{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1955 <br>KARAR NO\t: 2024/139<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                \tK A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/384 E.  -  2021/296 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/09/2021 Tarih ve 2020/384 Esas - 2021/296 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/48430 başvuru numarası ile “...” markası için başvuruda bulunduğunu, davalı şahsın 2006 31856, 2010 43608, 2010 43610 sayılı markalarına dayanarak yaptığı itiraz sonucunda verilen kısmen ret kararına ilişkin 2020-M-8122 numaralı YİDK kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu markalara yönelik dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin 2005 yılında “... ...” markasını kendi adına tescil ettirdiğini, “...” ibaresinin 1962 yılında ... tarafından var edildiğini, müvekkilinin markayı ciddi ve yoğun bir şekilde kullandığını, davaya konu marka ile ciddi benzerlikler içeren diğer markalarına rağmen ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili adına 2005 yılında tescil edilen 2005 22452 numaralı “... ...” markasının müktesep hak oluşturduğunu, müvekkilinin toplumda kazandığı itibardan haksız yararlanma çabası gözeten 3. kişiler ile her zaman karşı karşıya kaldığını, markalarını korumak için maddi ve manevi emek harcadığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020-M-8122 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, taraf markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, söz konusu iki markanın aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte oluğu gibi, markaların karıştırılma ihtimallerinin mevcut olduğunu, ayrıca başvuruya konu 43. sınıfa dahil hizmetlerle aynı veya aynı türdeki hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğunun belirlendiğini, markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması birlikte değerlendirildiğinde 43. sınıfa dahil hizmetler bakımından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvuru sahibi adına 2005 22452 sayı ile tescilli \"...\" ibareli markanın esas ve baskın unsurunun inceleme konusu başvurudan farklı olarak \"...\" ibaresi olduğunu, oysa ki işbu başvuruda söz konusu ibarenin \"...\" ibaresine kıyasla daha geri planda kalacak şekilde tertip edilmiş olduğunu, 2017 57650 sayılı \"...\" ibareli markanın ise tescil tarihinden itibaren henüz yeterince uzun bir sürenin geçmemiş olduğu tespit edildiğinden başvuru sahibi adına önceden tescil edilmiş markaların inceleme konusu başvuru bakımından kazanılmış hak oluşturmayacağını, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2006 31856, 2010 43608, 2010 43610 sayılı markalar hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı sunulmadığından mevcut hukuki duruma uygun olarak karar tesis edilmesinde bir isabetsizlik olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, ortalama tüketici nezdinde davacı yanın tescilini talep ettiği markanın müvekkilinin markalarından biri olduğunun düşünüleceğini, tescili talep edilen markanın esas unsurunun \"...\" olduğunu, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu markası üzerinde öncelikli hak sahibi bulunduğunu, davacının \"...\" ibaresinin huzurdaki dava ile bir bağlantısı olmayan ... tarafından var edildiği iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi 43. sınıfta tescilli \"...\" esas unsurlu markası bulunmadığını, dayanılan markaların henüz tescilli olmayan markalar olduğunu, davacının delil olarak belirttiği ve müktesep hak sağladığını iddia ettiği diğer markaların ise 43. sınıftaki hizmetlerde tescilli bulunmadığını, bu nedenle de dava konusu markaya müktesep hak sağlamasının mümkün olmadığını, davacının kötüniyetli şekilde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmayı amaçladığını, YİDK kararlarının kararın verildiği tarihteki sicile göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusunun reddedildiği hizmetler ile davalı şahsın başvurunun reddine mesnet alınan markalarının kapsamı birbiri ile aynı/aynı tür/benzer olduğu,   karşılaştırılan marka işaretleri arasında da ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, dava konusu marka bakımından tescilsiz marka veya ticaret sırasında kullanılan işaretten kaynaklı bir gerçek hak sahipliğinin varlığından söz edilemeyeceği, başvuru sahibinin müktesep hak iddiasına dayanak yaptığı 2017 57650 tescil numaralı markasının kapsamında çekişme konusu yapılan 43. sınıftaki hizmetlerin bulunmadığı, bu durumda önceki tarihli markanın kapsamı ile sonraki tarihli başvurunun kapsamının aynı/aynı tür olmaması nedeniyle sair koşulların incelenmesi imkânının da bulunmadığı, müktesep hak iddiasına dayanak oluşturabilecek diğer marka olan 2005 22452 tescil numaralı markada ise asli unsurun, \"...\" ibaresi olup, dava konusu olan başvuru markasında bu asli unsurun muhafaza edilmediği, davacı başvuru sahibinin dayanak yaptığı markalardan kaynaklı olarak müktesep hak sahipliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilimin \"...\" markası üzerinde tescil sahibine karşı üstün hak sahibi olduğunun kesinleşen yargı kararı ile sabit bulunduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararının gözardı edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, \"...” ibaresinin 1962 yılından ... tarafından var edildiğini, müvekkilinin “...” markasını 2005 yılından beri tescilli olarak kullandığını, bilirkişilerce eksik ve yetersiz inceleme yapıldığını, ilk derece mahkemesince görevlendirilen bilirkişilerin hiç bir şekilde müvekkilin \"üstün hak sahibi\" olmasına değinmediklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDava, davacının \"...\" ibareli ve 2019/48430 sayılı marka tescil başvurusunun, davalı Kuruma yapılan itiraz sonucunda davalı Kurum tarafından 2006/31856, 2010/43608, 201/436610 sayılı markalar ile benzer olduğundan bahisle Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1. maddesi uyarınca reddine yönelik YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. <br>\tDosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, 2020-M-8122 sayılı YİDK kararının dayanağı olan ve davalı taraf adına kayıtlı olan önceki tarihli 2006/31856, 2010/43608 (Bu markanın maddi hata sonucu kararda 43508 numaralı olarak yazıldığı görülmüştür), 2010/43610 sayılı markaların, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 E. - 2017/181 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığı ve bu kararın 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. <br>\tSomut uyuşmazlık için emsal teşkil edebilecek olan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.02.2022 tarihli, 2020/6897 Esas ve 2022/1136 Karar sayılı ilamında aynen; \"... İlk derece mahkemesince, redde mesnet gösterilen markanın hükümsüz kılındığı ancak karar henüz kesinleşmediğinden YİDK tarihi itibariyle 2006/31856 sayılı markanın halen ayakta olduğudan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu ise aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir. Ancak, iş bu davada davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan 2006/31856 sayılı marka, 12.01.2015 tarihinde davacı tarafça açılan hükümsüzlük davasına konu edilmiş olup, iş bu davanın konusu olan YİDK karar tarihi itibariyle sözkonusu hükümsüzlük davasında verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş ise de, hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetilerek sözü edilen davada verilen hükmün kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirken, ilk derece mahkemesince  YİDK kararının iptali talebine yönelik açılan davanın reddi ve bu karara yönelik davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararın bu yönden davacı yararına bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.\" ibareleri yer almaktadır.  <br>\tSomut uyuşmazlıkta da, davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan markalar, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 Esas - 2017/181 Karar sayılı davasında hükümsüzlük davasına konu edilmiş olup, iş bu davanın konusu olan 21.10.2020 YİDK karar tarihi itibariyle söz konusu hükümsüzlük davasında verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş ise de, ortada YİDK karar tarihi itibariyle redde dayanak markaların hükümsüzlüğüne ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğuna göre, YİDK'nca da bu mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekir. Anılan kararın 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği ve hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetildiğinde, bu kararın Dairemizce dikkate alınması gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.02.2022 T. 2020/6897 E. , 2022/1136 K. Sayılı ilamı) anlaşılmıştır. Zira Yargıtay kararında da açıkça belirtildiği üzere YİDK karar tarihi itibariyle sözkonusu hükümsüzlük davasında verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş ise de, hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetilerek sözü edilen davada verilen hükmün kesinleşmesinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerekmektedir.<br>\tTüm dosya kapsamına göre, 2020-M-8122 sayılı YİDK kararının dayanağı olan ve davalı taraf adına kayıtlı olan önceki tarihli 2006/31856, 2010/43608, 2010/43610 sayılı markaların, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 E. - 2017/181 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığı ve bu kararın 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, bu duruma göre de YİDK kararının dayanağının kalmadığı için davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16/09/2021 gün ve 2020/384 Esas - 2021/296 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2020-M-8122 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.250,00.TL bilirkişi ücreti, 142,50.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 69,50.TL tebligat ve posta giderleri, 162,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.624,1‬0 TL yargılama gideri ve 54,40.TL başvurma harcı, 54,40.TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.732,9‬0.TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"416d0ecf1ad072a4","SID":"8d44deeaf81c4130"}}