{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/123 - 2024/140<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/123 <br>KARAR NO\t: 2024/140<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t                    K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/529 E. <br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTEYEN DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t:<br>KARŞI TARAF\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2023/529 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili,   04.10.2023 tarihli YİDK Kararı’nın iptaline, iş bu dava devam ederken “...” markası tescil edilir ise, davaya SMK m. 25 vd. hükümlerine göre devam edilerek “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, öncelikle “...” markasının, 04.10.2023 tarihli YİDK kararına göre tescili işlemlerinin iş bu dava neticelenene kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının tescil işlemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, ancak başvuruya ilişkin idari işlemlerin tamamlanması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden söz edilemeyeceği, yine gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın da doğmayacağı anlaşıldığından davacının idari işlemlerin durdurulması olarak tanımlanan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramasının önlenebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, marka başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla ve kötü niyetle yapıldığını, müvekkilinin markası ile iltibas olduğunu, diğer yandan dava dilekçesinde yer alan, tescil işlemlerinin iş bu dava neticelenene kadar tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin, markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesini de içerdiğini, iş bu dava kapsamında “...” markasının tescili işlemlerinin dava neticelenene kadar tedbiren durdurulmasına ve/veya üçüncü kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilesi gerektiğini, ara kararın gerekçeli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, “...” markasının 04.10.2023 tarihli YİDK kararına göre tescili işlemlerinin dava neticelenene kadar tedbiren durdurulmasına ve/veya üçüncü kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, ihtiyati tedbir isteyen tarafça, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, dava konusu edilen başvurunun tescil işlemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ancak başvuruya ilişkin idari işlemlerin tamamlanması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının ya da tamamen imkansız hale geleceğinin, yine gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın da doğacağının kanıtlanamadığı, bu durumda ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı, diğer yandan davacı vekilince, tescil işlemlerinin iş bu dava neticelenene kadar tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin, markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesini de içerdiği yönünde iddiada bulunulmuş ise de, davacı vekilinin, tescil işlemlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin, markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesini kapsamadığı, bu taleplerin farklı bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024\t<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1310108509aabd7a","SID":"f0e8eb11d4801c22"}}