{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1144 <br>KARAR NO: 2024/234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/03/2021<br>NUMARASI: 2020/13 Esas - 2021/195 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili banka ile (davanın açılış aşamasındaki davalı) borçlu ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile tahsis edilen limit kapsamında nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığını, davalıların da sözleşmeyi müteselsil borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladıklarını, nakdi kredilerin işletme kredisi ve gayrinakdi kredi olarak da borçlu şirket lehine 1.800.000-TL teminat mektubu verildiğini; teminat mektubunun tazmin edildiğini, mektup bedelinin, işletme kredisinin, gecikme kar payı ve BSMV'nin ödenmemesi üzerine borçlu ve kefillere noterden 11/05/2018 tarihli hesap kat ihtarının gönderildiğini, ihtarın 15/05/2018'de davalı kefillere tebliğ edildiğini ancak borçlu şirkete sözleşmede bildirdiği adreste tebliğ edilemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla 27/07/2018 tarihi itibariyle 3.312.679,16-TL asıl alacak talepli ilamsız takip yapıldığını ve davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların davaya konu icra takibine vaki itirazlarının iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili, davalı şirketin Bakırköy 2. ATM'nin 2018/717 esas ve 2019/809 karar sayılı kararıyla iflasının açıldığını, tasfiye işlemlerinin Bakırköy ... İflas Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olduğunu; müteselsil kefil olan müvekkilleri ..., ... ve ...'ın eşlerinden kefalet için rıza alınmadığından kefaletin geçerli olmadığını, kat ihtarı tebligatlarının usulsüz olduğunu; imzaya ve yazıya ilişkin itirazları dışındaki itirazlarının devam ettiğini; takip miktarına ilişkin faizlerin fahiş olduğunu; asıl borçlunun iflası halinde alacaklının alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorunda olduğunu belirterek, davanın reddine ve %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 05/10/2017 tarihinde 10.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, diğer gerçek kişi davalıların da sözleşmeyi 10.000.000-TL limitle sınırlı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı  kefillerin sözleşme tarihinde asıl borçlu şirket yetkilisi olup, eş rızası gerekmediği ve kefaletin diğer şartları bulunduğundan geçerli olduğu, davalı asıl borçlu ve kefillere gönderilen ihtarnamenin 15/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda temerrüdün 17/05/2018 tarihi itibariyle gerçekleştiği, sözleşmenin 18.8.5 ve 21.4.5.2 maddeleri uyarınca davacı bankanın benzer nitelikteki kredilere uyguladığı en yüksek cari kar payı oranlarının % 50 fazlasının gecikme cezası oranı olarak uygulanacağı, davaya konu taksitli krediye aylık % 1,45 kar payı uygulanmış olup sözleşmeye göre % 50 fazlası aylık % 2,18, yıllık ise % 26,10 olduğu, davacının takip talebinde % 21,60 oranında gecikme cezası bedeli talep ettiğinden talep edilen gecikme cezası oranının sözleşmeye uygun olduğu; davacı taraf bilirkişinin temerrüt faizi ve BSMV hesaplamadığını belirterek rapora itirazda bulunmuş ise de, icra takibinde bu alacak kalemleri talep edilmediğinden ve dava dilekçesi ile de takibin devamı talep edildiğinden yapılan hesaplamada bir eksiklik bulunmadığı; davalı şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/472 esas, 2020/928 karar sayılı ve 30/12/2020 tarihli kararıyla iflas kararı verildiği, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından şirket hakkındaki davanın tefrik edilerek müteselsil kefil olan diğer davalılar yönünden yargılamaya son verildiği; sonuç olarak davalı kefillerin sözleşme uyarınca ve kefalet limiti kapsamında ödenmeyen kredi borcundan sorumlu oldukları, takibe haksız olarak itiraz ettikleri ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalılar ..., ... ve ...'ın İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasından vaki itirazının 3.256.634,09-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 21,60 oranında uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine; toplam alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin  alacağının 3.334.263,33-TL olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, buna göre 17/05/2018 temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağın 1.456.634,09-TL, 17/05/2018-16/07/2018 tarihleri arasındaki günlük % 21,6 oranlı temerrüt faizinin 52.438,83-TL, 52.438,83-TL cari faizin % 5 BSMV'sinin 2.621,94-TL, borçlanmanın 1.800.000-TL, 16/07/2018-27/07/2018 tarihleri arasındaki günlük % 21,6 oranlı temerrüt faizinin 21.493,78-TL, 21.493,78-TL cari faizin % 5 BSMV'sinin 1.074,69-TL olmak üzere toplam 3.334.263,33-TL olduğunu; ancak mahkemece icra takibinde temerrüt faizi ile BSMV talep edilmediği ve dava dilekçesinde de takibin devamı talep edildiğinden işbu alacak kalemleri dahil edilmeksizin karar verildiğini, asıl alacakla birlikte, temerrüt faizi ve BSMV'nin de talep edilebilecek alacaklar arasında olduğunu, davalılara gönderilen ödeme emrindeki tutar 3.312.679,16-TL olup bu meblağ müvekkil bankanın sisteminde, takip tarihinde mevcut olan alacak miktarı olduğunu ve bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılarak davanın tam kabulü ile 3.312.679,16-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla kefiller aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, takip tarihinin 27/07/2018, alacaklının davacı banka, borçluların davalılar, talebin 3.312.979,16-TL asıl alacak olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek aylık % 1,80 gecikme cezası, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsilinin istenildiği, takip dayanağının genel kredi sözleşmesi ve 11/05/2018 tarihli ihtarname olduğu, ihtarnamede 1.452.212,10-TL nakit ve 1.800.000-TL gayrinakdi risk tutarının istenildiği, ekindeki hesap ekstresinde de 1.566,47-TL gecikme kar payı, 78,33-TL gecikme kar payı BSMV, 1.441.117,30-TL işletme kredisi, 1.800.000-TL teminat mektubu verilmesi sebebiyle deposu gereken gayrinakdi kredi bedeli, 9.450-TL teminat mektubu komisyonu olmak üzere toplam borcun 3.252,212,10-TL olduğu, ihtarın davalı kefillere 15/05/2018'de tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketin adresinden taşınmış olması sebebiyle tebliğ edilemediği; ödeme emrinin borçlulara 31/07/2018 ile 02/08/2018 tarihlerinde tebliğ edildiği, borçluların takibe 02/08/2018 tarihinde itiraz ettikleri ve takibin durduğu tespit edilmiştir. Somut olayda, davanın dayanağını teşkil eden 27/07/2018 tarihinde başlatılmış icra takip dosyasında tek alacak kalemi olarak 3.312.979,16-TL asıl alacak istenilmiş, işbu davada da harca esas değer söz konusu miktar üzerinden gösterilmiş ve takibe yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anaparaya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra bulunan asıl alacağa, temerrüt tarihinden itibaren taleple bağlılık kuralı da gözetilerek temerrüt faizi hesaplaması yapılması gerekir (Yargıtay 19 HD'nin 2017/1906 esas, 2019/290 karar sayılı ve 21/01/2019 tarihli emsal ilamı). Dosyada mevcut hükme esas alınmış bilirkişi raporunda Yargıtay ilamında belirtilen şekilde, temerrüt tarihi olan 17/05/2018'den sonraki tahsilatlar da dikkate alınarak yapılmış hesaplanmaya göre, takip tarihi itibariyle davacının asıl alacağının 3.256.634,09-TL, faizin 73.932,61-TL, BSMV toplamının 3.696,63-TL ve sonuç olarak toplam alacağın 3.334.263,33-TL olduğu belirlenmiştir. Davacının icra takibinde sadece kapitalize edilmiş asıl alacağı talep ettiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59370370c79039cc","SID":"956b1718fbe6f4df"}}