{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1879 Esas<br>KARAR NO: 2024/160<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:  01/11/2023 ara karar <br>NUMARASI: 2023/201 E.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı tasarım tescil belgesinin 3. kişilere devrinin önlenmesi ve bu tasarımdan doğan haklarını müvekkiline, müvekkilinin bayi, acenta, dağıtım ağı, müşterileri dahil olmak üzere tüm üçüncü kişilere karşı ileri sürmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2020/00088 sayılı tasarımına ilişkin TPMK sicil kaydına konulan tedbirin kaldırılmasını, müvekkilin ilgili tasarıma ayırt edicilik unsuru kattığının kabulüne, davacının uyuşmazlığa konu alanda üretiminin ve ticaretinin olmadığını, tasarıma Türkiye Patent Enstitüsünde herhangi bir itirazın mevcut olmadığı ve bu sebeple kesinleştiği, tasarıma konu ürünün yenilik arzettiği ve ayırtedicilik unsuru taşıdığını, davacının iddiasını ispata yeter herhangi bir somut delil sunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2023 tarihli ara kararı; Davacı vekilinin, ... nolu tasarımdan doğan haklarını müvekkiline, müvekkilinin bayi, acente, dağıtım ağı, müşterileri dahil olmak üzere tüm üçüncü kişilere karşı ileri sürmesinin önlenmesi yönündeki talebinin ucu açık ve son derece kapsamlı olduğu, davalının ticari faaliyetlerini orantısız bir şekilde sekteye uğratacağı davalının ileride teminatla dahi giderilmeyecek orantısız ve haksız zararlara uğrama ihtimali bulunduğu ve en nihayetinde yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından davacı vekilinin bu talebinin reddine,\" gerekçesi ile Davacı vekili tarafından, takdiren 10.000,00 TL (OnBin TL) teminatın, nakden veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu olarak, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı tasarım tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise,  3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, davacı vekilinin davalı adına tescilli ... nolu tasarımdan doğan haklarını müvekkiline, müvekkilinin bayi, acente, dağıtım ağı, müşterileri dahil olmak üzere tüm üçüncü kişilere karşı ileri sürmesinin önlenmesi yönündeki talebinin REDDİNE, \" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... e-ticaret sitesinden satış yaptığını,  ancak davalının ... tescil nolu tasarımının ihlal edildiği gerekçesiyle ... Ticaret A.Ş.  ... firmasına ihbar etmesi sonucu müvekkilinin satışlarının kaldırıldığını,  müvekkilinin telafisi güç ve imkansız düzeyde zarara uğrayabilecek duruma geldiğini, ... tescil nolu tasarımın 08/01/2023 tescil  tarihinden önce kamuya sunulan tasarımlar karşısında: \"yeni ve ayırt edici\" olmayan ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğü için müvekkilinin dava açtığını, davaya konu  tasarımın tescil tarihi olan 08/01/2023'ten  yaklaşık 10 sene önce bile kamuya sunulduğunu, yeni ve ayırt edici özelliği olmadığını, mahkeme ara kararla tedbir talebini kısmen kabul ettiğini, müvekkilinin bayi, acenta, dağıtım ağı, müşterileri dahil olmak üzere tüm 3. kişilere karşı ileri sürmesinin teminatsız veya makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbiren durdurulması yönünden tedbir talebinin kabul edilmesi herhangi bir tereddüt yaratmayacağını tedbir talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını ve istinaf isteminin kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 10/01/2017 tarih ve 29944 Sayılı Resmi Gazete yayınlanıp aynı gün yürürlüğe giren  6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun \"İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği\" başlıklı 159. maddesinde;\"(1) Bu Kanun uyarınca; dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.(2) İhtiyati tedbirler özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:a) Davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması.c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.(3) İhtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/1/2011 tarihli ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.\" düzenlemesi yer almaktadır.6100 Sayılı HMK’nın 389/1. Maddesinde ise, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda aktarılan yasal düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu, yukarıda içeriği açıklanan deliller dikkate alındığında, somut olayda, alınan bilirkişi raporunda incelenen URL adresindeki paylaşımların davalıya ait tasarımın 08/01/2020 tescil tarihinden önce olduğunun tespit edildiği gözetildiğinde, somut olayda ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde  yargılamaya devam edilmek üzere ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  01/11/2023 tarih, 2023/201 E. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e1b60d0f8d8d64d","SID":"f099c51e32a966b3"}}