{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/550 <br>KARAR NO\t: 2024/509<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN  <br>MAHKEMESİ           : İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t  : 2023/29 Esas - 2023/811 Karar<br>KARAR TARİHİ\t  : 10/10/2023<br><br>DAVA\t                 : Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ         : 27/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br><br><br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  12.05.2022 tarihinde, davalılar ..., ...   ve ... 'ın iştirak halinde malik oldukları, dava dışı ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ... 'in  sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin çarpıştığını, müvekkili ... 'in ağır yaralanarak  % 99 oranında iş gücünü kaybettiğini ve sürekli olarak bakıma durumda olduğunu iddia ederek,  davacı ...  için 200.000,00 TL, annesi davacı ...  için 100.000,00-TL manevi tazminatının davalılar ... , ...  ve ... 'dan ayrıca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici-kalıcı işgöremezlik tazminatı, 100,00-TL maddi tazminat, 100,00-TL  bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi giderinin tüm davalılardan  kaza tarihi olan 22.05.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br> Davalılar ... , ...   ve ...  adına vekillerince ayrı ayrı verilen cevap dilekçelerinde  özetle; davacı ... 'ın kasksız ve hızlı araç kullanması nedeniyle  kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı ve olaydan sonra tedavi sürecinde ilgilendiklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.  <br>DELİLLER                                :<br>Kaza tespit tutanağı, tedavi ve ödeme belgeleri ile ,  tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;  haksız fiil nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle oluşan Manevi Tazminat istemine ilişkin davada öncelikle ...  AŞ ve diğer davalılar aleyhine açılmış olduğu, davacıların ...  AŞ aleyhine açmış oldukları dava yönünden feragat ettiklerini belirtmiş olmaları ve de feragatin hakkın özünden vazgeçme anlamına gelmesi nedeniyle diğer davalılara sirayet eden niteliği de nazara alınarak işbu dosyadan tefrik kararı ile ayrılmış olan ve mahkememizin 2023/351 esas sıra sayısına kaydı yapılmış olan maddi tazminat davası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği,<br>Tefrik kararı ile davalılardan ...  AŞ'nin ve davaya mutlak ticari dava niteliği sunmuş olan sigorta poliçesine dayalı Maddi Tazminat davasının  işbu dosyanın dışına çıkmış olması nedeniyle eldeki dava Manevi Tazminat talebinden ibaret kalmış ve mutlak ticari dava olma niteliğini yitirmiştir. Netice-i talepten de anlaşılacağı üzere gerçek kişi davalılar aleyhine açılmış olan manevi tazminat davasının Nisbi ticari dava niteliği de bulunmadığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı dışında kaldığı gerekçesi ile göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tefrik kararı verilmesini gerektirir hiç bir neden yokken sırf görevsizlik kararı vermek amacıyle sigorta şirketi hakkında tefrik kararı vermiş olmasının  HMK 167 maddesinde düzenlenme amacına uygun olmadığı, somut olayda mahkeme  yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için değil görevsizlik kararı vermek için tefrik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme nedeniyle sadece onun hakkında feragat beyanında bulunduklarını diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat isteği yönünden feragat olmadığı halde,  maddi tazminat davasının  işbu dosyanın dışına çıkmış olması nedeniyle eldeki dava manevi tazminat talebinden ibaret kaldığı gibi bir gerekçe ile  manevi tazminat yönünden görevsizlik kararı vermesi ve maddi tazminat davasını dolaylı olarak reddetmesinin de yerinde olmadığını, davalılardan birinin yapmış olduğu ödemenin diğer davalıların sorumluluğunu tümden kaldırmayıp  yapılan ödeme tutarı ile sınırlı olacağı halde maddi tazminat bakımından da görevsizlik kararı verildiği şeklinde gerekçenin düzeltilmesi veya görevsizlik kararının tümden ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br> Davalılar ... , ...  ve ...  adına vekilleri istinafa cevap dilekçesinde özetle, haksız eylem nedeniyle sorumluluk kuralları uyarınca verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun usul ve esastan reddine karar verilmesini istemişlerdir. <br><br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık, haksız fiil niteliğinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi  tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.<br>İDM'nce, yukarıda özetlenen gerekçelerle, davalı sigorta şirketi yönünden ödemeye bağlı feragat beyanı nedeniyle onun hakkındaki davanın tefrik edilerek başka bir esasa kayıt ile feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından ise asıl dosya üzerinden  asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulen reddine karar verilmiş ve karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.<br>Dairemizce inceleme, 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357 inci maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde yapılmıştır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1483/1. maddesinde, sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş; aynı Kanunun 4/1-a maddesinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesi ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda; davacı tarafından, haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak, iştiraken kayıt maliki olan davalılar ile ZMMS sigortacısı olan sigorta şirketlerine karşı birlikte açılmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi ise de; dava, gerçek kişiler ile birlikte karşı tarafın ZMMS yaptırdığı sigorta şirketine karşı da açılmıştır. Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, zorunlu sigortalar, TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikteki bu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunmaktadır.<br>Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “Yargılama usûlüne” ilişkin  esaslı  farklılıklar  bulunmaması  kaydıyla,  bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. <br> Hemen belirtmek gerekir ki mahkemece birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilişkin kuralları değiştirmez. (Yargıtay 20. HD 2017/10685 E  - 2017/10685 K sayılı 18/12/2017 tarihli, 2017/9248 E - 2017/7849 K sayılı 16/10/2017 tarihli yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararları).<br>İDM'ce müteselsil sorumluluğa ilişkin 6098 Sayılı TBK'nun 61, usül ekonomisine ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 30, ihtiyari dava arkadaşlığına ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 57 ve 58. maddeleri, davaların ayrılmasına ilişkin 167. maddesi, 6102 Sayılı TTK 4/1 - (a) ve 5. maddelerine aykırı biçimde önce tefrik sonra görevsizlik kararı verilmesi usül ve yasaya aykırı görülmüştür. Diğer taraftan, maddi tazminat davasına ilişkin feragat beyanı sadece davalı sigorta şirketi ile sınırlı olduğu ve davalı işletenler hakkındaki maddi tazminat davası bakımından bir feragat beyanı olmadığı halde, tefrik kararı sonrasında sadece manevi tazminat davası yönünden karar verilmiş olduğu anlamına gelecek gerekçe açıklaması ile   HMK 297/2. maddesi kapsamında infazında tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulmuş olması da yerinde bulunmamıştır.  <br>O halde, gerek davalı araç işletenleri ve gerekse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunlu olup sigorta şirketi bakımından feragat beyanı olması bu zorunluluğu ortadan kaldıracak bir neden değildir. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir. Mahkemece, birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilişkin kuralları değiştirmeyeceğinden davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre, tüm davalılar hakındaki davaya bakmaya asliye ticaret  mahkemesinin görevli olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince kabulü ile aynı Yasanın 353/1 inci fıkrasının (a-3) üncü bendi ve (1-a) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, dosyanın görevli ve yetkili İzmir 2. Asliye  Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için  ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2- İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/29 Esas-2023/811 Karar 10/10/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-3) bendi ve 1-a maddesi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacı taraf adli yardımlı olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 27/02/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec1a764224fe282d","SID":"fbec3abe77354f76"}}