{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1954 <br>KARAR NO\t: 2024/136<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/24 E.  -  2021/322 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/10/2021 tarih ve 2021/24 E. - 2021/322 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, Avusturya merkezli olup işitme cihazı üretimine yönelik çalışmalarına 1975 yılından itibaren başladığını, müvekkilinin “...” esas unsurlu markası ile uluslararası ölçekte 40 yılı aşkın süredir çalışmalarını sürdürdüğünü, iş bu markanın uluslararası düzeyde kabul gören WIPO, OHIM ve ülkesel anlamda Avusturya, Amerika gibi ülkelerin marka sicillerinde tescilli olduğunu, 1991 yılından beri ... markalı ürünlerini Türkiye’ye ihraç ettiğini, 2017 yılında Türkiye’de ... A.Ş. isimli iştirakini kurduğunu, ... markasını ülkemizde ilk kez 2012 96505 ve 2012 72490 (WIPO 1135064) ve 2012 72490 (WIPO 1123028) sayı ile tescil ettirdiğini, müvekkili şirket adına 10. Sınıfta yapılan tescil başvurusu davalı tarafın markası gerekçe gösterilerek iptal edilmişse de, yapılan araştırmalarda Türkiye'de tescilli bulunan dava konusu markanın, 10. sınıfta tescilli olmakla birlikte kullanılmadığını, davalının 2010-2015 yılları arasında adına tescilli markayı 5 yıl kesintisiz olarak kullanmadığını/kullanımına beş yıldan uzun süre ara verilmiş olduğunu, kesintisiz beş yıllık kullanım şartının yerine getirilmediğinden bahisle iptali gerektiğini ileri sürerek, davalı şirket adına 05, 09, 10 ve 25. sınıflarda tescilli 2002 01147 tescil nolu “... şekil” isimli markanın Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca tescil kapsamında bulunan 10. Sınıftaki tüm emtia yönünden iptali ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, davacının, markasını uzun yıllardır kullandığından bahisle müvekkiline ait markanın müvekkil tarafından kullanılmamış olduğunu ileri sürerek hükümsüzlüğünü talep ettiğini, bu iddianın kabul edilemez olduğunu, Türkiye'de 1991 yılından itibaren faaliyet gösterdiğini, iddia eden davalının ilgili olduğu sektörde 2002 yılında tescil edilmiş müvekkili markasını yeni farketmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde 2015 yılında açmış olduğu bir davayı örnek gösterdiğini, bu süreç içerisinde hükümsüzlük davası açılmamış olmasının 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlamına geldiğini, 19 yıldır tescilli olan müvekkili markasına karşı ne 13 yıl ne de 19 yıl sonra açılacak hükümsüzlük davasının usul yönünden kabul edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkilinin markayı 19 yıl önce tescil ettirdiğini, davacının sessiz kaldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, SMK'nın 9. maddesi çerçevesinde kullanmamaya dayalı iptal koşullarının mevcut olup olmadığı yolunda inceleme yapıldığında, davalının davaya konu olan markaya ilişkin olarak kullanımına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının ise dosyaya ibraz ettiği deliller irdelendiğinde 1991 yılına ait 2 adet Implant işitme cihazı ürününe ilişkin fatura, 2001 yılına ait 23 adet İmplant işitme cihazı ürünü ve malzemesine ilişkin faturadan oluştuğu, bu belgeler kapsamında davaya konu olan markanın tescil tarihini 25.03.2003 tarihi olup, tescil tarihinin üzerinden 5 yıldan çok daha uzun süre geçmiş olması nedeniyle dava konusu 10. Sınıfta yer alan mallarına yönelik olarak davalının gerek tanıtım amaçlı gerekse ticari amaçlı kullanıma konu etmediği, diğer bir ifade ile davaya konu olan markayı dava tarihinden geriye dönük olan 5 yıllık süre içerisinde, ciddi biçimde kullanıldığını ispatlayamadığı, 2002 01147 sayılı markanın kullanılmama nedeniyle iptal koşullarının oluştuğu, davacı şirketin 19 yıl aradan geçen zaman içerisinde bir iddiada bulunmadığı savunulmuş ise de, iptal halleri ve iptal talebi ile ilgili düzenlemelerin yapıldığı SMK’nın 26. maddesinde iptal talebinin ileri sürüleceği süre ile ilgili bir sınırlamanın bulunmadığı, markanın korumasının devam ettiği süre içerisinde iptal talebinin ileri sürülebileceği, markanın kullanılmamasına ilişkin iptal nedeni, hükümsüzlük nedenlerinden farklı olarak zaten iptal davasının açılabilmesi için ön koşul olarak markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık kesintisiz süre ile kullanılmaması şartını öngördüğü, davalının iptali istenilen markayı dava tarihinden önceki beş yıllık dönemde kesintisiz olarak kullandığına dair delil sunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davaya konu 2002/1147 sayılı markanın 10. Sınıfta yer alan  “Yapay organlar ve protezler: Yapay dişler, yapay gözler, yapay kollar ve bacaklar ... Tıbbi amaçlı özel mobilyalar; sedyeler... Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet ve cihazlar: Enjeksiyon iğneleri, cerrahi dikiş iplikleri (katgüt), suni solunum cihazları, tansiyon ölçme aletleri, işitme cihazları, tıbbi amaçlı analiz aletleri ve cihazları, tıbbi amaçlı radyolojik cihazlar, röntgen cihazları, röntgen ışını üretme cihazları ve bunlardan korunmak için aletler ve malzemeler... Tıbbi ortopedik malzemeler: Ortopedik bandajlar, tıbbi korseler, varis çorapları, ortopedik ayakkabılar, destekleyici bandajlar ve sargılar, elastik sargılar, kasık sargıları, suspansuvarlar, ortopedik kemerler ve korseler... Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar, kulak tıkaçları, Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, Ameliyathane giysileri, ameliyat başlıkları, ameliyat eldivenleri ve maskeleri, steril örtüler, hasta yatakları için emici çarşaflar, idrarını tutamayanlar için çarşaflar ve yatak örtüleri... Hasta jimnastiği için tıbbi aletler, buhar banyoları, masaj cihazları ve aletleri ... Tıbbi amaçlı elektrikli yatak ısıtıcıları ve battaniyeler, elektrikle ısınan yastıklar ve örtüler, su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar... Doğum kontrol aletleri: Prezervatifler (condom/kaput), spiraller” malları bakımından 6769 sayılı SMK’nın 9. maddesi  gereğince kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hak düşürücü sürenin mümkün olmayacağı yönündeki kararıın hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, 19 yıldır tescilli olan müvekkilinin markasına karşı ne 13 yıl ne de 19 yıl sonra açılacak hükümsüzlük davasının usul yönünden kabul edilmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu bütün işlerde tescilli markasını kullandığını,  müvekkilinin \"...\" markasını kullandığını gösteren birçok fatura vb. görüntü olduğunu, bilirkişilerin hazırladığı raporun eksik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, kullanmama nedeninine dayalı marka iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın, davalının markasının kullanılmama sebebiyle iptaline ilişkin olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9/1.maddesinde yer alan “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucunun Markalar Sicili'ni kullanılmayan markalardan arındırma amacını güttüğü, 6769 sayılı SMK'nın 26. maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle markanın iptali yetkisi Türk Patent ve Marka Kurumuna ait ise de, bu hükmün SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca kanunun yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için, 6769 sayılı SMK'nın geçici madde 4. maddesi uyarınca, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılacağı, SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi hükmü uyarınca davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının SMK'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7. maddenin 3. fıkrası ve SMK'nın 9. maddesinin 2 ve 3. fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği, markanın kullanımını ispat yükü kendisinde bulunan davalının (Yargıtay 11. HD, 2019/5260 Esas, 2020/3381 Karar ve  01/07/2020 Tarih) dava konusu markanın kullanımına ilişkin yeterli delil sunmadığı, diğer yandan davalı vekilince, davacı şirketin 19 yıl aradan geçen zaman içerisinde bir iddiada bulunmadığı savunulmuş ise de, iptal halleri ve iptal talebi ile ilgili düzenlemelerin yapıldığı SMK’nın 26. maddesinde iptal talebinin ileri sürüleceği süre ile ilgili bir sınırlama bulunmadığı, aksine markanın kullanılmamasına dayalı iptal davasının hükümsüzlük nedenlerinden farklı olarak markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık kesintisiz süre ile kullanılmaması şartını öngördüğü anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0966e1258a62af05","SID":"9c084050b02863dc"}}