{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/920 <br>KARAR NO\t\t: 2024/204<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/1282 Esas 2021/6 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 31.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31.01.2024<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2021 tarih 2019/1282 Esas 2021/6 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı temlik eden ... vekili, 11.05.2019 tarihinde ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçların çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunu, kusur durumu SBM Komisyon kararı ve şirketler arasındaki mutabakat ile davalı şirket sigortalısında tam oranda olacak şekilde izafe edildiğini, kaza sonrası müvekkile ait araçtaki hasar davalı şirkete ihbar edildiği ancak bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanmadığını, bu sebeple davacıya ait  araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 100 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10 TL olmak üzere toplamda 110 TL maddi tazminatın ekspertiz raporunun tanzim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 21.10.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, hasar tazminatı bedelini 9.000,00 TL'ye arttırmıştır.<br>\tDavacı vekilinin 22.10.2020 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği temlik sözleşmesi doğrultusunda davacı araç maliki ...'ın iş bu davadan kaynaklanan hak ve alacaklarını ...'e temlik ettiğini bildirdiği görülmüştür.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, ... plakalı aracın 11/05/2019 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde başvuru sahibine ait aracın uğradığı bakiye değer kaybına ve maddi hasar masrafı talep ettiğini ancak araç sürücüsünün yabancı uyruklu olduğu, aracın sürücünün aynı iş yerinde çalışan ... isimli arkadaşının kayınvalidesine ait olduğu, ... isimli şahsın ehliyetine alkolden el konulduğu ve sigortalı araç sürücüsünün de geçerli bir ehliyeti olmadığı sebebiyle başvurusunun reddedildiği, davacının dolaylı zararlara ilişkin talepleri bakımından müvekkil şirketin dolaylı zararlardan sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, davaya konu kazaya ilişkin olarak kusur oranlarının tespit ile dosyanın bilirkişiye verilmesine, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın 11/05/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 20/10/2020 havale tarihli raporunda trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğunu, ... plakalı araçta kaza nedeniyle KDV dahil toplam 9.000,00-TL bedelli hasar meydana geldiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası Genel Şartları ekinde yer alan formülasyona göre yapılan hesaplama kapsamında ... plakalı araçta değer kaybı oluşmayacağını ancak Yargıtay'ın değer kaybı ile ilgili içtihatlarına göre davaya konu ... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle 3.000,00-TL değer kaybı meydana geldiğini mütalaa ettiği, bu çerçevede dava konusu trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedellerinin usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispat edildiği anlaşılmakla, değer kaybı tazminatı bedeli açısından taleple bağlı kalınmakla hasar bedeli tazminatı yönünden açılan davanın kabulü ile, 9.000,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, değer kaybı tazminatı yönünden açılan davanın kabulü ile, 10,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacı Mustafa Sönmezgül'e verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili,  davalı şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, mahkeme karar aşamasına geçmeden evvel söz konusu hasarın şüpheli hasar olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kaza anından sürücü görünen şahsın an itibari ile ehliyetinin aktif olmamasından kaynaklı, kaza sırasında ehliyetsiz bir şahsın sürücü olması, bu durumun anlaşmalı KTT şartlarına uymaması ve mağdur aracın hasarının çarptığı belirtilen ... plakalı aracın fiziki yapısıyla uyumlu olmamasına  ilişkin kanaat getirilmesine neden olduğunu ve hasar durumunun reddedildiğini, bu durumun tamamen çelişkili bir durum sergilediğini, kusura ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile tespitinin gerektiğini, mahkemece alınan kusur raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği karara esas alınamayacağını, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, bu sebeple kusur durumuna ilişkin çelişkinin öncelikle giderilmesi gerektiğini, hatalı kusur oranı ile yapılan maddi hasar hesabına da itiraz ettiklerini, davalı şirket tarafından alınan ekspertiz raporu ve araştırma raporu ile bilirkişi raporu arasında fark bulunduğunu, bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranları ve olayın nasıl gerçekleştiğine dair beyanların doğruluğuna dair bir araştırma yapılmadan hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının beyanları şüpheli görülmüş ve davalı şirket tarafından araştırma raporu hazırlatılmış olup, yapılan araştırmada kazada sürücü görünen şahsın ehliyetinin an itibariyle aktif olmamasından kaynaklı, kaza sırasında ehliyetsiz bir şahsın sürücü olması, bu durumun anlaşmalı KTT şartlarına uymaması, mağdur aracın hasarının çarptığı belirtilen ... plakalı aracın fiziki yapısıyla uyumlu olmaması sebepleriyle, konu hasarın belgeli olarak ret edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, değer kaybı olup olmadığının varsa miktarının tespiti ancak uzman bilirkişi marifeti ile tespitini istediklerini, araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tespiti açısından, davacıya sigortalı aracın dava konusu kaza öncesinde başka bir kazaya karışıp karışmadığının da tespitinin gerektiğini, değer kaybı yönünden temerrüdün gerçekleşmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, 11/05/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve  değer kaybı bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t11.05.2019 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile 2020/20 sokaktan geri manevra yaparak ... sokak üzerinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracın savrularak ön kısımları ile park halinde olan ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ile neticelenen kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>\tYerel Mahkemece taraf delillerinin toplanılmasından sonra dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdii edilerek rapor alındığı, 20/10/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğunu, ... plakalı araçta kaza nedeniyle KDV dahil toplam 9.000,00-TL bedelli hasar meydana geldiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası Genel Şartları ekinde yer alan formülasyona göre yapılan hesaplama kapsamında ... plakalı araçta değer kaybı oluşmayacağını ancak Yargıtay'ın değer kaybı ile ilgili içtihatlarına göre davaya konu ... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle 3.000,00-TL değer kaybı meydana geldiğinin belirtildiği, işbu raporda olayın oluş şeklinin irdelenerek meydana gelen hasarla karşılaştırılmasının yapıldığı ve mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde uyumlu bulunduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, her ne kadar davalı sigorta tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı aracın yabancı uyruklu şahıs tarafından kullanıldığı sabit ise de, söz konusu aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı ve aralarında akti ilişki bulunmayan davacı yönünden yabancı uyruklu sürücünün ehliyetnamesine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, dosyada alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, hükme esas almaya elverişli ve yeterli nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,47 TL'den peşin alınan 153,86 TL'nin mahsubu ile bakiye 461,61 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31.01.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4fbf3a333eb9574f","SID":"e19c94b57f6da538"}}