{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/897 <br>KARAR NO\t\t: 2024/124<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/600 E.  2021/43 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.01.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.01.2021 tarih 2019/600 E. 2021/43 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davalı tarafından trafik sigortası ile sigortalanan  sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin maliki olduğu kaza tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, zararın tespiti maksadıyla araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesine göre hasar bedelinin KDV hariç 42.912,55-TL olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ve hasar dosyası açıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir ödemede bulunulmadığını ileri sürerek HMK 107.maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti olarak ödenen 759,55-TL 'nin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili 05.03.2020 tarihli oturumda dava dilekçesindeki taleplerini 50,00-TL hasar  bedeli ve  50,00-TL araç değer kaybı olarak açıklamıştır.<br>\tDavacı vekilinin 19/11/2020 tarihli bedel arttırım  dilekçesi ile,  belirsiz alacak mahiyetindeki taleplerinin belirlenebilir hale gelmiş olması sebebiyle, dava dilekçesindeki 50,00-TL tutarındaki hasar bedeli talebini 24.950,00-TL daha arttırarak 25.000-TL'ye çıkararak 25.000 TL hasar bedelini davalıdan 19.10.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile  tahsiline karar verilmesini  talep  etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 19.11.2018/2019 vadeli ZMSS  poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın ibraz ettiği delillerin tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete başvuru yapıldığını,  şirket tarafından alınan raporda suistimal şüphesi oluştuğunu, davacının aracında meydana gelen hasar tutarının olması gerekenin çok üstünde hesaplandığını, dava konusu kaza ile illiyetinin tespit edilmediğini, ... plakalı aracın kaza tarihi olan 27.08.2019 tarihinden önce değer kaybına uğrayıp uğramadığının tespitini talep ettiklerini, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresi, kaza tarihinden itibaren değil, delillerin tümünün müvekkil şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, avans faizine yönelik taleplerinin de reddini talep ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi  ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davalı sigorta şirketine 04.10.2019 tarihinde  başvuru  yapıldığı,  bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 16.10.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, ancak davacının 19.10.2019 tarihinden itibaren  faiz  uygulanmasını talep  etmesi nedeniyle davanın kısmen  kabulüne, 25.000,00-TL hasar bedelinin temerrüt   tarihi  olan 19.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, araç değer kaybı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, 27.08.2019 tarihli kazanın meydana geldiğini ve sigortalı araç olan ... plakalı aracın dava konusu kazaya karıştığını ispatlayamadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı tarafından müvekkili şirkete ... plakalı aracın uğradığı maddi hasar ve değer kaybı için başvuruda bulunulduğunu ancak, araştırma raporunda dava konusu kazanın kurgu olduğunun tespit edildiğini, eksper raporunun kesin delil niteliğinde olduğunu, davacı yanın beyan ettiği kazanın gerçeklerle örtüşmediğini, meydana gelip gelmediğinin dahi belli  olmadığını, bu sebeple dava konusu kazada müvekkil şirketin bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde müvekkil şirkete karşı, tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, bu nedenle hükmedilen tazminata ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.                           <br>\tGEREKÇE : Dava, 27.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin ZMMS sigortasını düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.<br>\tSigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve  2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. -   2016/6047 K. sayılı ilamı)<br>\tEsasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. HD'nın  30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. Sayılı ilamı )<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, rapora göre hasarın dosya kapsamına uygun oluşuna, kusur ve hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t\t\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.707,75 TL'den peşin alınan 427,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.280,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.01.2024\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99103af5d52158c0","SID":"e3c4e12e7dd1f7ea"}}