{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                       T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/209 <br>KARAR NO\t\t: 2024/349<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/101 Esas -  2022/466 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: ... - ... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALILAR\t: 1 -... - ... - ...<br>\t\t2 -... - ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... -...<br>\t  Av. ... -...<br><br>DAVALI\t: SOMPO JAPON SİGORTA A.Ş - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 03.01.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     : 31.01.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 15.02.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 20.02.2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı  vekili dava dilekçesinde; davacının 15.09.2016 tarihinde ... plakalı motosikletiyle ... köyünden ... ilçesi istikametinde seyir halinde iken davalılardan ...'ya ait olan davalılardan ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, davalılardan ...'nun kazanın meydanı gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, çarpmanın etkisiyle davacının %10 engelli kaldığını, davacının özel bir şirkette fortlif operatörü olarak çalıştığını ve aylık kazancının ortalama 4.500,00, TL civarında olduğunu, davacının kaza nedeniyle maddi kayıpların yanında çektiği acı ve ıstıraplar nedeniyle manevi olarak da yıkım yaşadığını, kaza sonrası davacının idrarını tutamama hastalığına yakalandığını belirterek belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere  toplam, 26.000,00 TL faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalıya atfı kabil kusur bulunmadığını, kazada herhangi bir şekilde maluliyet yaratacak bir yaralanma meydana gelmediğini, davacı tarafın forklift operatörü olarak çalıştığını karakoldaki ifadesinde de belirtmiş olup kazanç sorusuna verdiği cevabın 2016 yılında aylık 1.500,00 TL olduğunu, davacı tarafın haksız kazanç peşinde olduğunun buradan da belli olduğunu, dava dilekçesinde aylık 4.500,00 TL gelir elde ettiği yönündeki beyanları kendisi tarafından yalanlandığını, dava dilekçesinde yazılı gelir beyanını kabul etmediklerini, davacının kazadan sonra meydana gelmeyen illiyet bağı olmayan olayları da kazaya mal etmeye çalıştığının anlaşıldığını, dava dilekçesinde belirtilen 20.000,00 TL tazminat miktarı çok fahiş olup, söz konusu miktarı kabul etmenin mümkün olmadığını, tazminat taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacak ve davalının mağduriyetine ve fakirleşmesine neden olacağını beyan ederek davanın vanın reddini talep  etmiştir.<br>Davalı Sompo Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde; dosyaya konu ... plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde ... Poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davanın usulen reddi gerektiğini, tazminat hesaplanması bakımından genel şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığından söz konusu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan geçici iş göremezlik tazminatından, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 1.177,32 TL geçici iş göremezlik tazminatının 15.09.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (davalı ...şirketi yönünden yasal faiz başlangıç tarihi 25.12.2018 olup poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 15.09.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; her ne kadar davacının %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile tazminat hesabı yapılmışsa da kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/473 Esas 2018/300 Karar sayılı kararı ile davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiğini, davacının kusursuz olduğu belirtilmesine rağmen hükme esas alınan ATK raporunda davacıya %25 kusur isnadı yapıldığını, kusur raporları arasında çelişki mevcut olup bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının maluliyet tespit raporuna göre davacının engellilik oranı hesaplanmasını gerektirecek kapsam ve derecede rahatsızlığının saptanmadığı, dolayısıyla sürekli maluliyetinin olmadığı kabulü ile karar verilmişse de 24.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere raporu hükme esas alınmasının  mümkün olmayacağını, rapordaki tespitin  açıkça hatalı olduğunu, zira bilirkişi heyeti tarafından verilen rapor da dosya içerisinde bulunan tıbbı belgeler arasında davacının dava konusu olan şikayetine neden olacak travmadan bahsedilmediği belirtilmiş ise de dosya içerisinde yer alan Kocaeli Üniversitesi Sağlık Kurulu tarafından verilen 19.01.2018 tarihli raporda davacının şikayetinin travmaya bağlı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle raporlar arasında çelişki mevcut olup bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, yine davacının idrar kaçırma problemi ara ara geçmekte ara ara tekrar ettiğini, söz konusu rapor tarihinde idrar kaçırma problemi olmadığı gerekçesi ile maluliyetin bulunmadığı yönündeki kabulün de hatalı olduğunu, rapordaki gerek maluliyete gerekse geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacına ilişkin belirlenen sürelere yönelik tespitler raporun eksik ve hatalı değerlendirmeye dayandığını göstermekte olduğunu, davacının kaza tarihi öncesinde forklift operatörü olduğuna dair sürüce belgesinin dosya ya ibraz edildiğini, davacının vasıflı işçi olduğunu ve asgari ücret üzerinde kazanç elde edeceğinin kabulünün gerektiğini, takdir olunan 7.000,00 TL manevi tazminat miktarın az olup hakkaniyete aykırı olduğunu, hükümde reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira davalılardan ... ve ... aynı vekil aracılığı ile davada temsil edilmiş olup aynı vekil için iki kere karşı vekalete hükmedilmesinin mümkün olmadığını, davacı hakkında maddi tazminat yönünden yapılan inceleme eksik ve hatalı olup verilen maddi tazminatı kabul etmemekle birlikte, davacı  lehine 1.1777,32 TL maddi tazminata hükmedilen kararda davalılar lehiine ayrı ayrı ve maddi tazminatı aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Somut olayda, 15.09.2016 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motorsikletle davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araç çarpışmış, davacı yaralanmıştır.<br>Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında hem davacı motorsiklet sürücüsüne hem davalı araç sürücüsüne kural ihlali verilmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da davacı motosiklet sürücüsünün %25, davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağı ve anılan raporların birbiriyle uyumlu olmasına göre mahkemece ATK raporundaki kusur oranlarının hükme esas alınması yerinde Dairemizce bulunmuş ve davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Dosya kapsamında kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından maluliyet raporu alındığından ve maluliyet belirlenirken davacının bizzat muayene edilmesi ve idrar kaçırma şikayetinin olmadığını beyan etmesine göre davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.<br> 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>Somut olayda; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaşı, yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.<br>Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin 13/3.maddesine göre davanın kısmen kabulü halinde karşı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücreti davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinden fazla olamayacağından hükmün 6.maddesinde davalı yararına fazla vekalet ücreti takdiri; yine müştereken ve müteselsilen sorumlu olan ve ortak vekille temsil edilen davalı sürücü ve işleten yönünden manevi tazminat davasının kısmen reddi sebebiyle tek vekalet ücreti takdiri gerekirken ayrı ayrı hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.<br>İlk derece mahkemesinin kararındaki anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve vekalet ücretleri düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarih ve 2021/101 esas, 2022/466 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>A)Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1.177,32 TL geçici iş göremezlik tazminatının 15.09.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketi yönünden yasal faiz başlangıç tarihi 25/12/2018 olup poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,<br>B) Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 7.000,00 TL manevi tazminatın 15.09.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,<br>C)Yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 558,59 TL harçtan peşin alınan 88,81 TL, tamamlama harcı 4,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 465,78 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>D) 6325 sayılı HUAK 18/A-13,14 maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücreti olarak ödenen 1.320,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>E) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.177,32 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, <br>F) Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.177,32 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, <br>G) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>H) Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalılara verilmesine, <br>İ) Davacı tarafından 1.986,20 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları dikkate alınarak 620,45 TL ile başvurma harcı 59,30 TL, peşin harç 88,81 TL, ıslah harcı 4,00 TL olmak üzere toplam 772,56 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, <br>J) Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,<br><br>3-Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talebi  halinde iadesine,<br>4-Davacının yapmış olduğu 190,00 TL istinaf yargılama giderinin  davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.02.2024\t\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>*Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0ae996099a8d04f","SID":"52712ed4896d8a6a"}}