{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/4 - 2024/141<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/4 <br>KARAR NO\t: 2024/141<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  \t         K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/308 E.<br><br>İHTİYATİ TEDBİRE <br>İTİRAZ EDEN DAVALI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>KARŞI TARAF\t:<br>\t<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  24/11/2023 tarih ve 2021/308 Esas  sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, 19/09/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında, müvekkilinin isminin ... olduğunu, ticaret ünvanının da  bu şekilde bulunduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesine aykırı olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, aynı zamanda kişinin ismini kullanmasının da engellenemeyeceğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, itiraza konu ihtiyati tedbir kararının verildiği andaki şartlarda bir değişiklik bulunmadığı, verildiği anda dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin yıllardır pide kebap salonu sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu doğrultuda \"...\" ibaresinin önüne kendi isim ve soy ismi olan \"...\" ibaresini getirerek markasını oluşturduğunu, müvekkilin markasını tescilinde hiçbir şekilde kötüniyeti bulunmadığını, davacı tarafın sadece soy adının markasal olarak tescilini gerçekleştirerek akrabası olan müvekkilinin soyadını kullanmasının önüne geçmek istediğini, \"...\" markasının tanınmış marka olmadığını, dürüst kullanım ilkesi açısından da herhangi bir ihlal bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.       <br><br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbire İtiraz istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYerel mahkemece ihtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir istemi 17.04.2023 tarihli karar ile kabul edilmiş, karşı taraf dinlenmeden verilen bu karara karşı davalı tarafın itirazı, mahkemece ilgililer davet edilmeden, 24/11/2023 tarihli ara karar ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda reddedilmiştir. <br>\tOysa HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca itiraz üzerine mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri taktirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. Zira ihtiyati tedbir kararı verilirken dinlenemeyen tarafa itiraz imkanının tanınmasının temel sebebi, hukuki dinlenme hakkıdır. Karşı taraf dinlenmişse bu hak o sırada tanınmıştır; ancak işin niteliği, aciliyeti, kararın etkisiz kalma ihtimali gibi sebeplerle karşı taraf dinlenmemişse bu durumda bu hakkın ona kararın verilmesinden sonra tanınması gerekli ve zorunludur. Bu sebeple itiraz, teknik anlamda bir kanun yolu olmayıp, hukuki dinlenilme hakkını tanıyan özel bir hukuki çaredir. Ancak mahkeme, taraflar gelmeseler dahi, dosyayı işlemden kaldırmaz, dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir. Diğer bir deyişle HMK.'nın 394/4. maddesi gereği itiraz üzerine incelemenin duruşmalı yapılması zorunlu olup, mahkemece öncelikle ilgililerin dinlenmesi için duruşma günü verilerek usulen davet edildikten sonra, gelmeseler dahi dosya üzerinde ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlerin yapılıp yapılmadığı ve diğer itiraz sebepleri incelenerek karar verilmelidir (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, cilt III, s:2532-2534, Yargıtay 15. HD. 06.02.2012 gün ve 168/639 E-K.).  <br>\tBu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, ilgililer davet edilip duruşma günü verilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre ihtiyati tedbire itiraz eden karşı tarafın sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 24/11/2023 tarih ve 2021/308 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ihtiyati tedbire itiraz eden davalıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c656c38c1597692","SID":"e26d2e91ed7be967"}}