{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2095 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/18<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2020<br>NUMARASI\t: 2018/162 E. - 2020/90 K.\t<br>DAVANIN KONUSU: Borçtan Kurtulma Davası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının vekili aracılığı ile 12/01/2018 tarihinde 108.000,00TL bedelli bir çeke istinaden İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dosya borçlusu ... Ltd. Şti. aleyhine takip başlatıldığını, bu çek dayanak gösterilerek ihtiyati haciz kararı alındığını, Gebze .... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile davacı müvekkilinin adresine talimatın icrası için gelindiğini, adreste bulunan bir kısım menkullerin kıymet takdiri yapılmaksızın haczedildiğini ve müvekkili şirket çalışanına yediemin sıfatıyla teslim edildiğini, haciz tutanağının bir suretinin müvekkili şirket çalışanına teslim edildiğini, istihkak iddiasının dinlenilmediğini, bunun üzerine istihkak iddiasının İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/56 Esas ve 2018/42 karar sayılı ilamı ile incelendiğini ve takibin devamına karar verildiğini; ancak, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sektörde 09/06/2010 tarihinden itibaren faaliyette bulunuduğunu, borçlu firma ile geçmişe dönük herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, müvekkilinin şubesinin bulunduğu taşınmazın boş olarak kiralandığını, müvekkili şirketin halen haczin uygulandığı şube adresinde faaliyet gösterdiğini ve bunun Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirildiğini, borçlu şirketin müvekkili şirketin haciz mahalli adresi adresinde şube açılışı yapılmadan önce resmen ve fiilen bu adresten ayrıldığını, müvekkili şirketin bu adresi haciz tarihinin çok öncesinde tescil ve ilanı ettiğini, müvekkilinin borçlu firmadan alınan malları ücreti mukabilinde 31/01/2017 tarihinde aldığını, borçlu firma ile aynı alanda faaliyet gösterilmesinin organik bağın varlığı bakımından yeterli bir sebep olmadığını, İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/56 Esas 2018/42 karar sayılı ilamı ile verilen takibin devamına yönelik karar ile müvekkilinin mağdur edildiğini, ihtirazı kayıt konularak 10.000,00TL ödeme yapıldığını ve davalı lehine 09/02/2018 tanzim, 19/02/2018 vade tarihli ve 20.000,00TL bedelli bir adet bononun teslim edildiğini beyan ederek; istirdat davasının kabulüne ve yatırlan tutarın taraflarına iadesine ve mezkur bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ve bono bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava dışı ... Ltd. Şti. aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, anılan dosya kapsamında hacze gidildiğini, davacının bu adresten borçlunun taşındığını ve borçlunun faaliyet göstermediğini, haciz mahalli adresin şubeleri olduğunu beyan ederek istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiasına ilişkin olarak İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesi 2018/56 Esas ve 2018/42 karar sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiğini, bu karara istinaden aynı adrese hacze gidildiğini, davacı yanın muhafaza işlemlerini durdurmak için haciz mahallinde icra dosyasına 10.000,00TL ödeme yapıldığını, davacı ile dava dışı borçlunun aynı alanda iş birliği içerisinde çalıştıklarını, davacı yanın tacir olduğunu ve borçlu olmadığının tespitini istediği bonoyu psikolojik baskı altında vermediğini, bononun açıkça dava dışı borçlu şirket aleyhine başlatılan takip nedeniyle sulh görüşmeleri kapsamında tasfiye amacına yönelik düzenlendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; dava dışı firmanın haciz yapılan mahalli terk ettiği tarih ile mahcuz malların davacı tarafından satın alındığı ve şube açılışı yaptığı tarihlerin farklı tarihler olması, davacı ile dava dışı firmanın kurucu ve yetkililerinin birbirinden farklı olduğu, davacı tarafından alınan malların faturalarının defterlere işlediği, bu nedenle davacı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olmadığına karar verilerek ve İstanbul ...İcra Dairesi dosyasına ihtirazı kayıt ile ödeme yaptığı göz önünde bulundurularak, davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Öte yandan davalı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; -İlk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını, -İcra dosyasının tarafı olmayan davacının menfi tespit ve istirdat yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın İcra ve İflas Kanunu m. 72/1 uyarınca ikame edildiğini,  hükümde menfi tespit ve istirdat davası açma hakkının borçluya tanındığını, borçlu yerine geçerek dava açmasının mümkün olmadığını, Davacının iddia ve taleplerinin istihkak davasının konusu oluşturduğunu ve davacı tarafından ikame edilen istihkak davasının halihazırda derdest olduğunu, -davacı şirket ile dava dışı ...nin aynı ticari alanda, iş birliği içerisinde hareket ettiğini, davacı şirket ile ... arasındaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde olduğunu, 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacının mahcuz malları haciz tarihinden önce ...’den satın aldığının tespit edildiğini, Mahkemenin davacının satın aldığı malların faturalarını ticari defterlerine işlediği gerekçesiyle, davacı ile dava dışı ... arasında organik bağ olmadığını tespit ettiğini, Davacı şirketin ...’den sözde satın aldığı malların kumlama makinesi, indiksiyon ocağı, kum hazırlama mikseri gibi ticari işletmenin esasını oluşturan mallar olduğunu, hem satın alınan malların niteliği hem de dokuz personelin devri göz önüne alındığında, davacı şirket ile ... arasında ticari işletme devrinin söz olduğunun kolayca tespit edileceğini, Türk Borçlar Kanunu m. 202 uyarınca devir halinde devralan ve devreden iki yıl boyunca işletmenin borçlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, -Davacı şirket ile ... arasındaki ticari işletme devri ilişkisinin tespiti için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi kapsamında inceleme yapılması gerektiğini,  davacının menfi tespit taleplerinin, esasen istihkak iddiasına dayandığını, menfi tespit talebiyle ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, istihkak davası sonucu ne olursa olsun davacının üçüncü kişi borçlu adına borç tasfiye protokolü düzenlemesi ve buna dayalı bono vermesi sebepleri ile davanın kabulüne yönelik hatalı kararın kaldırılması gerektiğini, -davacının, ...’nin borcunu ödemek amacıyla bono düzenlediği ve basiretli bir tacir olarak bundan sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, protokolün haciz baskısı altında düzenlendiği iddiasının inandırıcı olmadığını, açıkça kötü niyetli olduğunu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 3.kişiye ait herhangi bir borcu üstlenilmesi durumu söz konusu olmadığını, müvekkilinin haciz baskısı altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, zira ödeme yapmaması halinde ticari faaliyetlerinin çok büyük zarara uğrayacağını, Müvekkili Şirketin, Dava dışı .... Ltd. Şti'den mahcuz malları fatura karşılığı aldığını ve ticari defterine işlediğini,  ödemenin haciz baskısı altında yapıldığını, haciz işlemi sırasında 09.02.2018 tarihli protokolün de haciz baskısı nedeniyle imzalandığını, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın, davacının tarafı olmadığı İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı 10.000,00 TL ödemenin istirdadı ile  protokol kapsamında düzenlenen 20.000 TL bedelli bonodan dolayı bono bedeli kadar borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından, dava dava dışı  ... aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, dava dışı şirketin şirket adresinde davacının bulunduğu ve istihkak iddiasının öne sürüldüğü anlaşılmıştır. 09/02/2018 tarihli haciz işlemi sırasında, alacaklı vekiline 09.02.2018 tanzim, 19.02.2018 vade tarihli, lehdarı davalı ...  Tic. A.ş. olan 20.000,00 TL. bedelli bir adet bono verilmiş ve ihtirazi kayıtlı olarak protokol düzenlenmiştir. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde; Dava konusu tedbir konulan malların 31.01.2017 tarihinde ... A.ş.’den ... no ve 219.244,00 TL Tutarındaki fatura ile aldığı ve ticari defterlerine kaydedildiği, 30.11.2017 kadar da  dava dışı ... 477.716,00 TL ödeme yaptığı, satın alınan fatura konusu mallar dışında borçlu şirket ile sair surette hiçbir ilişki söz konusu olmadığı belirtilmiştir. İstihkak iddiasına ilişkin olarak İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesi 2018/56 Esas ve 2018/42 karar sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.  2017 yılında da İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Gebze İcra Müdürlüğü ... tal.) sayılı dosyası kapsamında davalı şirketin davacı şirketten olan alacağını tahsil etmek amacıyla haciz işlemi gerçekleştirdiği, bu haciz esnasında ... yetkilisi ... , haciz mahalline gelerek borcu kabul ettiği görülmüştür. Davacı tarafça istihkak iddiası ile açılan davada, İstanbul 2. Hukuk Mahkemesi 2018/103 E. 2022/360 K. Sayılı ilamı ile karara çıkmış olup, \"borçluya tebligat yapılan adresin haciz adresi olmadığı, haciz sırasında adreste borçlunun hazır olmadığı, mahcuzların borçluya ait olduğuna dair evrak bulunmadığı, bu nedenle mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğu anlaşılmış olup, davacının muvazaa iddiasını da ispatlayamadığı, mülkiyet karinesinin aksinin güçlü bir delille ispatlanılması gerektiği anlaşılmakla,  usul, yasa ve olaya uygun denetime elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın kabulüne dair\" gerekçe ile hüküm kurulduğu ve davalı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2022/2085 E. Sayılı dosyasında incelemesinin devam ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, Davacılar icra dosyasında takip borçlusu olmayıp 3. kişi konumundadırlar. İstihkak davasının görüldüğü  İstanbul 2. Hukuk Mahkemesi 2018/103 E. 2022/360 K. Sayılı kararına ilişkin yargılamanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2022/2085 E. Sayılı dosyasında devam ettiği, bu kararın sonucunun beklenmesi gerekirken, beklenmeden karar verildiği anlaşılmakla, sair istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmeksizin dosyanın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2020 tarih, 2018/162 E. 2020/90 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5bf8037e9badf32","SID":"96787953b2f3daae"}}