{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2023/728 Esas<br>KARAR NO:2024/66<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:18/03/2022<br>KARAR TARİHİ:24/01/2024<br><br>Mahkememizin ---- sayılı dosyasında talepte bulunanın dilekçesi mahkememizin ---- kaydı yapılmış olmakla;  <br> <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Yargılamanın yenilenmesini talepte bulunan davalı şirket yetkilisinin dilekçesi ile; mahkememizin --------- sayılı dosyasında davalı olduğunu, yargılama sırasında yapılan tebligatların tarafına ulaşmadığını, yargılamanın aleyhine sonuçlandığını, şirket olarak borçlu değil alacaklı olduklarını, davaya konu temlik sözleşmesindeki şirket yetkilisine ait imzanın yetkiliye ait olmadığını fark ettiğini, buna ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, -------- dosyasında kendileri hakkında başlatılan takibin durdurulmasına ve mahkememizin---- dosyasında da yargılamanın iadesine karar verilmesini dava ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunan davalının----------- Karar sayılı kesinleşmiş ilamına karşı yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunarak HMK 381 maddesi uyarınca ilamın infazının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin yargılamanın iadesi talebine karşı beyan dilekçesinde; Öncelikle davalının yargılamanın iadesi talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 374 ve devamı maddelerinde hangi hallerde yargılamanın iadesinin istenebileceği düzenlenmiş olduğunu,  davacının iddia ettiği husus yargılamanın iadesi sebepleri arasında yer almamakta olduğunu, bu nedenle yargılamanın  iadesi talebinin öncelikle usulden reddini talep ettikleri, Davalının  yargılamanın iadesi talep dilekçesinde kendilerine yapılan tebligatın usulsüzlüğünü iddia ettiğini, dava dosyasında davalının yasal adresine tebligat yapıldığını, yapılan tebligatlarda usulsüzlük bulunmadığını, mahkemenin yapılan tebligat sonrası davaya devam etmesi ve yargılama sonucunda karar vermiş olmasının tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığının göstergesi olduğunu, davalının yargılamanın iadesi talep dilekçesinde temlik eden şirkete borçlu olmadığını iddia ettiğini, dava dosyasının yapılan yargılamasında temlik eden şirketin ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığını, yapılan incelemede temlik eden şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, ticari ilişkiden dolayı davalının davacıya borçlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemenizin ---------- Esas sayılı dosyasından verilen gerekçeli kararda da izah edildiği üzere; \"Temlik eden dava dışı şirketle davalı şirket arasında 2017 Yılı ilişki kapsamında, temlik eden dava dışı şirketçe davalı şirket adına, içeriğinde takip dayanağı yapılan 4 adet faturanın da yer aldığı muhtelif Tarih ve tutarlarda toplam tutarı KDV Dahil 57.231,25 TL olan 13 Adet satış faturalarının düzenlenerek ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları, buna mukabil, dava dışı şirket ticari defter kayıtlarından tespit edildiği üzere davalı şirketçe dava dışı şirkete muhtelif tarih ve tutarlarda olmak toplam tutarı 45.564,00 TL olan Çek/Senet Ödemesi gerçekleştirilmiş, gerçekleştirilen bu ödemelerin dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin fatura borçlarından mahsup edilecek şekilde kayıt altına alınmış olduğunu, temlik eden dava dışı şirketin ticari defterlerindeki tüm bu kayıtlar sonucunda, temlik eden dava dışı şirketin davalı şirketten;------- asıl alacak bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edildiğini, davacının  12.04.2022 dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş ve taraflarca imza tatbik etmek suretiyle akdedilmiş bulunan “TEMLİK SÖZLEŞMESİ” örneği incelendiğinde; takip alacaklısı dava dışı şirketin, dosyamız davacısı ----------Sayılı dosyasından takibe konu edilen, ancak itiraz nedeniyle duran takibe konu 11.667,25 TL Cari Hesap Alacağını (ASIL), TBK.183 ve Devamı Hükümleri uyarınca 07.02.2022 tarihinde imzalanan TEMLİK SÖZLEMESİ ile devir ve temlik ettiği tespit edildiğini, mahkemenizin 14/09/2022 tarihli celsesinde; HMK 222 maddesi ve TTK 83. Maddeleri gereğince Dava dışı ----------davalının  defter ve kayıtları üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılmasına; taraf vekilleri bilirkişi seçimini mahkemeye bıraktıklarını bildirdiklerinden mali müşavir olarak -----görevlendirilmesine; Bilirkişiye 1.000,00 TL ücret takdirine, gider avansından karşılanması için davacı vekilince bu miktarın 2 haftalık kesin süre içinde karşılanmasına, aksi takdirde işbu delille dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, İnceleme günü olarak  07/10/2022  tarihinde saat10:30 'ün belirlenmesine, İnceleme gününde ticari defter ve kayıtlarının taraf vekillerince duruşma salonuna KESİN SÜRE İÇİNDE getirilmesine; ancak kayıtlarının kapsamlı olduğunu ve yerinde inceleme talep ettiğini belirten taraf vekili olursa inceleme saatinde mutlaka kendisinin gelip bilirkişiye müvekkili şirketinin merkezine götürmesine, ticari defter ve kayıtlarını getirmeyen yada yerinde inceleme istiyorsa gelip bilirkişiyi götürmeyen tarafın; ticari defter ve kayıtları ibrazdan kaçındığı; karşı tarafın kaydından çıkacak sonuca katlanmak zorunda kalacağı ihtar edilmiş davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır.\" davalının davacıya borçlu olduğu yazılı delillerle ispatlandığını, davalının yargılamanın iadesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu bu nedenle reddini talep ettiklerini, yargılamanın iadesi talebinin reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin ---------- karar tarihinde verilen karar ile davanın kabulüne karar verildiği ve miktar nedeniyle kesin olarak karar verildi görüldü. Mahkememizce verilen 17/10/2023 tarihli ara karar ile; ''mahkememizin-------- Esas sayılı dosyasının alacak davasına ilişkin olduğu, dava dosyasında kesin olmak üzere karar verildiği, dava dosyası davalısının yargılamanın yenilenmesi ve icra takibinin tedbiren durdurulması talebinde bulunduğu, yenileme talebinin tebligatın tarafına ulaşmadığı ve davaya konu temlik sözleşmesindeki imzaların şirket yöneticisine ait olmadığı iddiasına dayandığı görülmüştür. Yerleşik yargı içtihatları uyarınca; HMK 381. maddesi gereğince yargılamanın iadesi davası hükmün icrasının durdurulması, HMK 390.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam bir ispat aranmasa da davada haklılık yönünde yaklaşık olarak tedbir talep eden tarafın davada haklılığını esas yönünden yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalının iddialarının duruşmada değerlendirileceği, mevcut hali ile infazı durdurulması gerektiği kanaatinin mahkememizde hasıl olmadığı gerekçesi ile talebin reddine'' şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkememizin ------- ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın miktar nedeniyle kesin olduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi ile işbu esasın açıldığı, eksik harcın ikmal edildiği, yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafça icra dosyasının infazının durdurulması talebinin mahkememiz ara kararı ile reddedildiği,  Yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafından;  --------- Kararının icrasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi nedeni ile   istinaf edildiği görüldü. Dosyanın ------- gönderildiği, --------- karar ilamı ile; ''Yargılamanın yenilenmesine konu olan dava değeri 11.667,25 TL  olup,  mahkemece  istinaf eden davalı aleyhine bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Buna göre hükmün esası için kanun yolu öngörülmeyen davada; ihtiyati tedbire ilişkin ara kararına  da kanun yolu da  açık olmadığından, esasa ilişkin olan uyuşmazlık kesinlik sınırı içerisinde olmakla bu uyuşmazlığa ilişkin verilen tedbir kararının da kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmayan karar yönünden  davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine'' şeklinde karar verildiği görüldü. Mahkememizin ---------- sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın miktar nedeniyle kesin olduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu görülmüştür.Belirtmek gerekir ki, yargılamanın iadesi talebi, ayrı bir dava olarak açılır ve incelenir.  Başka bir deyişle, diğer davalarda olduğu gibi harçlandırılmış bir dava dilekçesi ile açılır. Hakkında yargılamanın yenilenmesi istenilen davanın devamı niteliğinde olmayıp bilâkis yeni bir davadır. Bilindiği üzere; yargılamanın iadesi davası, yargılamanın iadesi nedenleri ve bu davalarda izlenecek usul 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Yasanın 375. maddesinde; dava dilekçesinde yargılamanın iadesini haklı gösteren sebeplerin açıkça gösterilmesi ile davanın ayrı bir dava olduğu gözetilerek nispi karar ve ilam harcının da alınması gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkememizce talep ayrı bir esasa kaydedilmiş, eksik harç ikmal ettirilmiştir.<br>Yargılamanın iadesi 6100 sayılı HMK.'nun 374 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yoldur.Yine 6100 sayılı HMK 375. maddesinde \"Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:\t<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması,<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması,<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması,<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması,<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması,<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi,<br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin-------------- Karar sayılı ilamı ile faturaya dayalı alacağın tahsili amacı ile açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın miktar nedeniyle kesin olduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi ile işbu esasın açıldığı anlaşılmıştır. Yargılama talep eden davalı şirket yetkilisinin, davaya konu temlik sözleşmesindeki şirket yetkilisine ait imzanın yetkiliye ait olmadığını fark ettiği iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere yargılamanın yenilenmesi ancak sınırlı sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Eldeki davada; esas davaya konu temlik sözleşmesinin sahte olduğu iddia edilmiştir. Yasa hükmü uyarınca, karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması halinde ve lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması halinde yargılanın yenilenmesi talebinin haklı olduğu söylenebilecektir. Somut olayda,  davacı ---------- faturaya dayalı alacağın tahsili amacı ile açtığı alacak davasının Mahkememizin -----------Karar sayılı ilamı ile kabulüne karar verildiği, dosyanın incelenmesinde, davacının dava dışı şirketten temlik sözleşmesi ile alacağını devraldığını beyan ettiği, dosyaya sunulan sözleşmenin şekil şartlarını taşıdığı, dosyada davalının adresine TK 35 uyarınca tebligatların yapıldığı, temlik sözleşmesinde imzanın sahte olduğu iddiasının yargılamanın yenilenmesini gerektirmeyeceği, nitekim, temlik sözleşmesinin karara esas alınan bir belge olmadığı, temlik sözleşmesinin yalnızca davacının alacaklı sıfatını taşıyıp taşımadığı hususunu belirlediği, bir diğer ifadeyle; alacak davasında davadışı temlik veren şirketin defter ve kayıtlarının incelendiği, temlik veren şirkete de temlik sözleşmesine bir diyeceklerinin olup olmadıklarının sorulduğu, yapılan tahkikat sonrasında davanın kabulüne karar verildiği, kaldı ki, alacağın devri mahiyetinde olan temlik sözleşmesindeki imza sahte olsa dahi bunun davalı şirket tarafından ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, bu hususu sözleşmenin taraflarının ileri sürebileceği, bu sebeple mahkememizce soruşturma dosyasının sonucunun beklenmediği, alacak miktarı belirlenirken davalı ve davadışı şirket arasındaki ilişkinin dikkate alındığı görülmüş, davalının ileri sürdüğü iddiaların yargılamanın yenilenmesini gerektirmeyeceği gerekçesi ile davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş, yargılamanın yenilenmesi davasının esas davaya sıkı sıkıya bağlı olduğu (itirazın iptali davası gibi), bu kabulle eldeki davayı görmede yasa hükmü uyarınca esas davaya bakan mahkemenin yetkili kılındığı, bu sebeple, mahkememizce davacı vekiline tebligatların yapıldığı ve davacı vekilinin duruşmalara katıldığı görülmüş bu sebeple aleyhine yargılama talep edilen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından  269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye157,75 TL harcın  yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı  şirketten  alınarak hazineye irat kaydına<br>3-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı  şirketten  yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Aleyhine yargılamanın iadesi istenen davacı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Aleyhine yargılamanın iadesi istenen davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 11.667,25 TL vekalet ücretinin yargılama talep eden şirketten alınarak davalı ----------- ödenmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.  24/01/2024     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcc424f764621393","SID":"3c53bcccf4e33e1f"}}