{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2549 <br>KARAR NO: 2024/171<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2018/666 E. - 2020/214 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Konya .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, takibe karşı esas ve yetki yönünden itirazda bulunduğunu, itiraz üzerine Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1004 esas sayılı dosyası üzerinden yetkisizlik kararı verildiği, müvekkili ... yönünden dosya tefrik edilerek İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına kaydının yapılarak müvekkiline ödeme emri gönderildiği ve 22/02/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin aynı senet için Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından da borçlu gösterildiği ve mükerrer takip başlatıldığı, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, takibe konu senedin çalıntı bir senet olduğunu, tahsile verilen banka şubesinden dava dışı ... A.Ş. (Eski Ünvan: ... Tic. Ltd. Şti.)'ye iade ve teslim esnasında kargoda çalındığını, tahsil cirosuyla senedin tedavülünün kesildiğini, son cironun tahsil cirosu olduğunu, alacaklının kötüniyetli olduğunu, tüm ciroların vadeden sonra olduğunu, senedin her yönüyle itfa edilmiş ve karşılıksız kalmış bir senet olduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespiti ile İcra İflas Kanununun 72. maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasına, icra dosyasına yatan paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava ve takip konusu bononun müvekkiline ciro yolu ile intikal ettiğini, müvekkilinin dava konusu bononun meşru hamili olduğunu, davacının imza yönünden bir itirazının bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve bu nedenle davacı tarafça kendisine dava açılamayacağını, davaya konu bononun normal kargo ile gönderildiğini ve bu şekilde kaybedildiğini, oysa değerli evrakların farklı bir usule tabi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava konusu bononun davacı ... ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasındaki ilişki kapsamında, davacı tarafından tanzim edilerek dava dışı şirkete verildiği, dava dışı şirket tarafından ise tahsil için ... Bankası AŞ'ye verildiği, bono bedelinin davacı tarafından ödenmesi üzerine dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti,'nin, bonoyu teslim ettiği ... Bankası AŞ şubesinden iadesini istediği,  banka tarafından  dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'ye teslim edilmek üzere bononun kargoya verildiği ancak kargo aracından çalınmış olduğu, davacının bono bedelini dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'ye ödediği ve bononun kendi hakimiyet alanında iken kaybolmadığı, bu nedenle davacının bono nedeniyle borçlu olmadığı, davacı vekili tarafından, davalı şirket hakkında sunulan kayıtlar incelendiğinde ve dava dışı  ...Tic. Ltd. Şti,'nin aynı kargo şirketinden çalınan çekleri/bonoları incelendiğinde ciroların aynı şirketlere ait olduğu, bu kapsamda davalının kötüniyetli/ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça kanıtlandığını davanın kabulü'ne,\"  karar verildiği,<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6100 sayılı HMK. 186. maddesinde \"Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. \" hükmünü ihtiva edeceğini, mahkemece müvekkiline davetiye gönderilmediğini, sözlü yargılama için süre vermeden karar verildiğini, davacı dava dilekçesindeki eksiklikleri delilleri tamamlamadığını, davacıya süre verilmediğini, bu yüzden dava açılmamış sayılması gerektiğini,  Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu çek bedeli 50.000 TL olup, bu bedel üzerinden peşin harç ödenmesi gerekirken davacı tarafça ödenmediğini, harç eksikliği yönünden de davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu senedi ciro yoluyla devraldığını, müvekkilinin kötüniyetli olduğu ispat edilmesi gerektiğini,  davacının imzasına yönelik bir itirazının bulunmadığını, bonoyu diğer davalıya ticari ilişkisinden dolayı verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğundan davacının müvekkiline dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, mahkemenin bu durumu göz ardı ettiğini,  Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere ödeme iddiasının kabul edilebilmesi için, söz konusu ödeme belgelerinde takibin dayanağı olan senede açıkça atıfta bulunulması zorunlu olduğunu, davacının  takip konusu bononun kargolama sırasında çalındığı iddia ettiğini, kıymetli evrak niteliğinde olan resmi belgenin  adi kargo ile muhatap olarak davacıya gönderildiğini, kargo şirketleri bu tür değerli gönderileri özel usullere tabi olarak nakil ve muhatabına  teslim ettiğini, haber verilmeden adi gönderi olarak teslim edilen bu tür kıymetli evraklardan  dolayı  bir sorumluluk kabul etmediğini, davacı ve diğer davalının ve bankanın kusurlu hareketinin sonucunun müvekkilini bağlamayacağını, mahkeme yeterli araştırma yapmadan bu kararı verdiğini, dava konusu bono ile ilgili olarak, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/21969 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, mahkeme bekletici mesele yapmadan karar verdiğini, istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu, İİK 72.md.göre açılan menfi tespit davasıdır. Konya İcra Müdürlüğünden açılan takibe davacı tarafından yetki sebebiyle itiraz edilmesi neticesinde dosyanın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında takibin devam ettiği, icra takibinde alacaklının .... Ltd. Şti. borçlu ... olduğu,17/06/2015 tanzim tarihli 30/10/2016 vade tarihli 50.000,00 TL miktarlı bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafından davayı konu senedin dava dışı ... Aş (eski unvan ... Tic. Ltd. Şti'ne) verildiği bu şirket tarafından bankaya tahsil için ibraz edildiği, müvekkilinin senet lehtarını senet borcunu ödeme üzerine dava dışı şirket tarafından tahsile verilen senedin iadesinin bankadan istendiği, banka tarafından şirkete teslimi için  ...  Şubesinden Bahçeşehir Şubesine teslim edilmek üzere ... kargoya verilen ... kargo Bahçeşehir şubesinde dağıtımda iken kargo aracından çalındığını, takibe konu senedin çalıntı bir senet olduğunu belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Takibe konu senette davacının keşideci lehtarın  ... Tic. Ltd. Şti. tanzim tarihinin 17/06/2015,  vade tarihinin  30/10/2016 tarihi bono bedelinin 50.000,00 TL senedin arka yüzünde lehtarın cirosu (tam okunmuyor) bankaya ait kaşenin silindiği, daha sonra cirantaların ... Aş, ... Ltd. Şti. ve takip alacaklısı ...  Ltd. Şti'nin kaşesinin mevcut olduğu görülmüştür. ... Bankasına ait 14/01/2020 tarihli müzekkere cevabında ;Mahkemenin yazısına konu 30.10.2016 vadeli ve 50.000,00-TL tutarlı senedinde içerisinde yer aldığı bono asılları 03.08.2016 tarihinde lehdar ... Tic.Ltd Şti./ nden teslim alındığını, Bonolar, bono arkalarında yer alan üzerinde “BEDELİ TAHSİL İÇİNDİR” yazılı tahsil cirosuyla ve tahsil maksadıyla devir ve teslim alındığını, bono için keşideci ... adına Banka Genel Müdürlüğünce 12.08.2016 tarihli ... barkod numaralı Senet İhbar Mektubu düzenlendiğini, bonoyu tahsil cirosuyla bankaya teslim eden ... Tic.Ltd Şti. 24.10.2016 tarihli bir yazı ile tahsile vermiş olduğu senedin iadesini Bankadan talep ettiğini, vadesi geçen bono aslı 07.11.2016 tarihine kadar Avcılar Şube Müdürlüğünde kaldığını, ödeme nedeniyle iadesinin istenilmesi üzerine Avcılar Şube Müdürlüğü tarafından bono arkasında yer alan tahsil cirosuna ilişkin herhangi bir iptal işlemi yapılmaksızın ... Tic.Ltd Şti.ne teslim edilmesi için şubeye gönderilmek amacıyla ... Kargo Şubesine teslim edildiğini, bononun bulunduğu kargo gönderisi 09.11.2016 tarihinde Bahçeşehir ... Mah. ... Bulvarı üzerinde ... Kargo dağıtım aracından çalındığını belirtmiştir. İstanbul 8.ATM'nin 2016/1141 E. 2017/150 K. sayılı kararı ile, dava dışı ...   Bankası Aş. tarafından açılan dava neticesinde dava konusu bononun zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Somut olayda, icra takibine konu bononun dava dışı lehtar 3.kişi ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ... tahsil için ibraz edildiği, akabinde 3.kişi tarafından dava konusu senedin iadesinin talep edildiği, banka tarafından düzenlenen senet çıkış makbuzu ile dava konusu bononunda bulunduğu senetlerin çıkışının düzenlendiği ve bankaya ait  14/01/2020 tarihli müzekkere cevabında da belirtildiği üzere dava konusu bononun banka tarafından tahsil amacıyla alındığı, tahsil cirosunun mevcut olduğu, tahsil cirosuna ilişkin herhangi bir iptal işlemi yapılmaksızın  ... Tic. Ltd. Şti.ne teslim edilmesi için şubeye gönderilmek amacıyla ... kargo şubesine teslim edildiği, Bahçeşehirde bulunan ... kargo dağıtım aracında çalındığı sabit olup tahsil cirosundan sonra temlik cirosu olamayacağını, davacının gerçek hak sahibi olmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir. Davalı istinafından dava dilekçesinde harca esas değerin belirtilmediğini ve harcın eksik yatırıldığını ileri sürmüş ise de dava dilekçesinde harca esas değer belirtilmemiş ise de dilekçe içeriğinde harca esas değerin anlaşıldığı tevzi formunda da harca esas değer olarak 50.000,00 TL'nin yazdığı ve harcın yatırıldığı, dava dilekçesinin HMK 119.mad.göre yasal şartları taşıdığı anlaşıldığından bu istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Davalı tarafından istinaf dilekçesinde, HMK 186 md.göre sözlü yargılama için kanunen gün verilmesi gerektiği, bugünün verilmediğini ileri sürmüş ise de, dava konusuna göre yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşıldığından ayrıca sözlü yargılama için gün verilmesine gerek bulunmadığından bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Ayrıca Küçükçekmece C.Başsavcılığı'nın 2018/21969 soruşturma nolu dosyasının akıbetinin bu aşamada beklenilmesi sonucu değiştirmeyecektir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih ve 2018/666 E., 2020/214 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"314540dd98021d2b","SID":"60c1dae223cb9f89"}}