de, .... için imzalanan ön akit ise, bu ön akdin hiçbir yerinde davacının nakden 5.000.000,00 TL ödediği veya kuruluş masrafları için harç yatırdığı veya teminat mektubu için bankaya para yatırdığı veya müvekkiline tek kuruş elden ödeme yapıldığının yazılı olmadığını, ön akdin tamamında kurulan cümlelerin gelecek zaman kipinde olduğunu, kimse tarafından yerine getirilmiş bir edim olmadığını, bu yüzden .... hakkında imzalanan ön akde davacının dayanması halinde iş bu ön akitte yazılı olan edimleri yerine getirdiğini davacının yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle tedbir talebinin de esasen reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının maddi gerçeğe, hukuka ve delil durumuna aykırı olduğunu belirterek, öncelikle tedbir kararının kaldırılmasına, ayrıca davaya konu olan ve davacı adına tescili istenen hisselerin dava tarihindeki kayıtlı - tescilli ve ödenmiş değeri 10.000.000,00 TL olduğundan dava değerinin de 10.110.000,00 TL olduğunun kesin olduğuna göre davacının yatırdığı teminatın da mahkemece daha önce takdir olunduğu gibi dava değerinin %20'sine karşılık gelecek şekilde 2.022.000,00 TL'ye yükseltilmesinin gerektiğinden tedbire itirazın reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 13/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a819b30804828dc6","SID":"5d65d1c51f63a595"}}