{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2341 <br>KARAR NO\t: 2024/187<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/07/2020<br>NUMARASI\t: 2019/1140 E. - 2020/256 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava  dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, bu işlem sonucunda muhafaza altına alınan menkuller alacaklı vekili ile müvekkili arasında imzalanan 29/04/2019 tarihli yediemin teslim zaptı-ücret sözleşmesi uyarınca günlük 515,40 TL bedelle müvekkiline teslim edildiğini, davalı taraf ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması nedeniyle 29/08/2019 tarihlinde ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itiraz üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle huzurunuzdaki davayı açtıklarını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu müvekkili şirketin faaliyet adresinin İstanbul İcra daireleri ve mahkemelerinin yargı alanı içerisinde olduğunu, İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takip sonucunda 29/04/2019 tarihinden 10/06/2019 tarihine kadarki ücretin davalı borçlu tarafından kabul edilerek ödendiğini, alacaklı vekili ile imzalanan sözleşme serbestisinin ön gördüğü şekilde düzenlenen sözleşmede bunun açıkça belirtilmesine ve aradan geçen uzun süreye rağmen müvekkiline 11/06/2019 tarihinden sonraki ödemelerin yapılmadığını, davalı borçlunu bu bedelleri ödememesi sonucunda menkullerin müvekkiline teslim edildiği 11/06/2019 tarihinden 28/07/2019 tarihine kadar işlemiş olan 46 günlük yediemin ücretinin tahsili için icra takibi yapıldığını, borçlunun haksız itiraz ettiğini, davalı borçlu vekili ile imzalanan ücret sözleşmesinde açıkça belirtilmesine ve borcun ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmamasına karşı davalının borçlu olmadığına dair iddiasının kötü niyetli olduğunu ile sürerek davalı-borçlunun, icra takibine yapmış olduğu haksız v e kötü niyetli itirazın iptaline takibin devamına, alacak likit olduğundan ve yine yapılan icra takibine haksız ve kötü niyeti olarak itiraz edildiğinden ,davalı-borçlunun takip konusunun alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı- borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davacı yedieminin ile yapılan sözleşme uyarınca kararlaştırılan ücretin ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak 11/06/2019 tarihinden 28/07/2019 tarihine kadar   46 gün için günlüğü 515,40 TL'den toplam  23.708,40 TL yedieminlik ücretinin tahakkuk ettiği anlaşıldığından, davacının dava konusu takipte 23.708,40 TL asıl alacağının takip tarihinden sonra işleyecek avans faizi ile tahsili talebinde bulunduğu, talebinde fazlalık ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından  davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile takibin devamına,  alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si (4.741,68 TL) oranında  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.  Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinden özetle; -davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine yedieminlik ücreti kaynaklı icra takibi  başlatıldığını ve dosyaya 24.06.2019 ve 25.06.2019 tarihlerinde 24.219,76 TL ve 634,00 TL'lik olmak üzere toplamda 24.853,37 TL ödeme yapıldığını, yine  aynı yedieminlik ücreti sebebiyle,  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takibe itiraz ettiklerini, -müvekkili şirketin ticaret merkezinin \"... Mah. ... Caddesi .... Sok N:13 Sultangazi/İSTANBUL\" adresi olduğunu, icra takibinde yetkili icra müdürlüğünün Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü olduğunu, İstanbul İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini,    İcra dairesi yetkili olmadığından, Mahkemenin de yetkili olmayacağını, Gaziosmanpaşa Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğunu, -Borçlusu müvekkili şirket olan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine  vekaletname ibrazı ile birlikte yasal süresinde itiraz edildiğinden, itirazın iptali davasında, ekinde dava dilekçesi olan ve üzerinde duruşma günü yazılı tebligatın asile değil vekiline yapılması gerektiğini, ancak  duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın asile yapılmış olduğundan, tebligatın  usulsüz olduğunu ve huzurdaki dosyadan taraf teşkili sağlanmadığını, -Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi 4.maddesi \"Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemez.\"; yine aynı yönetmeliğin muhafaza ücretinin hesabı kenar başlıklı 3.maddesi \"...Altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler yarı oranında uygulanır...\" hükümlerine  göre alacağın yargılama gerektirdiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, öncelikle  ... E. Sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, 24.853,37 TL ödeme yapıldığını, sonrasında ise  davaya konu icra takibi başlatıldığını, her iki dosyanın incelenerek karar verilmesi gerektiğini, -Yedieminlik ücretinin, muhafaza tedbirine konu takip dosyasından ayrı bir takip konusu yapılarak tahsili cihetine gidilmemesi gerektiğini, yasal düzenlenemeler kapsamında yedieminlik ücretinin takip masraflarından olduğundan ve borçluya ait olduğundan  satış tutarından öncelikle alınacağını, bu sebeple yedieminlik ücretinin ancak takip masrafı olarak muhafaza tedbirinin uygulandığı takip dosyasından talep edilebileceğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı - müvekkilinin faaliyet adresinin; ... mah. ... Sok. N:.. Kağıthane/İstanbul olduğunu,  Müvekkilinin faaliyet adresinin İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yargı alanı içerisinde olduğunu, icra takibinin konusu yediemin ücret alacağı olup götürülecek borçlardan olduğu için alacaklının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapabileceğini, müvekkilinin faaliyet adresi de ikamet adresi de, ifa yeri de İstanbul İcra Dairelerinin yetki alanında bulunduğu için Büyükçekmece İcra dairesinin yetkili olduğunu,  sözleşmede müvekkiline bırakılan menkul mallar için günlük ödenecek bir ücret taktir edildiğini,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...dosyası ile başlatılan icra takibi davalının da beyan ettiği gibi sözleşme dayanak alınarak 29.04.2019 ve10.06.2019 tarihleri arasındaki birikmiş olan ücret ile alakalı olduğunu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 11.06.2019 ve 28.07.2019 tarihleri arasında toplam 46 güne tekabül eden ücret talebinde bulunulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kabulü gerektiğini bu nedenle istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, yedieminlik ücretinden kaynaklı İİK 67 maddeye göre açılan  itirazın iptali davasıdır.Yedieminlik ücret alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 95. maddesi ile “Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur” şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 88/6 maddesinde \"İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9'uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.\" düzenlemesi mevcuttur. Davacı taraf bu yola başvuracağına İİK 67. maddesindeki hakkını kullanarak genel mahkemelerde itirazın iptali davası açmıştır. Taraflar arasındaki akdi ilişki saklama sözleşmesine dayalı olup icra tetkik mercilerine itirazın iptali yolu ile talepte bulunulması ya da İİK 88/6 maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünün istenilmesi, akdi ilişkiye dayanarak asliye ticaret mahkemesine başvurmasını engelleyecek hükümler değildir. Davacı, yargılama ve araştırması genel mahkemelere göre daha dar olan icra tetkik mercine başvuracağına her açıdan araştırma ve delil toplama hak ve yetkileri daha geniş olan asliye ticaret mahkemesine başvurarak kesin hüküm temin etme yoluna gidebilir. Görev yönünden istinaf isteminin reddi gerekmiştir. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. Dava ve icra yetkisine ilişkin olarak davacının talebi saklama sözleşmesi uyarınca karşı tarafın edimi olan para alacağının ifası niteliğindedir. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, bu kapsamda TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği ve davacının yerleşim yeri itibariyle (Kağıthane/İstanbul) İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan Mahkemece yetki itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp davalının bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 21.131,40 TL borcun ödenmesi amacıyla 10/06/2019 tarihinde  icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 17/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ödendiği anlaşılmıştır. Dava konusu borç ile bu dosya borcunun aynı döneme ilişkin olmaması nedeniyle bu istinaf isteminin de reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davacı tarafın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından haczedilerek 29/04/2019 tarihinde davalı ile davacı arasında imzalanan yediemin teslim zabtı uyarınca günlük 515,40 TL yediemin ücreti karşılığında muhafaza altına alınan ve halihazırda depoda duran mahcuzların 11/06/2019-28/07/2019 tarihleri arasında birikmiş olan 46 günlük alacağına tekabül eden 23.708,40 TL asıl alacağının tahsili amacıyla  davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile  icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 03/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği,  borçlunun 03/09/2019 tarihinde icra dairesinin yetkisine ve borca  itiraz ettiği,  takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyası üzerinden  davalı şirket tarafından dava dışı ... Tic Ltd Şti'nin mahcuzları hakkında 29/04/2019 tarihinde haciz işlemi uygulandığı, malların yediemin ...'e teslim edildiği, davacı ile davalı arasında 29/04/2019 tarihinde günlük 515,40 TL belirlenmek suretiyle yediemin mal teslim zaptı düzenlendiği, dosya kapsamından mahcuzların satışının yapılmadığı ve yedieminde olduğu,  muhafaza ücreti, tarafların bilgi ve açık kabulleri doğrultusunda takdir ve tespit edilmiş olup davalı alacaklı vekili kararlaştırılan ücreti kabul ettiğini ve itirazı olmadığını açıkça bildirmiştir.Mahcuzların değeri, depoda kaldığı sürenin uzunluğu, ortaya çıkan yediemin ücretinin miktarı göz önüne alınarak hakkaniyet indirimi yapılması talep edilmiş ise de, mahcuzlar hakkında 29/04/2019 tarihinde haciz işlemi uygulandığı, 11/06/2019-28/07/2019 tarihleri arasında birikmiş olan 46 günlük ücret talep edildiği, sürenin kısalığı ve hacizli malların değeri olan 258.358 TL dikkate alındığında, yediemin ücretinden indirim yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı,  (Örn. Yargıtay kapatılan 13. H.D 13/02/2019 tarih ve 2016/13409 E- 2019/1692 K. sayılı kararı), Mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmaksızın verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamış olup, davalı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmakla, Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\t\t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2020 tarih ve 2019/1140 E. 2020/256 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.619,52-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 404,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.214,64-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024<br><br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7709b09ac854107","SID":"fee6fbf2f5e98f47"}}