{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/929 <br>KARAR NO\t\t: 2024/131<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.12.2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/402 E.  2020/709 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 19.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.01.2024<br>\t<br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2020 tarih 2019/402 E. 2020/709 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkil banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, davalının imzalamış olduğu kefaletname ile borçlunun borçlarına 14,461.83-TL ile sınırlı olmak kaydıyla müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borçluya krediler, kredi kartları, kredili mevduat hesabı ve çek defteri kullandırıldığını, ancak borçlu tarafından sözleşmelerde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle borçlu ve kefillere karşı İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15717 sayılı dosyasından ilamsız takibe geçildiğini, davalı/borçlu tarafından konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin davalı yönünden durduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, tebliğ zarfında cevap süresi belirtilmediğinden, hukukçu olmayan müvekkil tarafından davaya süresinde cevap verilemediğini, geçerli bir kefaletname mevcut olmadığını,  kefaletname üzerinde ... isminde TC kimlik numarası ve benzeri hiçbir hüviyet gösterir emare bulunmadığını, müvekkili ...'in kefil sıfatıyla imzasını taşıyan tek kredi sözleşmesinin tarihsiz olarak düzenlenen 14,461.83 TL tutarlı, ... isimli kişiyle yapılan sözleşme olduğunu, ...’in bu kişiye ve bu sözleşmeye istinaden kefil olduğu, kefil olunan üst limit ve benzeri şekil şartlarının sağlanmadığını, Cari Hesap Kredi Sözleşmesinin yalnızca davacı ile müşterisi ... arasında 02.06.2016 tarihinde, 100.000 TL kredi limitli olarak imzalandığını, kefaletin geçerli olduğu varsayılsa dahi,14,461.83 TL tutarlı bireysel kredi borcunun asıl borçlu tarafından ödendiğini savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dav dışı borçlu ...'e ticari nitelikte kredilerin kullandırıldığı, bu kapsamda, dava dışı borçlu ...'e genel kredi sözleşmesi ile ek A cari hesap kredisi sözleşmesi, imzalatılmış olmasına rağmen, davalı-kefil ...'in 14.461,83-TL tutarındaki borçtan sorumlu olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, 05/12/2012 tarihli 14.461,83-TL tutarındaki bireysel kredi sözleşmesi ve davalı kefil ...'in, 14.461,83-TL tutarlı müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre, bu kişinin hesap hareketleri incelendiğinde, 30/10/2015 tarihinde kapatıldığı, bireysel kredinin kapanmış olması nedeniyle davalı ...'in sorumluluğunun sona erdiği, davalı kefil ...'in 14.861,83-TL tutarındaki borçtan sorumlu olduğunun belirtilmiş olması, alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...'in imzalamış olduğu bireysel kredi kefaletnamesi dışında başka bir kefalet sözleşmesi bulunmaması nedeniyle asıl borçlu ...'ün kredilerinde kefaletinin bulunmadığı ve asıl borçlu ...'ün borçlarından dolayı, davalı ...'in sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın REDDİNE, banka tacir olduğu için dikkatli ve basiretli davranması gerektiğinden, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu, tüm dosya içeriği ve bilirkişi raporundan anlaşılmakla, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalının imzaladığı kefaletname ile borçlunun doğmuş ve doğacak borçlarına 14.461,83-TL ile sınırlı olmak kaydıyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, asıl borçluya bu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında krediler, kredi kartları, kredili mevduat hesabı ve çek defteri kullandırıldığını, alınan bilirkişi raporunda davalı kefilin kefil olduğu bireysel kredinin kapanmış olması sebebiyle davalının sorumluluğunun sona erdiği belirtmiş ise de, davalının kefaletinin her ne surette olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş doğacak tüm riski kapsadığını, kefilin borçlunun belirli birden fazla yükümlülüğünü aynı kefalet sözleşmesinde tekeffül etmesinin mümkün olduğunu, bir kişinin bir borçlunun borçlarına kefil olması durumunda, sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte tüm geri ödemeler yapılmış olsa,  dahi kefilin sorumluluğunun devam edeceğini, bilirkişi görüşlerinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve cari hesap kredisi sözleşmesiyle asıl borçluy ticari nitelikte krediler kullandırıldığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının 05/12/2012 tarihli 14.461,83-TL tutarındaki bireysel kredi sözleşmesine kefil olduğu, bu kredinin 30/10/2015 tarihinde kapatıldığı, bireysel kredinin kapanmış olması nedeniyle davalı ...'in sorumluluğunun sona erdiği, davalı ... tarafından imzalanan başkaca bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı, dolayısıyla asıl borçlu ...'ün borçlarından dolayı davalı ...'in sorumluluğunun bulunmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre,  yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.    <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan  59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19.01.2024\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de1f151923e06442","SID":"f246777e40446e08"}}