{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/3084 <br>KARAR NO\t: 2024/362<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:Zayi Belgesi Verilmesi<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t:01/02/2024<br><br><br>Hasımsız olarak görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekili; ... günü meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle kısmen ve akabinde idari kararla tamamen yıkılan ... sitesinde bulunan ve  müvekkili şirket yetkilisi ...'ya ait ... Apt.No:../.... adresinin müvekkili şirket tarafından depo olarak kullanıldığını ve ticari belgelerin muhafaza edildiğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin yıkım esnasında tamamen zayi olduğunu ileri sürerek ..., ...,....,... ve .... yıllarına ait Envanter defteri, Yevmiye Defteri, Defteri Kabir ile .... , .... ve ... yıllarına ait alım, satım ve gider faturalarının zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin ..... tarihi itibariyle şirket adresinin \"... Mah. ... Sk. ... Plaza ... Blok Kat .... No ....  ..... /...\" olduğu, çekişmesiz yargı işi niteliğinde ve resen araştırma ilkesinin hakim olduğu eldeki davada, davacının basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini şirket merkezinde muhafaza etmesi ve korunması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, davacının defterlerinin zayi olduğu adresin şirketin adresi olmadığı, defter ve kayıtlarının şirket merkezinde bulunmasının mutad uygulama olduğu, dava konusu olayda şirket defter ve kayıtlarının, dava dilekçesinde depo olarak kullanıldığı ifade edilen davacı şirkete ait olmayan yerde saklanması hususunda davacı tarafın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; müvekkiline ait iş yerinin Mahkemenin kabulünün aksine alelade bir yer olmayıp, .... yılına kadar müvekkili şirketin merkezi durumunda olduğunu, daha önce şirket merkezi olup sonradan arşiv ve depo olarak kullanılan iş yerinde müvekkiline ait belgelerin saklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığını, tarih boyunca depremden etkilenmeyen ..... ilinin asrın felaketi depremden etkilenmesinin müvekkilince hesap edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili şirketin hali hazırdaki merkez ofisinin evrak arşivleme ve depo konusunda yeterli alana sahip olmadığını, yıkılan taşınmazın müvekkili şirkete ait olmasa da müvekkili şirket yetkilisi .......'ya ait olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br> 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. <br>6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. <br>Söz konusu hükümde \"yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle\" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki \"gibi\" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).<br>Somut olayda; 18/06/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davacı şirketin merkezinin \".... Mah. .... Sk. .... Plaza Sitesi ... Blok No: .... İç kapı No: ....  ..... / .....\" olduğu, ticari defter ve belgelerin mutad saklanma yerinin işletmenin merkezi olduğu, depremde yıkılan adres ile şirket merkezinin farklı olduğu, söz konusu defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, bu nedenle metnine yukarıda yer verilen 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmünde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla, Mahkemece talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK m. 355 hükmü uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-<br>b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın MAHSUBUNA, bakiye 157,75 TL harcın davacılardan tahsil edilerek Hazineye GELİR KAYDINA, <br>3-)İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-ç hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47a56ec52031c26e","SID":"0ff59a61890d2807"}}