{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1957 <br>KARAR NO\t: 2024/132<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/232 E.  -  2021/291 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 tarih ve 2020/232 E. - 2021/291 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019 01085/2, 2019 02556/1, 2019 03276/1, 2019 03276/2 sayılı tasarımlarının bulunduğunu, davalı yan tarafından, müvekkilinin tescil tarihinden sonra, 2019 06826/1 numaralı tasarıma ait tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilince tescil başvurusunun yayınına SMK'nın ilgili maddeleri uyarınca itiraz edildiğini, yapılan itirazın YİDK'nın 2020/T-239 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa kararın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa aykırılık teşkil ettiğini, itiraza konu tasarım başvurusunun 6769 Sayılı SMK ile aranan ''yenilik'' ve ''ayırt edicilik'' şartlarını karşılamadığını, bu ürünlerin müvekkiline ait olduğu algısı yaratarak haksız kazanç sağlanacağını, böyle bir durumda davacı firmanın mevcut pazar payını kullanarak piyasaya dahil olan ilgili ürün, davacı aleyhine maddi ve manevi zararların doğmasına neden olacağını, yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımayan ve ilan edilen muhatap firma tasarım görselleri hakkında verilen YİDK kararının iptalinin gerektiğini, başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ... YİDK'nın 2020-T/239 sayılı kararının iptaline, davalının davacıya ait tasarımlara tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, 2019 06826/1 sayılı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı şirket vekili, davacının iddialarının asılsız olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin tencere tasarımını yaparken seçenek özgürlüğünü mümkün olduğu ölçüde kullandığını ve diğer tasarımlarla karşılaştırıldığında ayırt edici olduğunu, müvekkilinin yoğun emekler vererek tasarlamış olduğu tencerenin asılsız iddialar ile dava edilmesinin müvekkilini maddi ve manevi yönden zarara uğrattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, teknik boyutu karşısında konunun uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin  raporunda özet olarak ifade edildiği gibi, dava konusu 2019/06826-1 sıra numaralı tasarımın; davacı tarafa ait tescilli 2019 01085/2; 2019 02556-1 ve 2019 03276-1,2 sıra numaralı tasarım görselleri karşısında; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratacağı genel izlenimin farklı olacağı, yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu şeklindeki özetlenen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edildiği, dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığı, başvuru tasarımının kötüniyetli yapıldığına yönelik iddiaların da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraza konu tasarım başvurusunun 6769 sayılı SMK ile aranan “yenilik” ve “ayırt edicilik” şartlarını karşılamadığını, itiraz konusu tasarımın, iltibasa yol açacak derecede, müvekkili adına tescilli ve önceki tarihli başvurulu tasarımlarına benzediğini, ilk bakışta dahi ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, ilan edilen tasarım görsellerinin, müvekkili adına tescil ile hak sahibi olduğu tasarım görsellerinin ayırt edilemeyecek düzeyde benzerini hatta birebir aynısını kullanarak, bu ürünlerin müvekkile ait olduğu algısı yaratılarak haksız kazanç sağlanacağını,  başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunun açık bulunduğunu, ayırt edicilik incelemesi yapılırken birbiriyle kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporunda, dava konusu 2019/06826-1 sıra numaralı tasarımın, davacı tarafa ait tescilli 2019 01085/2, 2019 02556-1 ve 2019 03276-1,2 sıra numaralı tasarım görselleri karşısında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratacağı genel izlenimin farklı olacağının, yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunun belirlendiği, dava konusu tasarımının kötüniyetli olarak başvuru konusu yapıldığına yönelik iddiaların da kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Davalı Şirket vekilince, davacı vekilinin istinaf dilekçesine karşı sunulan cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin, 2019/06826 sayılı numarası ile tasarım için tescil talebinde bulunmasından sonra davacı tarafça yapılan itiraz neticesinde müvekkili şirkete ait tasarımın tescil edilmesi ve müvekkiline ait tasarımın tescil edilmesinden sonra da davacı tarafından açılan davanın da reddedilmesinin müvekkili şirketin iş bu davadaki haklılığını gözler önüne serdiğini,  mahkemenin vermiş olduğu dava konusu tasarımın dava sonuna kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi bakımından konulan ihtiyati tedbir kararı en temel haklardan olan ve Anayasa tarafından güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkını ağır bir şekilde zedelediğini, ihtiyati tedbir kararının müvekkili şirketi maddi olarak zarara uğrattığını, söz konusu ihtiyati tedbir kararının ileride daha büyük zararlara yol açmaması adına gecikmeksizin kaldırılması gerektiğini belirtmiş olup, ilk defa Dairemizden bu yönde bir karar verilmesinin talep edilebileceği tabiidir.  <br>\tAncak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını isteyen davalı tarafından, yargılama sırasında tasarım tescil başvurusunun devri halinde, HMK.'nın 389/1. maddesi uyarınca hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından ve HMK.'nın 392/1. maddesi uyarınca durum ve koşulların gerektirmesi halinde teminat alınmamasına da karar verilebileceğinden, yine HMK.'nın 397/2. maddesine göre ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinden, mahkemece somut uyuşmazlıkta teminatsız olarak ve etkisi nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edecek şekilde, esas hakkındaki hükümle birlikte, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönünde bir karar verilmemesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Şirket vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin  reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan davalı şirket vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde talebinin REDDİNE, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-Davalı Şirket vekilinin yargılama sırasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemi harçtan muaf olduğundan, bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-İstinaf aşamasında davacı ve ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde, asıl hükme yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik (1) numaralı karar yönünden HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık, davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine yönelik (2) numaralı karar yönünden HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87e1fac7b8823b3f","SID":"524d8ce0e87f3d19"}}