{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2455 <br>KARAR NO\t: 2024/168<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 12/02/2020<br>NUMARASI\t: 2018/515 E. - 2020/101 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2012 yılında kurulduğunu, reklamcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini 2017 yılında kurulmuş olan davalı şirketin de reklamcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini; müvekkili şirketin outdoor reklam denilen mecra kiralama ve reklam mecralarının düzenlenmesi, projelendirilmesi, reklam faaliyetinin basımı ve hazırlanmasında Türkiye çapında tanınır hale geldiğini; bugüne kadar ... gibi markalar ile ülke çapında çalışmalar icra ettiğini; 2016 yılında Türkiye Genç İş Adamları Demeği (TÜGİAD) tarafından plaketle onurlandınlmış olduğunu; müvekkile ait facebook hesabının 2012 yılında oluşturulduğu “...” markasını 2012 yılından beri kullandığının tespit olunacağını; yine müvekkilin müşterilerine sunum hazırladığı görsellerden 2012 yılından beri “...” markasını kullandığının görüleceğini; müvekkilin 2012 yılından beri kullandığı “...” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu; davalının ... numaralı markayı müvekkilin ününden faydalanmak amacıyla haksız olarak tescil ettirilmiş olduğunu; “...” ibaresinin Latincede “rüzgar” anlamına geldiğini; sadece “...” markası TÜRKPATENT’de sorgulandığında 76 kayıt çıktığını; huzurdaki davanın konusunun bu 76 adet marka değil, müvekkili şirket ile aynı sektörde benzer faaliyet gösteren markanın görseline kadar benzer olan “... ” markası olduğunu; davacı ve davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini; müvekkilin kullandığı marka ile davalının kullandığı markanın iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu belirterek, kötüniyetli olarak tescil edilmiş olan 2017/103267 numaralı “ ...” markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  ... no.lu “...” markasının müvekkili şirket adına tescilli olduğunu; davacının SMK m.6/3 uyarınca hükümsüzlük talebinde bulunabilmesi için dava konusu ibareyi markasal olarak kullanmış olması gerektiğini; davacının markasal bir kullanımının söz konusu olmadığını; davalının kendisine ait olduğunu bildirdiği www.....com alan adının şimdiye kadar kullanılmamış olduğunu; belirtilen sitede oluşturulma tarihinin 2018 olarak yazıldığını; ...org kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacıya ait internet sitesinin huzurdaki dava açılana kadar yapım aşamasında kalmış, kullanılmamış olduğunu; “...” markası üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi ... olduğunu; ... ’un “...” markasını markasal olarak etkin bir biçimde kullanmış olduğunu; 15.01.2013 tarihli fatura ile sabit olduğu üzere ventusmail.com alan adının ...’a ait olduğunu; arhive.org’dan alınan 03.02.2013 tarihli snapshot ile tespit olunacağı üzere belirtilen internet sitesinin oluşturulduğu tarihten bu yana internet sitesini aktif olarak kullandığını ve “...” ibaresini markasal olarak kullandığını; müvekkili şirketin tescilsiz “...” markasından doğan hakları ...’dan devraldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" 6769 sayılı SMK ile marka hukukumuzda tescil ilkesi kabul edilmiştir. Ancak tescil ilkesi kabul edilmesine rağmen sistemimiz getirilen istisnalar nedeniyle kullanma sistemine daha yakındır. Yargıtay da yerleşik uygulamasında gerçek hak sahipliği kuralını benimsemiş ve markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranı gerçek hak sahibi olarak adlandırmıştır. Ancak bir kimsenin bir markayı sadece ilk defa kullanmaya başlaması ile o marka üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu kabul edilemez.Tescil edilmemiş markaya SMK ile koruma sağlanmasının sebebi sadece tescilsiz marka sahibinin markayı ilk kez kullanmaya başlaması değildir. Aksine markanın kullanımını haklı kılacak daha temel ve önemli bir sebep bulunmalıdır. Bu da markanın belli bir yer, bölge ve piyasada bilinir hale gelmesidir.Davaya konu “Ventus Medya” markasının 03.05.2018 tescil tarihinden daha önceki bir tarihte (24.08.2012 tarihinde) davacı tarafın .....com alan adını kendi adına tahsis ettirerek bu ibareyi kullandığı;Davacının, ... sosyal medya platformunda 15.10.2012 tarihinde de hali hazırda kullanmakta olduğu kırmızı renkli ... Medya logosunu yayınlamış olduğu; Dava konusu markanın tescil tarihinden önce davacının çeşitli dergilerde “...” ibaresiyle reklam verdiği, “ ...” ibareli tescilsiz markasını davalının marka tescilinden daha önce kullandığı, tespit edilmiştir. Bu sebeplerle, davacının “...” ibaresi üzerinde SMK m.6/3 uyarınca gerçek hak sahibi olduğu; dava konusu ... tescil no.lu “... ” markasının davacının faaliyet alanı olan 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri ” yönünden hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu ve alan adının öncelikli kullanım hakkının davacıda olduğu sonucuna varılmıştır.Sınai Mülkiyet Kanunun m.6/9’da kötüniyetli marka tescilinin nispi red nedeni ve hükümsüzlük sebebi olduğu açıkça düzenlenmiştir (SMK m.25/1). Kötü niyetin varlığım tespit konusunda genel bir kriter yoktur. Her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılır. Kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak bir markayı tescil ettirme eylemi tek başına kötüniyet göstergesi olarak nitelenmez.Davacı, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu iddia etmişse de, bu iddianın somut delillerle ispatı gerektiği; dosya kapsamında  davalının kötü niyetli olduğunu gösterir bir delil tespit edilememiştir. Bu sebeplerle de kötü niyet iddiasına dayalı tam hükümsüzlük talebinin reddi,\" gerekçesi ile davanın KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu \"... Medya \" ibareli markanın 35.sınıftaki reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyonları hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri, alıcı ve satıcı için online pazar yeri hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına kayıtlı \"....com.tr\" alan adının erişimin engellenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiğini,  <br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kabul kararının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, ... tarafından gerçekleştirilen kullanım, devir sözleşmesi ve bu beyandaki delillerinin incelenmediğini ve bu yönde herhangi bir değerlendirme olmadığını, dosyaya sunulan faturalar, e-posta ve yazışmalar, ticaret sicil kaydı, sözleşmeye ilişkin raporda hiçbir kayıt olmadığını, eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, öncelik hakkının  gözetilmediğini, başvuru ya da rüçhan tarihinden önce işaret üzerinde bir hak elde edilmiş olması gerektiğini, tescilsiz işaretin sahibinin korunmasında yatan temel düşünce, markası için emek ve masraf sarf etmiş olması gerektiğini, salt olarak markanın kullanılmış olması yeterli olmayacağını, markasal kullanım korunması gerektiğini, tescilsiz markaya dayananın markayı kullandığını ispatlaması gerektiğini, Yargıtay tescile konu ibarenin önceden kullanıldığının işletme belgeleri, satış fişi ve faturası, keza mal alış faturaları gibi belgelerle ortaya koyulmasının, öncelik hakkını ispatlamak için yeterli olduğu görüşünde olduğunu, mahkemece verilen kararda salt olarak alan adı alınmış olmasına dayanarak davacıya öncelik hakkı tanındığı, kararda geçen alan adının davacıya ait olmadığını, who is sorgulamasında alan adının ... isimli birine ait olduğunu, alan adı sahibi ... alan adı davacı şirketmiş gibi karar tesis edildiğini, alan  adının satın alındığı tarihte davacı şirketin kurulmadığını,  2012 yılında alan adı alınmış olmasına rağmen web sitesinde 2018 yılına kadar \"site yapım aşamasındadır\" ibaresi yer aldığını, 6 sene boyunca \"site yapım aşamasındadır\" ibaresi bulunan bir alan adının kullanıldığı şeklinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,  hükme esas alınan raporda ele alınan sözde dergi 2013 yılına ait olduğunu, müvekkilinin öncelik hakkını bertaraf edemediğini, raporda O2H isimli bir dergiden söz edilmişse de, piyasada böyle bir dergi olmadığını,  derginin künyesinden örneğinin celbi gerektiğini,  dergi, katalog v.b. belgeler süreli yayın değil ise her zaman oluşturulabileceğini, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını,  mahkemenin alan adına erişimin engellenmesine karar vermesi de hatalı olduğunu, alan adının müvekkiline ait olduğunu,  müvekkilinin alan adı altında başka sınıflarda da faaliyette bulunabileceğini, alan adının hangi sınıflarda kullanılamayacağına dair bir karar tesis etmeksizin alan adı hiçbir sınıfta kullanılamayacak gibi bir çelişkiye neden olacak şekilde alan adına erişimin tamamen engellenmesi hatalı olduğunu, müvekkiline ait marka hükümsüz kılınmadıkça markanın kullanılmasının engellenmesine imkan olmayacağını, hükümsüzlüğe ilişkin karar kesinleşmedikçe karar uygulanamayacağını tüm bu nedenlerle kararın  kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalıya ait 2017 103267 tescil nolu 35,42.sınıflarda tescilli \"... \" markasının kötü niyetli tescilli olması ve davacının dava önce kurulduğu ve sektöre tanıttığı markası ile birebir aynı olması sebebiyle hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi davasıdır. Dava tarihi itibariyle 6769 sayılı SMK hükümleri uygulanması gerekmektedir.  31/10/2019 tarihli bilirkişi heyetine ait raporda özetle; \"... Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı “... ” markasının 35 ve 42. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu, dosya ve internet üzerinden yapılan incelemeler bütünlük arz edecek şekilde değerlendirildiğinde, Davacı tarafa ait http://www.....com internet sitesi ile Davalı taraf ait http://www.....com.tr internet sitesinin alan adlarının ve faaliyet alanlarının benzemesi sebebiyle internet son kullanıcıları üzerinde karmaşaya yol açacağı, davaya konu “ ...” markasının 03/05/2018 tescil tarihinden daha önceki bir tarihte (24/08/2012 tarihinde) davacı tarafın ....com alan adını kendi adına tahsis ettirerek bu ibareyi kullandığı; davacının, ... sosyal medya platformunda 15/10/2012 tarihinde de hali hazırda kullanmakta olduğu kırmızı renkli ...  logosunu yayınlamış olduğu; Dava konusu markanın tescil tarihinden önce davacının çeşitli dergilerde “ventus medya” ibaresiyle reklam verdiği tespit edilerek, “... ” ibareli tescilsiz markasını Davalının marka tescilinden daha önce kullandığı, davacının “...” ibaresi üzerinde SMK m.6/3 uyarınca gerçek hak sahibi olduğu; dava konusu ... tescil numaralı “...” markasının davacının faaliyet alanı olan 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” yönünden hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, Marka tescilinde kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerektiği; dosya kapsamında yapılan incelemede davalının kötüniyetli olduğunu gösterir deliller mevcut olmadığını, SMK m.6/9 kapsamında bir tespit yapılamadığı...\" belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK ile marka hukukumuzda tescil ilkesi kabul edilmiştir. Ancak tescil ilkesi kabul edilmesine rağmen sistemimiz getirilen istisnalar nedeniyle kullanma sistemine daha yakındır. Yargıtay da yerleşik uygulamasında gerçek hak sahipliği kuralını benimsemiş ve markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranı gerçek hak sahibi olarak adlandırmıştır. Ancak bir kimsenin bir markayı sadece ilk defa kullanmaya başlaması ile o marka üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu kabul edilemez.Tescil edilmemiş markaya SMK ile koruma sağlanmasının sebebi sadece tescilsiz marka sahibinin markayı ilk kez kullanmaya başlaması değildir. Aksine markanın kullanımını haklı kılacak daha temel ve önemli bir sebep bulunmalıdır. Bu da markanın belli bir yer, bölge ve piyasada bilinir hale gelmesidir.Davalı şirketin kurucusu devreden ... ile devralan davalı şirket arasında 16/10/2017 tarihinde tescilsiz marka devir sözleşmesi ile devreden tarafından kullanılmakta olan Ventus markasında doğan haklarını devralana devrettiği belirtilmiştir.  Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının www.....com internet sitesinin arşiv kayıtları incelendiğinde, 21/12/2012- 02/12/2018 tarihleri arasında \"site yapım aşamasındasındır.\" içeriğine sahip olduğu, davacının ...Medya facebook hesabında ilgili paylaşımın  15/10/2012 tarihi olduğu belirtilmiştir.Davalı internet sitesi 16/11/2017 tarihinde yayına başlamış arşiv görüntüleri incelendiğinde 05/01/2018-13/02/2019 arasında içerik bulunduğu, davalının www.....com internet sitesinde tanıtım yapıldığı arşiv görüntülerinde 03/02/2013 -14/17/2019 tarihleri arasında içerik bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda mahkeme kasasında saklanan çeşitli belediyelerle yapılan reklam alanları kullanım sözleşmelerinden davacının 2013-2014-2015 yıllarında ki sözleşmelerde  \" ... \" ibaresini kullandığının anlaşıldığını,  davacının  O2H dergisinin  Haziran 2013  tarihli sayısına ventusmedya ibaresi ile reklam verdiğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Davalının dosyaya ibraz ettiği en eski tarihli faturanın 15/01/2013 tarihli olduğu, faturada \"...marketing, ventus mail, ...sms,\" ibarelerinin kullanıldığı ... medya ibaresinin kullanılmadığı beyan edilmişse de medya ibaresinin yapılan hizmeti tanımladığı, markanın asıl unsurunun ventus ibaresi olduğu bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/02/2020 tarih ve 2018/515 E., 2020/101 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024\t\t<br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef5b0a4bea94b6a8","SID":"e04e8154a965b3ad"}}