{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2022/131 Esas - 2022/154<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tADANA<br>\t 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t \tGEREKÇELİ KARAR\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                                                                         <br>ESAS NO\t: 2022/131 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/154<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...  <br>\t  <br>VEKİLİ\t: ... - ...<br>DAVALI\t: ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>DAVA\t: Ticari Ünvanın Korunması<br>DAVA TARİHİ\t: 22/02/ 2022<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILMA TARİHİ\t: ...<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ       :<br>DAVA                             :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Tarımsal girdi alanında Türkiye'nin en büyük özel kuruluşu olan ve İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 listesinde 57'inci sırada yer almakta olan davacı şirketin, uzun yıllardır hem kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiği, ancak 2021 yılında kurulan davalının, davacı şirketin ticari unvanı ile iltibas oluşturacak derecede bir ticaret unvanı altında kurulmuş olması nedeniyle, iş bu davanın açılması gerektiği, davacı şirket tarafından “...” ibaresini taşıyan birden fazla marka tescil edildiğinden anılan markaların “Seri Marka” niteliğinde olduğu, davacı şirket kendisiyle özdeşleşen ve içerisinde “...” ibaresini içeren birden fazla markanın sahibi olduğu, dolayısıyla, davacı şirket tarafından tescil edilen markaların seri marka niteliğinde olduğu, davalının davacı şirket ile özdeşleşmiş ibareyi kullanması davacının tanınmışlığından faydalanmasına ve haksız yarar elde etmesine imkân oluşturacağı, netice itibarıyla açıklanan nedenlerle, “...” markasının asıl ve gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu, davacı şirket ile benzer ve iltibas oluşturacak nitelikteki tüm kullanımlar ile her türlü mecradaki tescilin davacı şirket ile yine iltibas oluşturacağının sabit olduğu, haksız rekabetin önlenmesi ve davalının unvanındaki “...” İbaresinin Ticaret Sicilinden TERKİNİNE, Kararın Masrafı davalıdan alınarak En Yüksek Üç Tirajlı Gazeteden Birinde İlanına ve Davalının Bağlı Bulunduğu Sicil Müdürlüğüne Bildirilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>CEVAP                                        : Davalı tarafın cevapları alınamamıştır.<br>DELİLLER VE GEREKÇE      :<br> Davacı tarafça, davanın ticari dava olduğu değerlendirilerek mahkememize dava açılmışsa da;<br>TTK'nun 3. maddesi ise, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.<br>TTK'nun 4. maddesinde; \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızınaynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.<br>Diğer yandan TTK'nun 5. maddesinde; \"Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.<br>6102 sıyılı TTK'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.<br> Davacı vekili,  dava dilekçesinde, davalının müvekkili şirket adına tescilli markayı ve ticari unvanı kullanmasının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalının tescil ettirdiği unvanın terkini talep ve dava etmiştir. Diğer bir anlatımla, davacı, talebini genel korumaya ilişkin TTK hükümlerine göre oluşturmuş ise de,aynı zamanda marka hakkına ilişkin hükümlere dayalı maddi vakıalara da dayanmış olup, özel korumaya ilişkin 556 sayılı KHK hükümlerinin de tartışılması gereklidir.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda markanın korunması, başvuru, tescil ve tescil sonrası işlemler ile bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımların düzenlenmiştir. <br>10/01/2017 tarihli 29944 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ve 556 sayılı KHK'yı yürürlükten kaldıran 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. Maddesinde; görevli mahkemenin, Fikri ve Sınai haklar hukuk mahkemesi olduğu, Fikri ve Sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince bakılacağı belirtilmiştir. <br> Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.05.2018 Tarihli ve 839 Sayılı Kararı ile;<br> Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde;<br>A-) Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere;<br>a) Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin,<br>b) İki asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin,<br>c) İkiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin, Bakmasına, <br>Görevlendirmenin 30.05.2018 tarihi itibariyle faaliyette bulunan asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinin sayısına göre yapılmasına, daha sonra faaliyete geçirilecek mahkemelerin dikkate alınmamasına, iş bu kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren yeni açılacak davaların mezkûr mahkemelere tevzi edilmesine karar verildiği anlaşılmakla; Sinai Haklar Kanunu'ndan kaynaklanan davalara bakmakla Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, mahkememiz bu hususta görevsizdir. (11 HD 2016/1112 E. 2017/3706 K., 2016/9531 E. 2018/1641K.)<br>       Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, her aşamada görevsizlik kararı verilmesi de HMK 115/1. maddeye göre mümkün olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. <br> KARAR                                    :<br>1-Dava dilekçesinin görev  yönünden REDDİNE,<br>2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, <br>3-Davacı vekilinin delil tespiti ile ihtiyati tedbir talebinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine, <br>4-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,<br>5- İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce  davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;<br>Dair,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden  karar verildi. <br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır    <br><br><br>¸e-imzalıdır   \t\t\t\t¸e-imzalıdır   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c613c934ea225d57","SID":"7ee4dacb07e885cc"}}