{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/916 <br>KARAR NO\t\t: 2024/217<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t              : 26.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1065 Esas 2021/195 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>BİRLEŞEN İZMİR 9. AHM'NİN 2018/39 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t              : 01.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.02.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.02.2021 tarih 2018/1065 Esas 2021/195 Karar<br> sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalı ... ve ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tASIL DAVA : Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu asfalt silindirinin çarpması neticesinde davacının yaralandığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, kusurun karşı tarafta olduğunu, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL maddi, 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ...  Şti. vekili, asfalt silindirinin davalı ...  A.Ş.'ye ait olup kaza sırasında sürücü ...'in işvereni olan müvekkili şirket ...   Şti. tarafından işletilmekte olduğunu, davalının diğer davalı ... A.Ş. nezdinde sorumluluk sigortası bulunduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kusur durumun tespit edilmesi gerektiği, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ...  A.Ş. vekili, asfalt silindiri ile yapılmakta olan işin davalı şoför  ...'in işvereni olan davalı ...  Şti. tarafından sürdürülmekte olduğunu, davalının diğer davalı ... Şti. Arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalının taraf sıfatının söz konusu olmadığını, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, kazanç kaybının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında oluşan maddi zararla sınırlı olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, asfalt silindirinin maliki tarafından ZMMS yaptırılmadığını, ... A.Ş. nezdinde üçüncü kişilere yönelik mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunu, söz konusu poliçenin kaza tarihindeki limitinin 50.000,00-TL olduğunu, kazanın meydana geldiği 2011 yılı için ş makineleri için sakatlanma ve ölüm halinde ZMMS poliçe teminatının 200.000,00-TL olduğunu, aracın ZMMS yaptırılmadan trafiğe çıkartıldığı, kaza nedeniyle ...nın sorumlu olduğunu, yapılan başvuruya rağmen zararının karşılanmadığını, belirterek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : ... vekili, davanın  görevli ve yetkili makemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, kazaya neden olan asfalt silindirinin trafiğe çıkış izninin bulunmadığını, aracın karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olmadığını, davalının sorumluluğunun kaza tarihindeki teminat ile sınırlı olduğunu, davalının temerrüte düşürülmediğini, belirterek; belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... A.Ş.'ye ait olup kullanılmak üzere ... Şti.'ye teslim edilen ve bu şirket çalışa olan ...'in sevk ve idaresindeki asfalt silinidirinin neden olduğu kazada davacının yaralandığı, olayın oluşumunda ...'in % 50, asfalt çalışması yapan ...  Şti'nin % 35, davacı ...'ın %15 oranında kusurlu olduğu, ... A.Ş. 'nin kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacı ...'ın % 47 oranında sürekli 9 ay süre ile geçici iş göremez hale geldiği, davacının kazancının asgari ücretin 1,81 katı olduğu, bu ücret üzerinden %15 kusuru oranında indirim yapılarak kendisine ...  Şti. tarafından yapılan ödeme güncellenerek düşülmesi sonrasında davacının 347.901,23-TL sürekli, 9.438,28-TL geçici olmak üzere toplam 357.339,51-TL iş göremezlik zararının bulunduğu, davacının bu zararından asfalt silindirini kaza anında kullanan ... ile onu çalıştıran ... Şti. ve araç maliki işleten konumundaki ...  A.Ş. ' nin sorumlu olduğu, ... A.Ş. nezdindeki poliçenin üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi niteliğinde olup motorlu araç ile ilgili sorumlulukların kapsam dışında bırakıldığından ... AŞ'nin zarardan sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafından 1.000,00-TL olan maddi tazminat talebi ...  A.Ş. yönünden artırılmadığı, diğer davalılar yönünden ıslah dilekçesiyle 215.241,34-TL'ye yükseltildiği,  ...  A.Ş.'nin tazminat tutarının 1.000,00-TL'sinden ... A.Ş. dışındaki diğer davalıların ise ıslahen artırılan 215.241,34-TL maddi tazminat talebinden sorumlu oldukları, bu tutarın  32.286,20-TL'sinin ...'a, 110.000,00-TL'sinin ...'a, kalan tutarı 72.955,14-TL'sinin yine ...'a temlik edildiği, ...'a temlik edilen 32.286,20-TL maddi tazminata ilişkin davanın işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık sürede usulüne göre yenilenmediği, asıl davada davacı ...'ın yaralanma derecesi dikkate alınarak 50.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu, manevi tazminatın da davacı tarafından ...'a temlik edildiği, ... A.Ş. aleyhine de manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de manevi tazminat talebinin poliçe kapsamında olmadığı, birleşen davada asfalt silindirinin KTK ZMMS kapsamında olmasına rağmen geçerli bir ZMMS poliçesi bununmadığı, bu aracın işletilmesiyle ortaya çıkan bedensel zararından ...nın kaza tarihindeki KTK ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00-TL'ye kadar sorumlu olduğu, birleşen davada ...na karşı talep edilen 50.000,00-TL maddi tazminatın temlik alan ... tarafından 110.000,00-TL'ye artırıldığı, bu tutarın poliçe limitleri kapsamında kaldığı, ...'ın birleşen davalıya karşı temlik alan sıfatına sahip olmadığı, belirtilerek; asıl davada, davacının davalılar ..., ...  A.Ş.'nin, ...  Şti. aleyhine açtığı maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, ...'ın temlik aldığı maddi tazminatın % 15'i oranında olan 32.286,20-TL maddi tazminata ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davacının davalılar ...  Şti. ile ...,  ...  A.Ş.'nin aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, Fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, ... A.Ş.aleyhine açılan manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davasının da davada hüküm altına alınan tutarla tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile kabulüne, ...'ın birleşen davalıya karşı temlik alan sıfatına sahip olmadığından birleşen davadaki talepleri ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı asıl davada davalı  ...  A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :  ...  A.Ş. vekili, davalının  kusursuzluğunun ve işleten olmadığının tespitine rağmen asfalt silindir maliki olduğundan bahisle sorumlu tutulduğunu, zararın meydana geldiği kaza sırasında yapılmakta olan işin  davalı şoför ...’in işvereni olan davalı ...  Şti. tarafından yapıldığını, işleten sıfatının ...  Şti.'ye ait tolduğunu, davalı ile diğer davalı ... Şti. arasında  alt işveren-asıl işveren ilişkisi de bulunmadığını, kazaya neden olan asfalt silindirin davalı şirkete ait olması nedeni ile davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda davalıya kusur atfedilmediğini, davacının davalı yönünden maddi tazminat davasını ıslah etmediğini, kazaya karışan asfalt silindiri araç olmayıp ZMMS kapsamında olmadığını, silindirin yüklenici tarafından yapılan işte ve iş alanlarında kullanılmak üzere davalı yükleniciye kiralanıp teslim tutanağı ile teslim edildiğini, silindirin her türlü kullanımı nedeniyle meydana gelecek zarardan da yüklenici tek başına sorumlu olacağını, davacı tarafça ıslah dilekçesinde davalı şirket yönünden taleplerden vazgeçildiği göz önünde alıanarak şirket hakkındaki davadan feragat şeklinde kabul edilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat miktarları fahiş olup davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmayacağını, belirterek; kararın kaldırılamsı talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacıların tazminat  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davada, davacının davalılar ..., ... A.Ş., ... Şti. aleyhine açtığı maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, ...'ın temlik aldığı maddi tazminatın %15'i oranında olan 32.286,20-TL maddi tazminata ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, ... A.Ş.aleyhine açılan davanın reddine,  davacının davalılar ...  Şti. ile ..., ...  A.Ş. aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, ... A.Ş.aleyhine açılan manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davasının na davada hüküm altına alınan tutarla tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile kabulüne, ...'ın birleşen davalıya karşı temlik alan sıfatına sahip olmadığından birleşen davadaki talepleri ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2021 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 5.880,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki dava dosyasında asıl davada istinaf yolu başvuran davalı  ... A.Ş. yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarı anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından davalının maddi tazminat yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalının maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun  reddi gerekir.<br>\t3.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.<br>\t4.\tTrafik kaydı \"işletenin\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Lakin, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, tescil kayıtlarına göre kazaya karışan sayılı araç davalı  ...  A.Ş. adına tescilli olup davalı tarafından diğer davalıya kiralandığı ileri sürülmüş ise de üçüncü kişileri bağlayacak güçte kira ilişkisin varlığını kanılayacak nitelikte sözleşme, ticari defter ve kayıtları ile maliye ve vergi daireleri tarafından düzenlenmiş her hangi bir bilge belge sunulmamış olması karşısında, kaza tarihinde kayden malik olan davalı işleten sıfatına haiz olup kazanın sürücünün sürücüsünün kusuru ile gerçekleşmiş olması nedeniyle eldeki davada davalıya husumet yöneltilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>\t5.\t6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin ( manevi zararın ) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacının manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık takdir edilen manevi tazminat makuldür.<br>\t6.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalının araç  işleten sıfatının bulunmasına,  maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalının maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl davada davalı  ...  A.Ş.'nın maddi tazminat talebi yönünden kararın istinafı kabil olmadığından istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>\t2-Asıl davada davalı ...  A.Ş.'nın  manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Asıl davada davalı ...  A.Ş.'nın yönünden istinaf karar harcı olan 15.913,16-TL'den peşin alınan 115,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 15.798,16-TL'nin asıl davada davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeni ile asıl davada davalı ...  A.Ş.'nın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ba47ab22e915d32","SID":"ddbd095961670e56"}}