{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/400 <br>KARAR NO: 2024/482 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2023<br>ESAS NO: 2022/1219 <br>KARAR NO: 2023/849<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/02/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/10/2023 tarih ve 2022/1219 E - 2023/849  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ... kooperatifine üye olduğu döneme ilişkin tüm yasal yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının kendisine isabet eden ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta, ...Ada,... Parselde bulunan... Sitesi ...Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölüme ait kesin maliyet bedelini ödemesine müteakip tapusunu aldığını, daha sonra ilgili daireyi 3. kişiye satıp tapu devrini yaptığını, davalı  ... aleyhine diğer bir üye tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/1085 Esas sayılı dosya ile Menfi Tespit Davası açıldığını ve davanın halen derdest olup yargılama birliği, usul ekonomisi ve çelişkili karar verilmesinin önlenmesi bakımından eldeki davanın tensiple Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/1085 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, davacının davalı kooperatife üyelikten kaynaklı hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kooperatife yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalının cevap sunmadığı tespit edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Yukarıda belirtildiği gibi derdest davaların konusuz kalması değişik şekillerde vuku bulabilir. Bu durum taraflardan birinin işlem ve eylemi nedeniyle gerçekleşmişse dava tarihindeki haklılık durumunu belirlemek nispeten kolaydır. Ancak somut dosyada görüldüğü üzere kanun koyucunun bir tasarrufunun (kanun) anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından kanunun iptal edilmesi nedeniyle gerçekleşmişse her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacağından Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen ana ilke ve TMK'nun 4. maddesinde yer alan \"Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir\" hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi hakkaniyete daha uygun düşecektir. Öte yandan  dava tarihindeki haklılık durumunun araştırılması bazen işin esasına yeniden girmeyi gerekli kıldığından, yargılamayı tekrar başa saracağı ve uzun süre derdest tutmak gibi arzu edilmeyen sonuçlar doğurur ki, bu durum HMK’nun 30. maddesinde \"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.\" şeklinde tarif edilen usul ekonomisi ilkesine de uygun düşmeyecektir. Yasama organının çıkardığı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan davada yargılama giderlerinden sorumluluk ideal (tabi) hukuk açısından devlete ait ise de mer'i hukuk sistememizde bu yönde düzenleme bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli, 2022/126 Esas ve 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğinden, eldeki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Davacı müvekkilinin davalı ... kooperatifine üye olduğu döneme ilişkin tüm yasal yükümlülükleri yerine getirdiğini, 26.09.2009 tarih ve ... karar sıra numaralı... Yönetim Kurulu Kararında \"...ve ... Kooperatife olan borçlarını ödediklerinden tapularının verilmesine üyeliklerinin düşürülerek kooperatifle ilişkilerinin kesilmesine oy birliği ile karar verildi\" denilerek karar imza altına alındığını, davacı müvekkilinin kendisine isabet eden ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta, ... Ada,... Parselde bulunan ... Sitesi... Blok ...Kat ... nolu bağımsız bölüme ait kesin maliyet bedelini ödemesine müteakip tapusunu almış, daha sonra ilgili daireyi 3. kişiye satıp tapu devrini yaptığını, davacı müvekkilin davalı kooperatife üyelikten kaynaklı herhangi bir borcu ve kooperatifte devam eden bir üyeliği bulunmadığı açık olup buna rağmen davalı kooperatifçe kesin maliyet hesabı adı altında borç belgeleri düzenlenip müvekkile tebligat gönderildiğini, bu gerekçelerle  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığımız menfi tespit talepli davanın 03.10.2023 tarih ve  2022/1219 E., 2023/849 K. sayılı kararla davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm altına alındığını, davayı açtığı dönemde yürürlükte olan ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli, 2022/126 Esas ve 2023/29 Karar sayılı ilamı ile 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin  iptaline karar verildiğinden davamızın konusuz kaldığı gerekçe gösterilse de davamızın konusunu şekliyle davacı müvekkilimin davalı kooperatife olan tüm borçlarını ödemesine ve üyeliğinin sona erdirilmesine rağmen sürekli ödeme talepli ihtarnamelerle muhatap olmasından hareketle menfi tespit talebi oluşturduğunu, iptal edilen kanun maddesi davamızın konusunu değil yasal dayanaklarından yalnızca birini oluşturduğunu, bu sebeple dosya kapsamında sunulan ve toplanan deliller üzerinden gerekli inceleme yapılarak menfi tespit talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf talebinin kabulüyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2023 tarih ve  2022/1219 E., 2023/849 K. sayılı kararının kaldırılması ve menfi tespit talebinin kabulüyle davacı müvekkilin davalı kooperatife üyeliği ve üyelikten kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığının hüküm altına alınmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosya ile nihai hüküm verilen davada, 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11.maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli, 2022/126 Esas ve 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğinden, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup davanın bu maddeler uyarınca açılması ve daha sonrasında bu maddelerin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla kaldırılması üzerine verilen karar son derece isabetli olduğunu, bir kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmesi halinde, bu verilen iptal kararının görülmekte olan ve henüz kesinleşmemiş bütün davalar ve kararlara uygulanması gerektiğini, Anayasa madde 152/III’e göre görülmekte olan bir davada ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiası hakkındaki iptal kararı, davanın esası hakkındaki karar kesinleşinceye kadar geldiği zaman mahkeme verilen bu karara uymak zorunda olduğunu, bu sebepten dolayı geçici 11. maddeye uyarınca açılan ve görülmekte olan davanın iptal kararından sonra söz konusu hüküm yokmuş gibi değerlendirilip karara bağlanması gerektiğinden mahkemenizin karar verilmesine yer olmadığına hükmü isabetli olacak tüm bu sayılan nedenlerle Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra geçici 11. madde uyarınca açılan davaların artık bu madde hükmüne göre kabul edilip sonuçlandırılması mümkün olmayacağını, dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine neden kalmadığından ötürü davanın konusuz kalması söz konusu olacağını, bu durumda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek kalmayacağını, tüm bunlar neticesinde mahkemenin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerek olacağından ötürü verilen kararın da bu neticede olup isabetli olmasından, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. madde kapsamında davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davanın hukuki sebebi ve konusu olan 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesinin Anayasa Mahkemesince iptali nedeni ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/10/2023 tarih ve 2022/1219 E - 2023/849  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2dc7ced85337b6f","SID":"c49d7a7e9b78be5f"}}